Başkanlığa giden her yol meşru!

Başkanlığa giden her yol meşru!
Makyavel, Erdoğan’a şapka çıkarırdı..!

SANSURSUZHABER.COM/ANALİZ - Bundan 2 ay kadar önce Aralık ayının ilk haftasında, “Öcalan’ın Eşbaşkanlığına doğru!” başlıklı bir analiz yazmıştım.
 
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘Valilerin seçimle gelmesi gerektiğini’ söylemesi, açlık grevlerinin ardından Öcalan’ın ‘barış meleği’ gibi lanse edilmesi ve ‘Büyükşehir Belediyeleri Yasası’ gibi icraatlarından yola çıkarak, tüm bunların Başkanlık sistemi için PKK/BDP çizgisinin desteğini alabilmek için yapıldığını ifade etmiştim.
 
Zira Oslo görüşmelerinde mutabakata varılan hususlar bunlardı. Birkaç gün önce Taraf Gazetesi’nde çıkan bir haberde de, İmralı görüşmelerinde de aynı hususlar ve daha fazlası üzerinde uzlaşma sağlandığı, bunun karşılığında PKK/BDP’nin de Başkanlık sistemini destekleyeceği belirtiliyordu.
  
“Öcalan’ın Eşbaşkanlığına doğru!” yazısını kaleme aldığımda bazı arkadaşlarım beni komploculukla suçladı. Yanlış anlaşılmasın, arkadaşlarım Erdoğan’ın PKK ile işbirliği yapmayacağını düşünmüyordu, siyaseten bunun intihar olacağını belirterek karşı çıktılar tespitlerime.  Ancak geride kalan 2 aylık sürede yaşananlar, beni haklı çıkardı. 12 Eylül referandumunda ve 12 Haziran seçimlerinde, CHP’yi ve internete sızdırılan ses kayıtlarını öne sürerek MHP’yi bile PKK ile ittifak yapmakla suçlayan Erdoğan, “Referandum BDP ile olabilir. Şimdi BDP ile anayasal değişiklik yapmaya sayımız yetmiyor. Ama geçen gün söyledim, referandum noktasında yani 330'u yakalamak adına anlaşabilirsek onlarla da müşterek adım atabiliriz" dedi.
 
Bugünlerde yasa dışı dinlemelerden yakınan Erdoğan, daha 1,5 yıl önce 1 Haziran 2011’de Diyarbakır mitinginde, "BDP'nin ilgililerinden bir tanesi açıklama yapıyor. Ses kayıtları bugün yarın yayınlanabilir. Ne diyor? 'Elazığ'da biz güçlü değiliz MHP'yi destekleyelim" demiş ve MHP’yi topa tutmuştu. Aynı Erdoğan, Abdullah Öcalan’la görüşüldüğü iddiası ile ilgili olarak da, “İmralı ile görüşen şerefsizdir” demişti. Şimdi takke düştü, kel göründü. Yasa dışı dinlemeleri yıllarca politik emelleri uğruna acımasızca kullanan Erdoğan, “Ben de dinleniyorum” diyerek ağlamaya, CHP ve MHP’yi PKK ile ittifak yapmakla suçlarken de İmralı’da Öcalan’la ‘müşterek’ Anayasa hazırlamaya başladı.
  
‘Sevgi pıtırcığı’ gibi göstermeye çalıştığı Öcalan’dan memnuniyetini her fırsatta ifade ediyor artık. Öcalan, Kürt sorununun muhatabı olarak isteklerini sıralıyor bunlar da AKP’nin Anayasası’nda muteber kabul edilerek yer buluyor. Ne karşılığında? Başkanlık karşılığında elbette… Ancak Erdoğan şunu unutmasın ki, AKP’nin Anayasası İmralı’da Öcalan’ın direktifleriyle hazırlanabilir ama Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasasının hazırlanacağı yer terörist başının odası değil, Kurtuluş Mücadelemizin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Türk Milleti asla “terörist başı”nın direktifleriyle hazırlanan bir Anayasaya onay vermez.
 
Buna dair en ufak hiç kimsenin şüphesi yok. Ancak Erdoğan’daki bu başkanlık hırsı ve gözü dönmüş bir padişahlık sevdası geleceği gören herkesin midesini bulandırıyor.   Diktatörlük öncesi son aşama olan Başkanlığı getirebilmek için yapmayacağı şey yok. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinden ve bütünlüğünden bile taviz verir bir noktaya geldi. Tavizleri şahsından ve partisinden olsa, ‘Ne hali varsa görsün’ der geçeriz ama olan ülkeye oluyor. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti bunları hak etmiyor. Ben eminim 12 Eylül referandumunda tüm uyarılara rağmen ‘Evet’ oyu verenler de Erdoğan’daki bu ‘tek adamlık’ hırsını fark edememişti. Erdoğan, amacına giden yolda yapamayacağı şey olmadığını ispat etti. Politikalarıyla Makyavel’i bile solladı. Ki Makyavel, Erdoğan’ı görseydi, onu saygıyla selamlar ve şapka çıkarırdı. Zira Makyavel bile bu kadarını düşünememiştir.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com