"Başkanlık sistemi Türkiye'nin bugünkü anayasasına uymuyor"

"Başkanlık sistemi Türkiye'nin bugünkü anayasasına uymuyor"
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Tansel Çölaşan, başkanlık sisteminin şu an Türkiye anayasasına uymadığını söyledi.

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Tansel Çölaşan, başkanlık sisteminin şu an Türkiye anayasasına uymadığını söyledi.
Bilecik'in Bozüyük ilçesinde ADD şubesinde basın açıklaması yapan Çölaşan, başkanlık sisteminin Türkiye'de uygulanması için federal devlet yapısının getirilmesi gerektiğini belirterek, 'Başkanlık sisteminde Amerika'daki örnek bunun aslıdır. Ama onun dışında Fransa'daki gibi yarı başkanlık var. Bir de Güney Amerika ülkelerindeki gibi diktatörlük var. Bunun da adı başkanlıktır. Bizim anayasamız üniter devlettir. Üniter devlette başkanlık sistemi, o üniter devlette anayasa sistemi zaten olamaz. Eğer
başkanlık sistemi getirilecekse, bizim anayasamızın üniter devlet yapısının değişip federal devlet anayasası yapılması lazımdır' dedi.
Çölaşan, Başkanlık teklifini gündeme getirenlere, 'Üniter devlette başkanlık sistemi olmayacağına göre, o zaman ülke federal bir devlet yapısına mı dönüştürülecek?' diye sormak gerektiğini söyledi.
'Demek ki mutlaka federal devlete dönüşeceğiz' diye konuşmasını sürdüren Çölaşan, sözlerine şöyle devam etti: 'Bu da üniter devlet yapımızı kaybedeceğimizi gösteriyor. Başka türlü başkanlık sistemi olamaz. Başkanlık sistemi bugünkü yapıyla yapılacaksa, derme çatma başkanlık sistemi de yanlış olur. Çünkü başkanlık sisteminde yetki başkanın elinde oluyor, ama Amerika'da bunun karşısında çok güçlü bir kongre var. O kongredeki milletvekilleri bizdeki gibi siyasi parti liderlerinin ağzından çıkan lafla seçilmiyor. Onlar dar bölge seçim sistemi ile seçiliyor. Her bölgedeki kişi, seçtiği adama 'Ahmet', 'Mehmet' diyebiliyor. O kişiler tamamen bağımsız, seçildikleri kişinin temsilcisi, o bölgenin temsilcisi oluyor.'
Bu kişilerin Başkana hiçbir şekilde bağlı olmadığını belirten Çölaşan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Aynı parti söz konusu değil, başkan ayrı seçiliyor. Başka siyasi partilerden seçiliyor. Dolayısıyla da başkanın her hareketini, her işini çok iyi denetleyebilecek bir mekanizma var. Amerikan sistemini kurarlarsa, o zaman federal devlet yapısını yapıp hiç başkanla ilgili olmayan, dar bölge seçim sistemini getirip, bambaşka bir sistem kurmaları lazım. Yani tamamen yapı değişmelidir. Bağımsız bir kongre olmalıdır.
Bağımsız kongrenin başkanın üzerinde çok ağır bir denetim yetkisi vardır. Eğer böyle bir sistem yapacaklarsa, tamamen Türkiye'nin anayasal yapısı değişir. Üniter devlet yapısı değişir. Böyle bir sistemin denetlenmesi de Amerika gibi olursa, bir başkanlık sisteminin olabileceği söylenebilir. Ama Türkiye'nin bugünkü anayasa yapısına uymuyor. Diğer mekanizmalar buna göre değiştirilmediği takdirde, bu sadece diktatörlük doğurur.
Bugün zaten her türü yetkiye sahip parti lideri durumundaki kişi, ağzından çıkan her söz kanun olan bir yapıda. Bir de cumhurbaşkanlığı yetkilerini alırsa ne olur o kişi? Her işe tek başına karar veren tek kişi olur. Ona da Güney Amerika modelinde diktatörlük deniyor. O da başkanlık sistemi, ama diktadır.'
Çölaşan, başkanlık sistemine geçildiğinde Ergenekon, Balyoz olaylarından daha fazlasını yaşayacağımızı iddia ederek, 'Onlar demokrasi bitince ortaya çıkan şeylerdir. Siz başkanlık sistemine geçip diktatörlüğe geçtiğinizde bunların daha çoğunu yaşayacağız' dedi.
YGS'deki şifre tartışmalarını da değerlendiren Çölaşan, şunları söyledi: 'YGS'de uygulanan sistem için güvenli diyorlar ama tamamen üç kağıdın çok rahat bir şekilde yapılabileceği bir sitemdir. Çünkü birilerinin eline şifre veriyorsun, sen git kendi kitabını al diyorsun. O kitaplara da çok özel şifreler hazırlıyorsun. Belki de o özel şifreleri onlar için yapmış olabilirsin. Bunlar yapıldığı takdirde çok rahat böyle sonuçlar çıkar.'

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com