"Başkanlık sistemi yapay gündem"

"Başkanlık sistemi yapay gündem"
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu CHP Grup Toplantısı'ndan konuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları:

İnsanlar hak, özgürlük, sosyal devlet istiyor. Tıpkı bizim istediğimiz gibi. Bu taleplere açık olan tek parti var. O da CHP'dir.

Hollande 17 yıl sonra Cumhurbaşkanı olarak Fransa'da lider olsu. Tam 17 yıl sonra. Kendisini yürekten kutluyorum. Fransa'yı önemsiyoruz.

Türkiye'nin AB'ye girişinde öncülüğü Fransa yapacaktır.

Dünya değişiyor, Türkiye değişiyor. Yeni bir süreç yakaladık.

Demokrasi mi istiyorsunuz? Çatı CHP'dir. Özgürlük mü istiyorsunuz? Çatı CHP'dir. Onurlu bir Türkiye için, daha sağlıklı, kararlı ve tutarlı bir yönetim için çatı CHP'dir. Kimse başka bir şey aramasın.

CHP devriminde adresi olacaktır.

Özgürce yaşamak, özgürce haber yapmak isteyenlerin de çatısı CHP'dir. Bu çatı Yunusların, Mevlana'nın çatısıdır. 

Çocuklarınız sütten zehirlenince hesap mı sormak istiyorsunuz. Çatınız CHP'dir. 

Artık değişimin üstünce hiçbir güç duramaz. 


"KORSAN TAKSİ SORUNUNUN TAKİPÇİSİYİZ"

Korsan taksi sorununun taqkipçisiyiz. Bunun yasasını çok daha sağlıklı şekilde çıkartacağız. Vekil arkadaşlarıma soruyorum. AKP bir kanun teklifi getirdi mi? Taksici esnafima sesleniyorum. Hükümete güvenmekten vazgeçin. Size yalan söyleyen bir politikacıya güvenmekten vazgeçin.

Yolsuzluktan beslenen bir parti vatandaşın sorunuyla ilglilenemez. Bu memleketin şoförü de imamı da öğretmeni de bunu bilsin. Yolsuzluklar partisi sorunlara çözüm üretemez. Kendisi sorundur zaten.

Esnafa şimdi de söz veriyorum. İktidara gelince İstanbul'da korsa taksici kalmayacak.

SİYASİ AHLAK SORUNU

Bir ülke de siyasi ahlak olmalı ki muhalefetin fikirlerine kulak kabartsınlar.  Sİyasi ahlakın olduğu bir yerde darbe yasalarının arkasına kimse saklanmaz. Eğer siz verdiğiniz sözün arkasında durmuyor ve sonradan çark ediyorsanız, orada siyasi ahlak yok demektir.

DARBE HUKUKU VURGUSU

Gelin darbelerin getirdiği yasaları demokratik anlayışla hep beraber değiştirelim. şayet bir ülkede darbecilerin yaptığı yasalar darbelerden sonra da yürürlükte ise, darbeciler hala işbaşında demektir.

30 yıl boyunca bu yasalara uymak, en az darbeciler kadar Hükümetin de sorumluluğu altındadır. Halka karşı sorumludurlar.

Darbe hukukunu neden temizlemiyorsunuz? Totaliter darbenin getirdiği hukuk kirliliğini ortadan kaldırmak siyasi partilerin görevi değil mi?

Hem darbeye karşısın hem hukuk kirliliğini ortadan kaldırmıyorsun.

Bu topraklar uygarlıkların beşiğidir. Bizim bütün dünyaya insan hakları dersi vermemiz gerekir. Gelin gerçek bir demokrasi ülkesi olalım, herkese örnek olalım.

Demokrasi oyunu oynamaktan vazgeçelim ve kuşaklar gerçek demokrasinin tadına varsın, kimse onları gömlek demokrasiyle kandırmasın. Gelin değiştirelim.

Darbe hukukunu değiştirmeye yanaşmayanlar o suçun ortaklarıdır.

Darbe yasaları namuslku topluma karşı yöneltilen bir silah gibidir. O silahı eskiden darbeciler elinde tutuyordu. Şimdi ise o silahı AKP elinde tutuyor.

Baskıyı ve zulmü iktidarlarının güvencesi olarak istiyorlar.

YÖK'ü kaldıralım. Niyetleri var mı, hayır yok. Seçim kanunu değiştirelim. Niyetleri var mı, hayır yok... Çünkü darbe hukukundan besleniyorlar.


Darbecilerle AKP arasında hiçbir fark yok.

92 gazetecinin hapiste olması o ülke demokrasisi için yüz karasıdır.

Bunların maskelerini indirmek boynumun borcudur.

Eskiden tehlikeli olanları MGK belirlerdi. Şimdi de Hükümet belirliyor.


Demokrasi diyorsak, o demokrasi içinde her kişi ve kurumun eleştiriye tahammülü olması gerekir.

İsterse Genelkurmay Başkanı olsun. Kim olursan ol, bildiriyi yayınlarsan, cevabını alırsın.

Eleştiriye tahammül edeceksin. Edemiyorsan o koltuğu bırakırsın.

Genelkurmay'ın bildiri yayınlamasından daha vahimi, Hükümetin onlara destek vermesidir.

Burası Petagonya değil, herkes demokrasi çerçevesinde yerini bilip, ona göre görevini yapacak.


BAKANLIĞIN SÜT PROJESİ

Süt dağıtmayı beceremeyen bir iktidar, nasıl olur da 75 milyonluk ülkeyi yönetebilir?

Okullara süt dağıtıyor, bunun pastörize olmadığını bilmiyor. Böyle bir insan nasıl ülkeyi yönetebilir?

İzmir'de çocuklara dünyanın en kaliteli sütünü dağıtan belediye başkanımız 400 yıl hapisle yargılanıyor.

Sütten anlamayan Hükümet, intikamdan, yolsuzluktan, kinden nefretten çok iyi anlar. Depremzedelere yardımı beceremezler, ama yolsuzluğa gelince kimse ellerine su dökemez.

Onlar dünyalıklarını düşünür, biz çocuklarımızı düşünür, hizmet ederiz. Aramızdaki fark bu.

Ben CHP iktidarında bütün okullarda süt dağıtılacağını söylemiştim. O zamanlar AKP yalakaları eleştirmişlerdi. Vah efendim eski kafalı sol bir işmiş bu.

Hayatımda bu kadar beceriksiz bir iktidar görmedim. 

Sen okullara süt dağıtıyorsun o sütlerin pastörize olmadığını bilmiyorsun. Ve bu insan Türkiye’yi yönettiriliyor.

Bizim İzmir Büyükşehir Belediyemiz tam yedi yıldır okullara pastörize süt dağıtıyor. Pastörize ile UHT arasında büyük fark var. Pastörize süt çocuklara çok daha yararlı.

Pastörize sütü 37 kuruşa alıyor bizim belediye bunlar 55 kuruşa alıyor. Ben diyorum ya hortumcu bunlar. 37 kuruş mu büyük 55 kuruş büyük. Belediye bunu direkt üreticiden alıyor. BM bu kooperatifi dünyanın en iyi kırsal kalkınma projesi olarak onaylıyor.

Ayrıca Dünya Gıda Örgütü bu kooperatifin sütünü dünyanın en kaliteli sütü ilan ediyor.

Demek ki kul hakkı yemeyen siyasetçiler işte böyle davranırlar.

Şimdi bu belediye başkanımız 400 yıl hapisle yargılanıyor. İnsanda biraz vicdan olur.

Her bakan da farklı bir şey söylüyor. Ok efendim çocuklar hassasmış da ondan oluyormuş İzmir’de neden olmuyor peki…

Başkanlık sistemi ile yapay gündem yaratılıyor.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com