BDP ile ABD aynı fikirde!

BDP ile ABD aynı fikirde!
'Federasyon' için ilk resmi provalar!
Gündemin büyük bir hızla değiştiği Türkiye’de çok çarpıcı gelişmeler yaşanıyor. Bağımsız vekilden öte hiçbir sıfatı olmayan Ahmet Türk Erdoğan’la birlikte ‘ABD temasları’ başlatırken, çift başlılık görüntüsü çift dil imajlı davetiyeyle pekişti!..
 
PKK açılımı projesinin sahibi ABD’nin, Başbakan Tayyip Erdoğan’la birlikte bağımsız vekilden başka hiçbir özelliği olmayan Ahmet Türk ve BDP Van Milletvekili Nazmi Gür’ü ağırlaması, “adı konulmamış federasyon” ve adım adım “iki başlı” yönetime gidiş olarak yorumlandı. 2009’da Türkiye’yi ziyaret eden Obama ile Ahmet Türk başbaşa görüşmüş, BDP 2010’da da Washinton’da temsilcilik açmıştı.
 
Güvence istiyoruz
 
ABD’de gazetecilere açıklama yapan Türk, yeni anayasada Türklük ifadesinin bulunmasına herhangi bir itirazları olmadığını, ancak farklı kimliklerin de güvence altına alınmasını istediklerini söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda, Müsteşar Yardımcı Vekili Eric Rubin, ABD Dışişleri Bakanlığı ve Beyaz Saray yetkilileriyle bir araya geldiklerini anlatan Türk, ABD’lilerin Türkiye’deki çözüm sürecini desteklediklerini söyledi. Sorunun çözümü için dışarıdan herhangi bir müdahale istemediklerini vurgulayan Türk, ABD’nin, Türkiye’ye çözüm sürecinde destek vermesini arzuladıklarını söyledi. Ahmet Türk, “Anayasada Türk, Kürt, Laz, Çerkez yazılsın gibi ihtiyaç da duymuyoruz. İşte efendim ‘Türklük gidecek’ deniliyor, isterseniz anayasanın bütün sayfalarına Türklük yazsın, bizim itirazımız yok ama biz, farklı kültürlerin, kimliklerin de güvence altına alınması, inkar edilmemesi, hakkının olduğunun kabulü gerekir diyoruz. Yoksa bizim Türklükle, Türk halkıyla sorunumuz yoktur” diye konuştu.
 
Başbakan’a mesaj!
 
Ahmet Türk’ün ABD’ye yaptığı ziyaret yorumlayan emekli Büyükelçi İnal Batu, ziyarette alışılmış kuralların dışında bir durum olduğunu belirterek, “Bir başbakan var en üst düzeyde görüşmeler yapıyor. Aynı anda bağımsız bir milletvekili geliyor kendi görüşlerini anlatıyor. Bu hatanın sorumlusu ABD’dir. ‘Başbakan ayrılsın sen sonra gel’demeleri gerekirdi. Ahmet Türk’e üst düzey ilgi gösterdikleri belli. Bu Başbakan’a mesajdır. ‘Sen buradayken ben başka bir kaynaktan da bilgi alıyorum’ mesajını vermiş olmaları herhalde Başbakan için hoş bir durum değil. Türk’ü Amerika çağırmış olamaz. Eğer böyleyse daha vahim. Başbakan Amerikaka’yken üst düzey muhataplar bulmuştur. Demek ki Amerika barış sürecinde BDP-AKP cephesine yakın durmuştur” dedi.
 
Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, 2009’da Türkiye’yi ziyaret eden Obama ile baş başa görüşüp, Kürt sorununda bugüne kadar savunduğu görüşleri içeren dosya sunmuştu.
 
BDP Washington’da temsilcilik açmıştı
 
BDP, 2010’da ABD’nin başkenti Washinton’da temsilcilik açmıştı. BDP temsilciliğinin resmi açılışı, Washington’daki Holiday Inn otelinde, BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna ve kapatılan DTP’nin Genel Başkanı ve Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk’ün katıldığı bir resepsiyonla yapılmıştı. ABD ve Kanada’daki farklı Kürt gruplarının temsilcilerinin de katıldığı resepsiyonda konuşan Demirtaş, “Bugün burada BDP olarak, siz değerli dostlarımızla birlikte, ülkemizin demokrasisine ve barışına hayırlı olacağına inandığımız bir açılışı gerçekleştiriyoruz” demişti. Parti olarak dünyanın bir çok yerindeki gelişmeleri yakından takip etmek istediklerini ve politikalarını oluştururken, kendi temsilcileri aracılığıyla bütün dünyayı da izlemek istediklerini kaydeden Demirtaş, “Brüksel’den sonra şimdi Washington’da da temsilcilik açarak dünyayı yakından takip etme şansını elde etmiş olduklarını” belirtti.
 
“Teröristleri muhatap almamızı istiyorlar” 
 
Ahmet Türk’ün ABD ziyaretini yorumlayan emekli Büyükelçi Onur Öymen, “Görünen o ki ABD PKK ile müzakere sürecini, İmralı’da yapılan müzakereleri destekliyor. Esas eleştirilecek nokta burası. Çünkü ABD ’teröristlerle müzakere etmeyiz’diyor ama bize etmemizi öneriyor” dedi. Öymen, şöyle konuştu: “Ahmet Türk muhtemelen ABD’lilere isteklerini söylemek için gitti. PKK ile görüşmeler, Oslo süreci dışarıdan kurgulanmıştır. Anayasa değişikliği de bu sürecin parçasıdır. ABD belli ki BDP’nin sözcüsü dediğimiz insanlarla görüşerek hem onların görüşünü alıyor hem de telkinlerde bulunuyor. Sonra Türkiye ile yaptığı görüşmelerde bunlardan esinlenerek Türkiye’yi etkilemeye çalışıyor. Bu oyunu görmemiz lazım.” 
 
Devlet de Kürtçeyi resmi dil yaptı!
 
Başbakanlık, Kültür Bakanlığı, Van Valiliği ile Bahçesaray Kaymakamlığı ve belediyesi el ele verip Kürtçeyi “devlet dili” haline getirdiler. 15-16 Haziran tarihlerinde Van’ın Bahçesaray ilçesinde 17. yüzyılda yaşamış şair ve din adamı Faki Teyran adına düzenlenecek Kültür Festivali’nde bir “ilk” yaşanacak. Van Valisi Münir Karaloğlu imzasıyla bastırılan davetiyeye göre festivali, Başbakanlık Tanıtım Fonu, Kültür Bakanlığı, Van Valiliği ile Bahçesaray Kaymakamlığı ve belediyesi ortaklaşa düzenliyor. Ancak, davetiyede Faki Teyran’ın adı “FEQİYÊ TEYRAN” olarak “Q” harfi kullanılmak suretiyle Kürtçe yazılmış. Oysa anayasa ve kanunlara göre devletin resmi evraklarında Türk alfabesinde olmayan harfler kullanılamıyor. MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AKP ve PKK işbirliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinin üniter yapıdan ayrılarak başka bir siyasi yapı kurulmak istendiğini savundu. 
 
 Hapis cezası var
 
Akçay, “Kürtçeyi resmi dil yapmaya çalışıyorlar. Uygulamalar bu amaca giden yolun yapı taşları. Bunu söylüyoruz ancak iktidar görmüyor, bildiğini de yapmaya devam ediyor. Türkiye’yi yönetenler bunu görmemekte direniyorlar, onlar görmedikçe bu uygulamaların da sonu gelmiyor” dedi. Anayasa’nın 3. maddesine göre, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe’dir.”  “Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun” ise devlet kurumlarının herhangi bir evrakında Türkçe’de olmayan harflerin kullanılmasını yasaklamış. Buna göre, kamu kurumlarında, özel şirket ve kuruluşlarda “Türk harfleriyle yazılmış olan yazıların kabulü ve muameleye konulması mecburidir.” Kanun’un 4. Maddesi, “Türkçe hususi veya resmi levha, tabela, ilan, reklam ve sinema yazıları ile gayrı mevkut gazete, risale ve mecmuaların Türk harfleriyle basılması ve yazılması mecburidir” hükmünü taşıyor. TCK’nın 222. maddesine göre, “Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun’un koyduğu yasaklara veya yükümlülüklere aykırı hareket edenlere 2 aydan 6 aya kadar hapis cezası verilir.”  (BCK)
Etiketler:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com