Beni Beğenmekte Haklılarmış!

Beni Beğenmekte Haklılarmış!
Ayşegül Aldinç, 10 yıllık suskunluğunu muhteşem fotoğraflar ve iki şarkılık mini albümü ile bozdu..

Şöyle bir tespitim var, gerçekten güzel olan kadınlar asla güzel olduklarından emin olamıyorlar, ne kadar tuhaf! Gerçek güzellik muhtemelen mütevazı olmayı beraberinde getirdiği için; Ayşegül Aldinç de bir bebek kırılganlığında iltifatları yüzü kızarak kabul ediyor.
Kalbini kazanmak da çok kolay onu kaybetmek de; kırılganlığını saklamak adına etrafına ördüğü duvarların şeffaflığı aklınızı karıştırabilir...
10 yılın ardından, en mükemmel haliyle ortaya çıkmak için bir sporcu gibi çalışmış, emin olduğunda da stüdyoya girmiş. Önce sade ama son derece baştan çıkarıcı fotoğraflarıyla hatırlattı kendini, sonra da Sezen Aksu imzalı sözlere hayat verdiği şarkılarıyla... 2 şarkılık albümün adı 'O Kız', Ayşegül Aldinç hala bildiğimiz o tatlı, nazik, deli dolu, komik, çılgın kız...
 - Sizi yeniden aramızda görmek ne güzel, nerelerdeydiniz?
Ben de çok mutluyum, 2 şarkılık bir single ile merhaba dedik; bakalım... Aslında albüm yaptım ama çıkaramadım, 10 şarkı hazırdı. Fakat içime sinmediği için beklemeye devam edecektim. Sonra Sezen baktı ki çok üzülüyorum, bana 'O Kız'ı yarattı. Albüm için hazırladığımız 'Ağla' ile birleştirip single olarak çıkartmaya karar verdim.
 - Çok uzun sürmedi mi hazırlık döneminiz, bilerek camiadan uzak durduğunuz söyleniyordu?
Üstelik bir dönem kendimden pek mutlu değildim ve o sırada ortalarda olmak istemedim. Baktım ki olacak gibi değil, derhal kendimi ele aldım. Hazır hissettiğim an hızlandım. Aralıkta bir single daha çıkartmayı düşünüyorum.

ALBÜM YAPACAĞIM DUYULUNCA ŞARKI YAĞMAYA BAŞLADI
- O kadar zaman girince araya beklenti de yükseldi!
Sanırım yüzlerce şarkı dinledim. Albüm yapacağım duyulunca herkesten şarkı yağmaya başladı. Önceden söylediklerime yakın şarkılar getirdiler. Daha farklı olanların peşine düştüm.
- Hayatınızı yaşarken neler yaptınız?
Dengesiz besleniyordum ama baktım hayat böyle gitmeyecek. Aynadaki halimi beğenmemeye başlayınca değişikliklere başladım. Az yağlı yiyor ve sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Belli bir tempoya girince vücutla da barışıyorsun. Makarna yersem mesela ertesi gün çok dikkat ediyorum.
 - Özel diyetler, özel formüller var mıydı sizi zayıflatan?
Özel ve farklı şeyler söyleyemeyeceğim. Benim kendime göre formüllerim yok, zayıflamak için yapılması gereken belli şeyler var. Spor da yaparsan inceliyorsun.
 - Antrenörle mi çalışıyorsunuz?
Manyak rejimlere, sihirli detokslara, kişisel antrenörlere inanmıyorum. Bana kızacaklar bu düşüncemden ötürü. Su içmeyi hiç sevmedim ama sonra evin her yerine küçük şişeler koydum, hatırlıyorum böylece ve sürekli içiyorum.
 - Kaç kilo almıştınız ki bu kadar saklandınız?
Tam 7 kilo. Ama bende bu yedi kilo çok fazla görünüyor. Spor yapmadığım için kollarım kalınlaşmıştı, popom büyümüştü.
 - Eski fotoğraflarınıza baktım buraya gelmeden, siz neymişsiniz öyle?
Ben o zamanlarda kendimi hiç beğenmezdim ama eski fotoğraflara şimdi bakınca 'Beni beğenmekte haklılarmış' diyorum. 80'li yıllarda yapılan bir röportajımı dinledim geçen gün, sesim nasıl ürkek, nasıl konuşamıyorum; görsen acınacak haldeyim. Sonradan bir güven geldi bana, tam da geldi sayılmaz ya!
 - O dönemde bütün ülke sizin için yanıp tutuşuyor oysa?
Ben hiçbir zaman beni neden bu kadar beğendiklerini anlamadım.
 - Kandırdık sizi yıllarca 'güzelsin' diye!
Bak buna inanırım (gülüyoruz). İltifat duyunca utanırım ben, inanamam.

ANNEM NE DESE YAPTIM
 - Çocukken de güzel miydiniz?
Hiç farkında değildim, annem beni güzel kızım diyerek büyütmedi.
 - Annenizle ilişkileriniz nasıldı, sizin her zaman ülkenin en seksi kadını seçilmeniz onu kızdırdı mı?
Annem ne dese yaptım ben, anneci bir insanım. Güzel sanatlardan sonra memur olmamı istedi, tam 6 yıl Yıldız Porselen'de desinatörlük yaptım. Babam hayattayken öpüşmeli sahnelerde oynamadım, oynasam eğer babamdan hep saklandı. Anne figürü hayatımda çok önemli, en büyük korkum aynı zamanda.
 - Annenizden mi korkuyorsunuz anneniz gibi olmaktan mı?
Onun olmadığı zamanı düşünmek bile istemiyorum.
 - Neden çocuk istemediniz, ilerde doğurmadım diye pişman olur musunuz acaba?
Belki ben hep çocuk kalmak istedim. Pişman olacağımı sanmıyorum

GÜZEL DEDİNİZ BÖYLE OLDUM!
 - Televizyonla aranız nasıl?
Alternatif programlar olmalı, dizilerden sıkılıyorum. Belki de çok uzunlar.
 - Size gelmişlerdir ama çeşitli tekliflerle?
Doğru geldiler, benim kendimden memnun olmadığım dönemlerde - Oynamadığınız için 'ah keşke kaçırmasaydım' dediğiniz dizi oldu mu?
- Ne zaman şarkıcı olmaya karar vermiştiniz?
81'de Eurovision'la tanıdılar beni. 88'de ilk albümüm çıktı, geç başladım şarkı söylemeye. Çocuk yaşta değildim yani bu işlere girdiğimde.
 - Fotoğraflarınızın Photoshop'lu olduğu iddia edildi, sizi inceltmişler, germişler!
Vesikalık resimde bile Photoshop yapılıyor artık. Manda gibiysen, incecik yaparlarsa bilemem. Bak nasıl görünüyorum, sen söyle!
 - Şahanesiniz, doğruya doğru.
Estağfurullah demek marifettir, iyi olmak da iyi değildir bizim kültürde, nasılsın diye sorulunca 'Eh' denir. Ben de hiçbir zaman 'Evet güzelim' diyemedim. Güzel olmak da ayıptır bu bağlamda.
 - Neler yapacaksınız single ile beraber?
Kelebek gibi uçacak arı gibi sokacağım, sıkılacaksınız benden!
 - Yoksa büyük bir aşk mı yaşadınız?
Yok, ayol ne aşkı? Aşk yaşayıp kapanacak göz var mı bende? Kendimi iyi hissedene kadar ortada olmak istemedim.
 - Kadınlar neden kafayı güzellikle bozdu?
Bütün dünya kafayı güzelliğe taktı sadece biz değil. Marifet iltifata tabi sanırım ve ne yazık ki. Yaşlandıkça ve şişmanladıkça yoksun... Allah'tan zeka ve duyarlılığımız var, şu ara pek itibar edilmeyen özelliklerimiz var ki mahcup olmuyoruz. Kadınlar kendilerine karşı çok acımasızlar, sen de kendine haksızlık ediyorsun yazılarında, şişmanladım diyorsun! Oysa bak ne kadar güzelsin.
 - Ayşegül Aldinç iltifat edince havaya giriyor insan, kadınlar birbirlerine pek iltifat etmezler. Kadınlar nasıl yanaştı size?
Ne güzel soru. Kadınlar, kendileri ile barışık olanlar ve olmayanlar ile iyi ve kötü niyetli olanlar diye ikiye ayrılır. Bakkala giderken bile saç baş bir tarafta gitmem. Ama 'O kadar da güzel değilmiş' diyenler de oldu tabii. Acıtmak için. Kadın kadının kurdudur bilirsin.

HADİ DESENİZ SAATLERCE KONSER VEREBİLİRİM
 - Önce güzelliğiniz konuşuldu, bu durum zorunuza gitti mi?
Bu hep böyle oldu, buna alışkınım. Kalan nedir ona bakmalı? Bu furya geçince işler konuşulmaya başlanıyor.
 - Oyunculuğu sevmiş miydiniz?
Ben kendimi oynayarak keşfettim. Kamerayı seven, peliküle duyguyu doğru geçiren bir yüzüm olduğu söylenir hep.
 - Pişmanlıklar, 'ah keşke'ler çok oldu mu?
Salakça bir şey pişman olmak. Oldun diyelim ne fayda? Pişmanlıklar üzüntülü anlar demetidir, pek sık karşılaşmak, onlarla yüzleşmek istemeyiz. Yaşam koçları gibi konuştum değil mi? (gülüyoruz)
 - Yaşam koçuna gitmek istediniz mi hiç?
Bana gelsinler... Dinlerim etrafımdakileri, onlara akıl veririm, akıl da alırım. Kendimi de acımasızca eleştiririm, onları da. Bir artisti babalamaktan kolay ve şehvetli bir şey olamaz. Sen de babalanırsın, çok tehlikeli şeyler bunlar.

BEN DE ALDATILDIM
- Aşk acısı çektiniz mi?
Çekmeyen var mı? Çekip itiraf etmeyenler gırla...
- Hayatta her istediğinize kavuştunuz mu?
Çocukluğumdan beri ne hayal ettiysem oldu ama öyle ama böyle. Kuantum dedikleri doğru mu ne?
- Aldatıldınız mı, güzel kadınlar aldatılmaz derler!
Bilakis güzel kadınlar itina ile aldatılır. Aldatıldım tabii ki.
- Aldatıldığınızı hissedince ne yaptınız?
Anında ikiledim.
- İnsanlara sonsuz güven duyar mısınız?
Tabii ki hayır. Ama paranoyalardan azade yaşamayı tercih etmek daha konforlu yaşamanı sağlıyor.
- Aşkta şiddet var mıdır?
Varsa da ben bilmem. Şiddetli aşkı tercih ederim.
- Sizin evli, boşanmış, hiç evlenmemiş, asla evlenmeyecek, iki kez evlenmiş olduğunuzla ilgili çeşitli söylentiler var; işin aslı nedir acaba?
Yıllar önce evlenip boşandım. Tanışma, nişan, evlik toplam 6 ay sürdü. Pek başarılı bir süreç olmamış anlayacağın. Gerisi palavra, sonra yeniden evlenmek gibi bir arzum olmadı.
- Hangi erkek ilginizi çeker, sizi etkilemek için ne yapmalılar?
İlkeli olmalı, sorumluluk sahibi olmalı, dürüst, sevgili, mizah duygusu güçlü olmalı. Ama böyle siparişlerle bir yere varılır mı onu da sen söyle.

SEVDİĞİM İNSANLARI ÜZENLERE ÇOK KIZIYORUM
- Albümü anlatsanıza?
İki şarkı var single'da. Aranjör olarak Ozan Çolakoğlu, Mithat Can Özer ve Mustafa Ceceli ile çalıştım. Suat Ateşdağlı remiksleri yaptı, Emel prodüktörüm oldu. Sezen'in stüdyosu ve DB Müzik'te yapıldı. İki şarkı iki ayrı stüdyoda yapıldı. 'Ağla' bir süre önce hazırladığım bir şarkıydı zaten, ikisi de Sezen imzalı olsun istedim. Şarkıyı dinleyenler 'Bu bizi anlatıyor' diyerek ağlıyor.
- Sezen'i nasıl tarif edersiniz, birileri neden onu durmadan eleştiriyor?
Sezen çok özel ve önemli benim için, benim Sezenim o. Sezen olmanın bedelini de ağır ödüyor diye düşünüyorum. Birileri incitmekten haz alıyor. Sevdiğim insanları üzenlere çok kızıyorum. Eleştirirken çok acımasız olabiliyorlar ama o Sezenliğinden bir şey kaybetmiyor.
- (Bir yandan da şarkıyı dinliyoruz) Şarkıları nasıl yumuşak ve ne kadar güzel, bağırmadan söylemişsiniz?
Annem hep 'Bağırmadan söyle kızım derdi' (gülüyoruz)...

Elif Aktuğ-Akşam

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com