Beni onlar kurtardı!

Beni onlar kurtardı!
Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi’yi hakkında açılan davadan bakın kimler kurtarmış.

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, kısa bir süre önce vefat eden Prof. Dr. Toktamış Ateş ve katledilen Ahmet Taner Kışlalı'nın sayesinde, kendisine açılmak istenilen bir davadan kurtulduğunu köşesinde yazdı.
İşte "Merhum Toktamış Ateş" başlığıyla Mehmet Şevket Eygi'nin Milli Gazete'de kaleme aldığı o yazısı:
"Rahatsızlığım dolayısıyla Profesör Toktamış Ateş'in cenaze namazına gidemedim. Kendisi Kemalist idi ama Müslüman olduğunu da cesaretle söylerdi. Bu yüzden din düşmanı, ateist, agresif Kemalistlerin dışladığı aforoz ettiği bir kimseydi.

28 ŞUBATIN TERÖR HAVASI İÇİNDE...

Kendisinden bir de iyilik görmüşümdür. Anlatayım: 28 Şubat terör havası içinde İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü'nün tertiplediği bir açık oturuma davet edilmiştim. Davet eden şu meşhur Alemdaroğlu. Yardımcısı Prof. Nur Sertel telefon açmış, gelir misiniz diye sormuş, ben de memnuniyetle katılırım demiştim. Konu: "Atatürk ve Demokrasi". Belli gün ve saatte konferansın verileceği Fen Fakültesi'ndeki salona gittim, biraz sonra etrafında avenesi olduğu halde Alemdaroğlu geldi. Herkesin elini sıktı, benim elimi sıkmadı...
Neyse uzun masaya geçtik... Diğer konuşmacılar Prof. Toktamış Ateş, Prof. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Asaf Savaş Akat... Bendeniz konuşurken Alemdaroğlu ve avenesi yersiz ve lüzumsuz çıkışlar yapmaya, laf atmaya başladılar. Onlara "Konumuz demokrasidir, lütfen tahammül ediniz, sükûnet içinde dinleyiniz..." mealinde bir laf söyledim.

HAKKIMDA ATATÜRK'E HAKARET DAVASI AÇILDI

Ertesi gün Hürriyet Gazetesi'nde "Eygi'nin Kızdıran Sözleri" başlıklı bir haber yayınlandı... Birkaç gün sonra da savcılıktan, Atatürk'e hakaretten hakkımda takibat açıldığı bildirildi.

Devir 28 Şubat devri... Vesayetçi rejim göz açtırmıyor... İster misiniz Atatürk'e hakaret etti diye beni yargılayıp içeri atsınlar.
Toktamış Hoca'yı Kapalıçarşı'da bir lokantada gördüm, durumu anlattım, "Sen hiç merak etme, açık oturumda Atatürk'e hakaret edilmemiştir, ben senin lehine şehadet ederim" dedi.

Ahmet Taner Kışlalı Ankara'daymış, ona telefon ettim, o da Atatürk'e hakaret iddiasının iftira olduğunu, lehimde şehadet edeceğini söyledi.
Asaf Savaş Akat Bey telefonla kendisine müracaat ettiğimde "Bu, Alemdaroğlu'nun işidir, siz merak etmeyin, lehinizde şehadet ederim" dedi.

TOZ DUMAN İÇİNDE PAÇAMI KURTARABİLDİM

Dosyanın verildiği savcı bey gerçek ve adil bir hukukçuymuş, konuşmaları teypten deşifre ettirip incelemiş, isnat edilen suçun işlenmediği kanaatine varmış ve adem-i takibat kararı vermişti. Böylece 28 Şubat vesayetçi terörün tozu dumanı içinde paçamı kurtarabilmiştim.

Hakkımda doğru şahitlik yapan üç profesöre teşekkür ediyorum. Ahmet Taner Kışlalı bir suikasta kurban gitti, Toktamış Ateş birkaç gün önce vefat etti, kendisine, ben Müslümanım dediği ve bunda direttiği için Cenab-ı Hakk'tan rahmet diliyorum.

Profesör T. Ateş Kemalist olmasına rağmen Abdurrahman Dilipak gibi Müslüman bir yazarla işbirliği yapacak kadar toleranslı ve geniş ufuklu bir şahsiyetti. Keşke bütün Kemalistler onun gibi olabilseler.
Ailesine taziyetlerimi arz ederim." (SAK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com