Beyaz'dan Öcümü Çok Pis Alacağım!

Beyaz'dan Öcümü Çok Pis Alacağım!
Funda Arar, İki yıllık suskunluğun ardından sevenlerini 'Aşkın Masum Çocukları' isimli albümüyle selamladı.

Sanatçı, duygusal şarkıların ağırlıkta olduğu albümde hem yorumculuğunu hem de müzikalitesini bir basamak daha yukarı taşıyor.

Albümünde iki yeni Aysel Gürel şarkısına ve Cem Karaca'nın bestelediği bir Nazım Hikmet şiirine de yer veren sanatçı arşivlik bir esere imza atmış.

Bir önceki albümünüzde bu son albümüm olabilir demiştiniz. Şartlar hangi anlamda değişti? Risk mi aldınız?

Aslında şu sıralar albüm yapmak büyük risk. Önceki albümüm daha piyasaya çıkmadan şarkılar internete düşmüştü. Bu yüzden çok büyük hayal kırıklığı yaşamıştık. İki yıla yakın bir süre geçti. Ürettiklerimizin bir şekilde dinleyiciye ulaşması gerek. Aslında single yapmak bana daha mantıklı geliyor. Çünkü bu albümde 12 şarkı var. Hepsine ayrı zaman ve emek harcanıyor. İnternet sayesinde çok kısa zamanda paylaşılıp tüketiliyor. Bazen bu kadar çalışmamıza değdi mi diye düşünüyorum. Ancak bize ve işimize değer veren insanlar olduğunu düşünüp değdi diyorum.

'Aşkın Masum Çocukları' hem müzikal anlamda hem de yorum olarak diğer albümlerinizden bir adım daha üstte. Siz bu albümünüzü diğer albümlerinize bakarak nerede görüyorsunuz?

Bir müzisyenin bir önceki albümünün üstüne çıkabilmesi kolay bir şey değil. Ama o ivmenin bizim her albümde daha yukarıya çıkması beni tabi mutlu ediyor. Evet bu albümle hem müzikalite olarak, hem de yorumculuğum açısından biraz daha üste çıktığımızı düşünüyorum.

Duygusal şarkılar ağır basıyor. Albümünüzün konsepti mi böyle, yoksa yaşanmışlıkların etkisi var mı?

Tamamen öyle denk geldi. Özellikle bu albüm duygusal parçalardan oluşsun diye bir düşüncemiz yoktu. Febyo Taşel önceki albümlerimde hep besteci kimliğiyle yer alıyordu. Bu albümde duygusal sözleri ve yine besteleriyle var oldu.

İlk kez Necip Fazıl Kısakürek'in Kaldırımlar'ıyla duymuştuk sesinizi. Bu albümde de Nazım Hikmet'in sözleri var. Şiire düşkünlüğünüz nereden geliyor. En çok hangi şairleri okursunuz?

Şiir seven biriyim ve mümkün olduğu kadar şiir dağarcığımı genişletmeye çalışıyorum. Şiir bestelemek çok zordur, onu yorumlamak da ayrı duygu yoğunluğu istiyor. Bunu hissedebilmek için dünyayı tanımak gerekiyor. İlk albümde Kaldırımlar öne çıktı ama o albümde Behçet Necatigil şiiri de vardı. Bu albümde Cem Karaca'nın bestelediği bir Nazım Hikmet (Sen de artık herkes gibisin) şiirine yer verdik. Nazım Hikmet'i çok severim. Birçok kitabını okudum. Bir sonraki albümde Attila İlhan'ın Ben Sana Mecburum'unu yorumlamayı düşünüyorum. Cemal Süreya, Ümit Yaşar Oğuzcan sevdiğim şairler arasında.

Albümünüz Febyo Taşel imzasını taşıyor. Eş Febyo Taşel ile iş arkadaşı Febyo Taşel'le ilişkiniz nasıl?

Bizim konumumuzdaki insanların işle evliliği çok iyi ayırt etmesi gerekiyor. Kolay bir şey değil gerçekten ama biz bunu aştık. Birlikte çalıştığımız zaman birbirimizi destekliyoruz. Aynı zamanda kıyasıya eleştiriyoruz. Şarkılar üzerinde çalışırken büyük tartışmalarımız olur. Bunun için de birbirinize tahammül edebilmeniz lazım. Febyo ile severek evlendik. Çok şükür güzel bir evliliğimiz var. O işin mutfağında olan biri, ben daha ön plandayım. Ama bu yüzden aramızda hiç problem çıkmadı. Beni hep desteklemiştir.

Ünlüler arasında örnek gösterilen bir ailesiniz. Aile kurumu sizin için ne ifade ediyor?

Aile kurumu benim için çok önemli. Eşim de, ben de evlilikte 30 küsür yılı devirmiş mutlu ailelerin çocuklarıyız. Böyle bir aileden gelince aile kavramınız bambaşka oluyor. Biz bunu gördük ve aynı şekilde devam ettiriyoruz. Önümüzde güzel örnekler var. Bir de fedakarlık ve anlayış şart. Her seferinde 'benim dediğim olsun' derseniz evlilik yürümez. Sevgi ve saygı evliliğin olmazsa olmazı. Bir olma ve beraberlik duygusu çok önemli.

Ülkemizde pop müziğin hep aynı şeyleri söylediğine ve sıradanlaştığına dair yaygın bir görüş var. Siz bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet pop müzik tekdüze oldu. Popüler müzikte maalesef birkaç isim üzerinde dönen bir piyasa var. Bütün şarkıların birbirine benzemesi de kaçınılmaz bir durum. Bir bestecinin tabii ki kimliği olmalı ama bu kadar da şarkılar birbirini tekrar etmemeli. Ama şikayet etmemek gerekiyor, sanatta çok alternatif var. Kaliteli işler yapan sanatçılar var.

Funda Arar denince akla buğulu bir sesle birlikte duygusal şarkılar geliyor. Gerçek hayatta da böyle duygusal mısınız?

Gerçek hayatta çok duygusal biri değilimdir. Çok romantik de sayılmam, biraz gerçekçi bir yapım var. Ama gizli bir yerimde duygusal bir tarafım var. Bu tarafım da genellikle şarkıları söylerken ortaya çıkıyor. Sahnede her iki yanım ortaya çıkar. Ben şarkı söylemeyi bir meslek olarak görüyorum. Nasıl bir tiyatrocu sahnede farklı bir role bürünüyorsa, sonuçta bu da benim mesleğim.

Funda Arar müzik dışında ne yapar? Bazı sanatçılar sosyal sorumluluk projelerine dahil oluyor. Sizin böyle bir düşünceniz oldu mu?

Kendi çapımda elimden geldiğince sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya çalışıyorum. Ama bunu afişe etmiyorum. Birey olarak yapmaya çalıştığım birtakım sorumluluklarım var. Bunları da dillendirmek istemiyorum. Çünkü o zaman işin samimiyeti kayboluyor. Hatta yardım yaptığım insanların bile bunları bilmesini istemem.

Müzik ve hayat adına yapmayı düşündüğünüz hayalleriniz var mı? Neler?

Bugüne kadar hayal ettiğim çoğu şeyi yaptığımı düşünüyorum. Ama insanın hayalleri bitmiyor. Örneğin bir stat konseri vermek istiyorum. 50-60 bin kişiyle birlikte şarkılarımı söylemek istiyorum. Çok sesli bir koro ve büyük bir orkestra ile sahnede olmak isterim. Dünyaca ünlü büyük sanatçılarla birlikte şarkılarımı söylemek isterim.

Şöhreti taşımak oldukça güç. Çoğu ünlü bu yüzden silinip gitti. Sizin yıllardır duruşunuzu bozmamanızın nedeni ne?

O şöhret rüyasına kapılmamak gerek. Bunlar gelip geçici şeyler. Zamanında inanılmaz şöhret olmuş, kapılarında insanların yattığı birçok kişi sonra unutulup gidiyor. Herkesin bir dönemi var. Kimse kalıcı değil. Bu hayatta da kimse kalıcı değil. Sesim ve gücüm elverdiğince işimi en iyi şekilde yapmaya çalışacağım ama her şeyin bir sonu olduğunun farkındayım.

Kıraç'la birlikte yaptığınız program çok beğenilmişti. Dinleyicileriniz sizi yeniden ekranlarda görmek istiyor. Herhangi bir proje var mı?

Evet böyle bir projem var. Bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor. Belki önümüzdeki yaz olabilir. Televizyonda müzik programı yapmak kolay bir şey değil. Çok iyi bir orkestra ve dekorun olması gerek. Müzik çok iyi olmalı. İki enstrümanla bu işi olmaz. Hakkını vermek gerek. Böyle olmazsa hiç olmasın daha iyi.

Toplumsal olaylara, dünyanın gidişatına kafa yoran biri misiniz? Hayatın gidişatına dair tefekkürleriniz oluyor mu?

Oluyor tabii. Sonuçta bu toplumda yaşıyorum. Dünya var olduğu günden beri bir karmaşa var. Yaşantım boyunca dünyanın karışık olmadığı bir zamanı görmedim. İnsanların birbirini sevdiği, savaşların olmadığı, çocukların ağlamadığı bir dünya hayal ediyorum. Dünyayı ve insanları böyle savaşırken görmek istemiyorum. Bütün bunlar beni çok yoruyor ve psikolojimi bozuyor. Ben insanlara şarkılarımda sevgiyi ve aşkı söyleyip dünyanın keşmekeşliğine bir güzellik katma gayretindeyim.

Beyaz'dan öcümü çok pis alacağım!

Geçen hafta Beyaz Show'daydınız ve Beyaz'a sürpriz yapacağım derken onun sürprizi ile karşılaştınız. Ortaya ilginç bir durum çıktı. Beyaz'a karşı bir sürpriziniz olacak mı?

Beyaz'dan öcümü çok pis alacağım. Olay büyüdü. Bu sefer onun ekibinden gizli saklı yapacağım. Beyaz'ın ekibi önce buraya geldi ve 'bir sürpriz yapalım' dedi. Programa çıkıp şarkı söyleyip gelmek bana çok klasik geldiği için ben de bu düşünceyi beğendim. Ben de televizyon programı yaptım. Yurtdışındaki bütün şovlar böyle. Programdan önce çoğu şeyi planlıyorlar. Beyaz'ın annesiyle söyleşi fikri oluştu. Ancak ekip hemen Beyaz'a yetiştirmiş. Tüm ekip profesyonel tiyatrocu gibi rolünü oynadı. Aslında güzel de oldu. Zekice bir şeydi. Tebrik ediyorum. Sonuçta bu bir şov programı, espri kaldıran biriyim. Ama öcümü alacağım. Aklımda güzel fikirler var.

Çocukları görünce içim gidiyor

Her fırsatta çocuk sahibi olmayı düşündüğünüzü söylüyorsunuz...

Evet çocuk sahibi olmayı çok istiyorum. Çocukları çok seviyorum ve çocuk görünce içim gidiyor. Bu konuda hep ikilemde kalıyorum. Bir yandan bunca işin içinde çocukla yeterince ilgilenebilir miyim diye kendi kendime soruyorum. Diğer yandan da dünyanın telaşı hiç bitmiyor. Bir albümü bitiriyorsunuz. Ardından konserler başlıyor, sonra yeni albümün telaşı. O yüzden bu konuda hep hayırlısı diyorum. Elbette anneliği ve çocuk sevgisini tatmak istiyorum.
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com