Binler AKP'ye meydan okuyor

Binler AKP'ye meydan okuyor
CHP'nin Aydın'da "Özgürlük ve Demokrasi Mitingi" düzenledi. Tutuklu CHP millletvekili Balbay'ın "keşke ben de olsaydım" dediği miting Kılıçdaroğlu, "Bu hükümeti sallayacağım, halkın gücüyle sallayacağız" dedi.

AYDIN- Cumhuriyet Halk Partisi "Özgürlük ve Demokrasi İçin AKP'ye Meydan Okuyoruz" mitinglerinin ilkini Aydın'da düzenleniyor.

Binlerde kişinin katıldığı miting İstasyon Meydanı'nda düzenleniyor. Aydın ve ilçelerinin yanı sıra İzmir ve Muğla'dan partililer katıldı.

Miting öncesi "Ergenekon" davasında tutuklu yargılanan CHP Milletvekili Mustafa Balbay'ın mektubu okundu. CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar ise alandakilere mini konser verdi.

Bu arada havanın sıcak olması nedeniyle miting alanında fenalaşanlar oldu. Bu kişilere, alanda bekletilen 112 Acil Servis ekibince müdahale edildi.

Coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanan CHP lideri Kılıçdaroğlu, mitingde konuşmaya başladı.

Kılıçdaroğlu'nun konuşması sık sık "Hükümet istifa" sloganlarıyla kesildi.

BALBAY: KEŞKE BEN DE AYDIN'DA OLSAYDIM

Konuşma öncesi Mustafa Balbay'ın mektubunun okunduğunu ve Balbay'ın "Keşke ben de Aydın'da olsaydım" dediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Bedenin dört duvar arasında ama ruhun, ideallerin, fikirlerin Aydın Meydanı'nda bunu bilmeni isterim. Haberal Hocamıza da selam gönderiyorum, hiç merakta olmayın demokrasi ve özgürlüğü bu ülkeye getirmek için her türlü çabayı yüreklice sergileyeceğiz" diye konuştu.

AKAN KANIN SORUMLUSU AKP'DİR

“Suriye'de akan kanın sorumlularından birisi de AKP Hükümeti'dir ve onun başındaki Recep Tayyip Erdoğan'dır. Sen terör örgütü mensuplarını getirip Türkiye'de eğitir, eline silah verir Suriye'ye gönderirsen, terör ihraç edersen bir gün sana geri döner ve geri döndü. Reyhanlı'da 51 yurttaşımız hayatını kaybetti. Bu işin sorumlusu kim? Recep Bey'dir bu işin sorumlusu. Eğer komşunuzda yangın çıkarsa önce elinize su alır, yangını söndürmeye çalışırsınız çünkü yangın size sıçrar. Komşuda yangın var, söndüreceğine eline almışsın benzin bidonunu. Sonuçta olan bu millete oluyor. 51 vatandaşımıza oldu."

Başbakan Erdoğan'ın Reyhanlı ve Uludere'ye gidemediğini, kendisinin tüm illere polis ordusu olmadan gidebildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin, Suriye politikasının yanlış olduğunu en başından itibaren dile getirdiklerine değindi.

"Rüzgar ekiyorsun fırtına biçersin" dediklerini anımsatan Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye için demokrat olanların Irak'taki Müslüman ölümlerine ses çıkarmadığını söyledi.

 "Demokrasi getireceğim" diye yola çıkılan Suriye'de ölü sayısının 200 bini aştığına işaret eden Kılıçdaroğlu, "Kardeşim dedi, arkasından hançerliyor. Kaddafi'yi de böyle hançerledi. Elinden ödül aldı, sonra gitti Kaddafi'nin katillerini tebrik etti. Erbakan'ı da böyle hançerledi, bunların ruhunda var zaten topluma ihanet etmek" şeklinde konuştu.

CHP liderinin konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

- Aydın'dan tüm Türkiye'ye selam olsun.

- Ben 2 yıl önce siz bu ülke saman ithal eden ülke konumuna gelecek desem, inanır mıydınız? Ama oldu, Türkiye saman ithal ediyor.

- Bir ülkenin politikacıları sadece esnafını sadece çiftçisini değil o ülkenin onurunu da korumak zorundadır. Birilerinin taşeronu olursa ortalık karışır.

- El Kaideciler, Nusracılar Türkiye'ye getirildi, ellerine silah ceplerine para konuldu. Sonra Suriye'ye gönderilip, "Kardeşini öldür" denildi.

- Bu hükümeti sallayacağım, halkın gücüyle sallayacağız.

-Türkiye'yi yarı açık cezaevine çevirdiler. Hitler döneminden kalma toplama kamplarını Silivri'de kurdular.

-CHP Meclis'te olduğu sürece Başkanlık sistemine izin vermeyeceğiz!..”

-Biz hükümetin Suriye politikasının yanlış olduğunu söyledik.

- Hiçbir güç, Recep Tayyip Erdoğan da dahil,  Anayasa’dan Türk sözcüğünü çıkaramaz. Bir tek CHP’li parlamentoda olsa bile buna izin vermeyeceğiz.

- Hiçbir güç, Recep Tayyip Erdoğan da dahil,  Anayasa’dan Türk Milleti kavramını çıkaramaz.

- Bizim bedenlerimizi çiğnemeden Türkiye’de bir rejim değişikliğine asla izin vermeyeceğiz. Anayasa’nın ilk 3 maddesi asla değiştirilemez.

- Neden diyorlar ilk 3 madde değişebilir? Bayraktan mı, devletten mi, cumhuriyetten mi rahatsızlar? Neden rahatsızlar ben çok iyi biliyorum. Asla ve asla ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanıyım’ diyemiyor. Siyasetçinin görevi sadece ekonomi ile sınırlı değil. Yöneticiler adaleti de sağlamak zorundadırlar. Adaletin olmadığı yerde hayat biter. Adaleti yok sayarsanız, devleti yıpratırsınız, yok edersiniz. Bu mahkemeler, iktidarın mahkemeleri adalet dağıtıyor mu? Bu mahkemelerin adalet dağıtmadığını ben de biliyorum siz de biliyorsunuz. 1940’ların Hitler zamanındaki toplama kamplarının bugünkü versiyonu Silivri’de. Öğrenciler hapiste, işçiler, askerler hapiste, avukatlar hapiste. Kimler hapiste değil? Herkes hapiste. Türkiye’yi yarı açık cezaevine döndürdüler.

- Eğer bir ülkede gencecik üniversite öğrencileri hapse atılıyor ve yargıcın önüne aylar geçmesine rağmen çıkarılmıyorsa bunu yapan adama demokrat denmez. O yapıyı sağlayan adama diktatör denir. “Ben Silivri davalarının savcısıyım” diyen adam olsa olsa diktatör olur.

- Anayasal hak olan grev yapan işçiye grev kırıcılığını özendiren kişiye demokrat denmez .Dense dense  diktatör denir.  Gazetecilere, ‘sizin boynunuzdaki tasmaları ben çıkardım’ diyen adama demokrat denmez. Dense dense diktatör denir. Dünyanın her tarafında  da diktatör denir.

- Bizim Aydın Belediye Başkanımız onlarca kez savcılığa davet edildi. Nerede bir CHP’li bir belediye varsa üzerine gitmezsen namertsin.

-Nerede bir toplantı olsa, nerede insanlar meydanlara çıksa birilerinin dizleri titriyor, ‘acaba halk neden meydanlara çıktı’ diye. Meydanlar halkındır. Birilerinin babasının malı değildir. Biz bu meydanları Köroğlu’nun azmiyle gümbür gümbür gümbür detirsek kimse karşısında direnemez. Herbirimiz bir Koroğlu kararlılığıyla mücadelemizi yürütelim. Çünkü biz bu vatanı sokakta bulmadık, bayrağımızı sokakta bulmadık, demokrasimizi kimse bize altın tabakta ikram etmedi. Şehitler verdik, bedeller verdik. O bedeller bugün birilerinin elimizden alıp götüreceği bedeller değildir. Halkın gücü gelecek iktidarı gücüdür. Halkın gücü özgürlüğün gücüdür. Halkın gücü Recep Tayyip Erdoğan’ın korkusudur.

- Bu topraklar bereketli topraklardır. Biz bu topraklarda kavga istemiyoruz, barış istiyoruz. O nedenle hepimiz özgürlüğümüze, demokrasimize, vatanımıza ve bayrağımıza sahip çıkacağız.

- Her mücadele zulme, zalime karşı yapılır. Mücadelemiz, kavgamız aydınlık olsun. Önümüzdeki süreçte seçimler gelecek. Yeniden düşünmek zorundayız. Beraber mücadele edersek sonuç alırız.

- Akil adamları soruyorlar. Akil adamları kabul ediyor musunuz? Bir kişinin akil adamı olmaz. Akil adamı toplum belirler. Ve akil adamlar akıllarını siyasi otoriteye kiralayan adamlar değildir. (AAK)

Etiketler: , , ,
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com