Bir AKP'li milletvekili daha istifa etti

Bir AKP'li milletvekili daha istifa etti
AKP İzmir Milletvekili İlhan İşbilen partisinden istifa etti.

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun ardından AKP’den istifa eden milletvekili sayısı 9’a yükseldi. AKP İzmir Milletvekili İlhan İşbilen Meclis'te yaptığı açıklama sonrası istifasının açıkladı.

İşte konuşmasının bir bölümü:

“Güzel bir haberi veya güzel bir hadiseyi duyurmak için huzurlarınızda olmak isterdim. Ben Ak Parti’den İzmir milletvekili adayı olurken günün birinde çok üzücü şekilde partiden istifa kararı almak mecburiyetinde kalacağım aklıma gelmezdi.

Yurtiçindeki ve yurtdışındaki milyonlar gibi beni de derinden yaralıyor. Ben muhterem Hocaefendi'yi 50 yıldır yakinen tanıyorum. Hocaefendi'ye yapılan hakaretleri ömrüm boyunca duymadım. Haşhaşinin, Çete reisi, alim müsveddesi, sahte veli, yalancı peygamber, paralel devletin başı, dış güçlerin taşeronu, maşa, ABD esir, kaset şantajcısı ve tele kulakçı daha neler neler..

Hizmet camiası inlere benzetildi. Hizmet insanlar inlerine girilip elleri ve belleri kırılacak olarak gösterildi. Eski bürokrat yeni bir siyasetçi Hocaefendi'ye yönelik hem de memleketinde 'sen kimsin' diye mide bulandırıcı açıklama yaptı.

Hepinizin malumu yolsuzluk operasyonları. Geçmiş ve şimdiki partilere bakalım. Başkan, bakan ve milletvekilleri yakınları hakkında operasyon yapılma dı mı? Yapıldı. Nasıl hareket ettiler. Hocaefendi'ye hakaret mi ettiler. Yolsuzluk karşısında adalete inandılar ve adalete de teslim oldular. Peki Hocaefendi'ye yapıla insanlık dışı iftira karşısında mahşeri vicdan ne diyecek. Hocaefendi böyle bir insan ise partinin yöneticileri ve milletvekilleri defaatla ve yıllarca ABD'de kendisini ziyarete gittiler. Emir ve dualarını aldılar. Bülent Arınç, Davutoğlu, Zafer Çağlayan gitmedi mi? Partinin birçok ismi ve başbakanın çok yakınında ve güvendiği bürokratlar gitmedi mi? Başbakan mayıs ayında Hocaefendi ile görüşmek istedi. Mümkün olmayınca Bülent Arınç'ı gönderdi ve Hocaefendi ile görüştüler.

Hocaefendi ile görüştüklerinde bir haşhaşı ile mi görüştüler. Görüştükleri yer Alamut Kalesi miydi? Görüştükleri sahte veli yalancı bir peygamber miydi? Öyle bir zattan mı dua istiyorlardı. Öyle bir zata mı emriniz var mı diye sesleniyorlardı?

Yüz yıllık geçmişi olan bir hizmet hareketine sadece 11 yıllık geçmişi olan parti yetkilisi nasıl 'biz varsak siz de varsınız, biz yoksak siz de yoksunuz?' diyebilir. Hele hele bu bir mümin ise bunu nasıl söyler. Allah'ın inayeti ve halkın desteği ile bugüne kadar geldik. İlhas ve samimiyetle de sürdürecektir.

Asıl oligarşik yapıyı gizlemek ve yolsuzlukları örtbaş etmek için hizmet hareketine paralel devlet yaftası yapıştırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Üzülüyorum ve çok da iyi biliyorum ki istifamla birlikte çok sevdiğim milletvekili arkadaşlarım ile irtibatım ve diyalog kurmam engellenecek. Onların da benimle temas kurmalarına izin verilmeyecek. Ama olsun meclisin mescidinde yemekhanesinde belki kaderin takdir ettiği yerlerde onlarla buluşacağız. Ve istifayı onlardan ayrılık olarak görmüyorum.

Muhterem Hocaefendi ile 2 aydır telefonla bile görüşmedim. Çünkü arkasından neler geleceğini biliyorum. Bana söylediği partiden ayrılmamamı ve ayrılacakların da ayrılmaması yönünde oldu. PArtide ısrarla kalmaya çalıştım. Ama öyle bir noktaya geldim ki yakın dostlarım bile hizmet ve hocaefendiye ağır saldırıya rağmen partiye kalacak mısınız? diye bana ağır sitemlerde bulundular. Hukuk ve anayasa çevresinde devlette görev yapan vatan evlatlarına devlete sızmışlar muamelesi hangi hukuk demokrasi anlayışına hangi din anlayışını sığar.

Masum insanlar kışın ortasında ailesi ile birlikte sürgün muamelesine maruz kalırken fetva makamlarından neden ses çıkmaz. Bağışlar için fetva veren onaylayan fetva makamlarından ses çıkmayınca bu zulümlerin caiz olduğu mu ortaya çıkıyor?

Allah'ın bu zulümleri görmediği mi düşünülüyor. Zulümler fişlemeler öyle bir noktaya ulaştı ki milletvekili olarak evime dinleme cihazı konuldu. Eşimin ve kız kardeşimin kurduğu vakıf baskı altına tutuldu.

Söylemler ve devlette yapılan kıyımlar Gayretullah'a dokunacak diye ciddi endişe ediyorum. Korkarım ki işte o zaman yapılan bu ağır zulum ve iftiralara Allah'ın mukabelesi de ağır olur. O gün birileri için ağlama ve pişmanlık günü olacaktır.

Bu aşamada artık AK Parti'de bulunmamın bir anlamı kalmadığını düşünüyorum. Kendi vicdani kararımla AK Parti'den istifa ediyorum. Yüce milletime arz ederken Allah'tan memleketimizi korumasını ve bir an önce bu kaostan kurtulmasını niyaz ediyorum.

(UGE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com