Bir Kadın Kocasını Neden Sevmesin?

Bir Kadın Kocasını Neden Sevmesin?
Pek çok sağlık sorununa neden olan stres sadece biz insanları değil evlilikleri de etkiler.

Pek çok sağlık sorununa neden olan stres sadece biz insanları değil evlilikleri de etkiler. Eşler arası iletişimi ve sevgiyi tehdit eden problemler aşılamadığında tıpkı insanlar gibi evlilikler de strese girer. Bu ay eşlerin huzurunu kaçıran evliliklerde stres ve gerilim kaynağı olan durumları masaya yatırıyoruz.

Maddi imkansızlıklar

En büyük zenginlik kanaattir denir. Günümüz renkli yaşantısında insan tüketmek için tükeniyor hırslarının altında eziliyor adeta. Başkalarında görülen eşya kılık-kıyafetlere bütçesi elvermese de sahip olmak isteyenler çaresiz bir bunalım yoluna giriyor. Oysa ayağını yorganına göre uzatan eşler kanaat zenginliğine de sahipse stresli bir evlilik değil de rahat ve huzur dolu bir yuvada yaşamayı başarıyor.

Eleştiren eş

Eşlerin pek çoğu birbirlerini eleştirmeden edemez bu doğaldır da zaten. Ancak eleştiriyi karşısındakini inciterek onun kişiliğini rencide edici şekilde yapmak evlilik için tamiri en zor yaralara yol açabilir. Eleştirilen kişi kendini savunmaya geçer ve meselenin kendisine bakan yönünden çok eşinin incitici tutumuna odaklanır. “Eşim beni beğenmiyor olmalı” düşüncelerinin stresi içinde gerilir ve hatalarını kabul etmez. Savunmaya hatta karşı saldırıya geçebilir. Evlilikte önemli stres kaynağı olan bu durumdan korunmak için eşlerin birbirlerini eleştirirken doğru yaklaşımda bulunması ve nezaketli davranması gerekir.

Yüksek beklenti


Evlenmeden önce kimi beyaz atlı prens ummuştur kimi de pamuk prenses. Pek çok aday bu duygularla geçer evlilik kapısından. Ne var ki evlilik sonrası yaşananlar başlarda hayal edildiği gibi olmaz. “Eşim nişanlılıktaki gibi nezaketli romantik anlayışlı aşık değil” ya da “Eşim evlilik öncesindeki gibi bakımlı özenli tatlı dilli güler yüzlü değil; meğer ne de çok kusurlu yanı varmış” türünden serzenişler duyulur. Beklenti düzeyi çok yüksek eşler evlilik sonrasında bir türlü eşinin davranışlarını olduğu gibi kabul edemeyecektir. Bunun neticesinde ise ya onu değiştirme kendi beklentilerine uygun hale getirme gerginliği yaşayacak ya da eşinin yanlış kişilik yapısına sahip olduğu zannıyla bir türlü onu yanına yakıştıramayacaktır. Böyle durumlarda kişi hatasız insan olmayacağını düşünür eşini olduğu gibi kabullenmeye çalışırsa ve öncelikle kendini daha iyiye taşıma azminde bulunursa eşi de ona uyum sağlama gayretine girecektir. Fakat ekin bir anda olgunlaşmaz çiçek bir günde açmaz. Böyle konularda aceleci olunmamalı beklenti düzeyi makul seviyede tutulmalıdır.

Aşırı ve yersiz kıskançlık


Birbirini seven eşlerin kıskanma duygusu taşıması son derece normaldir. Sağlıklı düzeyde olduğu müddetçe eşlerin birbirlerini kıskanması onları birbirlerine daha sıkı bağlar. Fakat eşine güveni bulunmayan bir kimsenin her gün kendi kendini yemesi onun için tam bir stres kaynağıdır. Yaşanılan kıskançlık hayatın normal akışını engelleyecek aşamaya gelmişse yani patolojik boyut kazanmışsa ortada ciddi bir problem var demektir. Kişi böyle bir sıkıntı yaşıyorsa aşırı kıskançlığının sebebini iyi tayin etmelidir. Kendi davranışının temelindeki asıl körükleyiciyi bulamıyorsa uzman desteği alması yerinde olur.

Saygı eksikliği/ kötü söz söyleme eğilimi

Bazı beyler “Ben kılıbık değilim kazak erkeğiyim” sözleriyle yanlış davranışlarına geçerlilik payı katmaya çalışır. Fakat evliliğin hakikatte ne manaya geldiğini idrak edebilmiş Efendimiz'in (s.a.v) aile yaşantısını araştırıp öğrenmiş bir kimse erkeğin ne kadar ince düşünceli anlayışlı saygılı gönül alıcı davranışlarda bulunabileceğini iki cihan Serveri'nin (s.a.v) hayatının her alanında bu güzellikleri zirve noktada müşahede eder.

Babasına eşine büyüğüne saygıda ve edepte kusur etmemiş bir genç hanım da eşine karşı dırdırcı aşağılayıcı saygısız yaklaşmayacaktır. Saygı dolu nezaketli davranışlarla süslenmiş evliliklerde sertlik değil yumuşak ve hoş davranışlar Allah'ın bir lütfu olarak ailenin tüm fertlerinde gözlenir. Fakat hoyrat saygısız davranan birbirlerine sürekli kötü söz söyleyen eşlerin oluşturduğu aile bir fay hattı gibi şiddetli sallantılar geçirip ailedeki diğer fertlerin de çalkantılı kötü sözlü mutsuz bireyler olmalarına ortam oluşturur yalnızca. Saygı eksikliği ve kötü sözler evliliğin son bulması yönünde hızla ilerlemesine yol açabilir. Saygılı bir üslup tatlı dil ve gönül alıcı davranış eşleri birbirlerine ısındırır çocukların anne-babaya yaklaşımını güzelleştirir ve yuvada huzuru hakim kılar. Nitekim bu konuda Rabbimiz “Eğer kaba katı yürekli olsaydın onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi.” (Al-i İmrân 159) buyurmuştur.

hanimefendi.com

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com