Bir ziyaretin anatomisi…

Bir ziyaretin anatomisi…
Sonda söyleyeceğim sözü en başta söyleyeyim. Başbakan’ın Amerika ziyareti ülkemiz için son derece yararlı olmuştur. Yandaşlar dahil tüm medyadaki yaygın görüşün tersine olan bu düşüncemin nedenini aşağıda açıklayacağım.

SANSURSUZHABER.COM Her olayda başarı beklentilerinizin ya da hedeflerinizin gerçekleşmesi ile doğru orantılıdır. Başbakan’ın bu geziye çıkarken beklentileri de bir sır değildi.
 
Ne oldu? Güvenilen dağlara kar yağdı. Umutlar bir başka bahara bile kalmadı. 
 
Şirketin biri gazeteye verdiği ilanda;30 yaşını geçmemiş, İngilizce, Fransızca , Almanca , İspanyolca , İtalyanca ve Rusça  bilen , otomobil ehliyeti dışında , gemi kaptanlığı ve pilot brövesi olan , bilgisayar programı yapabilecek nitelikte bir eleman aradığını duyurmuş. İlandan sonra pejmürde kılıklı biri şirketin İnsan Kaynakları Müdürünün odasına girerek ilanla ilgili olarak geldiğini söylemiş. Müdür biraz da şaşkın “ Sizde bu aradığımız özellikler var mı “ diye sorunca adam gayet sakin “ O aradıklarınızın hiç biri bende yoktur “ demiş. Bunun üzerine müdür sinirlenerek ” O zaman ne diye geldin kardeşim ? “ deyince adam yine gayet sakin  “Ola ki aklınıza ben  gelirim. Bana güvenmeyin. Onu söylemeye geldim .” diye cevap vermiş ve odadan çıkmış ..
 
Bana  göre OBAMA da ERDOĞAN‘a  saatler süren görüşme sonunda “ Bana güvenme . “  demiştir.
  
Bildiğiniz gibi Suriye konusunda OBAMA ‘nın kırmızı çizgileri kimyasal silahlardı. Başbakan’ın Has Odabaşısı(!)  Hakan FİDAN’ın  son derece özel toplantıya bazılarına  vücut  çalımı atarak katılmasının nedeni de bu konuda topladığı delillerdi.
 
Bu delillerle  OBAMA  kırmızı çizgilerin aşıldığı konusunda ikna edilecek  sonra da  ESAD ‘ın düşürülmesi hayalini gerçekleştirmek için müşterek askeri harekat kararı alınacaktı. Ziyaretin ana nedeni buydu.
 
Sonra olanları   biliyorsunuz. OBAMA ‘nın kırmız  çizgileri sanki yeşile dönmüştü. OBAMA ‘da ESAD’ın gitmesin den yanaydı ama asla askeri müdahale ile değil. Ya nasıl ? Başbakan’ın seyahate çıkarken  Cenevre Konferansı için  söylediği “ İpe un sermek “   metodu ile..…
 
Başbakan bu son  öneriye neden evet dediğini de “ Geliştim ve değiştim .”  cümlesi ile özetledi. Sonra baktı ki bu sözler bilinen kişiliğiyle bağdaşmıyor daha önce de  AKP’nin kuruluşu   sonrası “ Biz değiştik  sırtımızdan Milli Görüş gömleğini  çıkardık .” dediğini  unutarak “ Ben 40 yıldır politikanın içindeyim. Fikirlerimde en küçük bir sapma olmadı “ diyerek  sözlerini tevile kalktı. Ben kişisel olarak bu son sözlerine katılıyorum. Başbakan’ın fikirleri asla değişmiyor ama  başı sıkışınca  TAKİYYE YAPIYOR..
 
Bu arada belki OBAMA  da değişmiş olabilirdi. Amerikan halkı  on binlerce kilometre ötedeki  VİETNAM ve daha sonra da IRAK için  kaybettiği  çocuklarını unutmamıştı. Bu nedenle  SURİYE ‘ye askeri bir müdahale istemiyordu. Mayıs ayı başında yapılan bir ankette Suriye için askeri çözüm isteyenlerin oranı % 8,5 da kalmıştı.
 
İleri değil ama gerçek demokrasinin işlediği Amerika’da OBAMA halka rağmen silahlı bir müdahale kararı  alamazdı. Neticede  medyamızın “ Askeri törenle karşılandı . “ , “Blair  House’da ağırlandı.” (Sanki diğer Cumhurbaşkanları  ya da Başbakan’lar  Washington Old Town’da pansiyonda kalıyorlardı.)   avuntusu ile ellerimiz boş geri döndük.
 
Peki başta söylediğim ülkenin yararı bunun neresinde?
 
Kesinlikle anlaşılmıştır ki Başbakan’ın “ Misliyle ödetiriz “ sözünün yerine getirilmesi için kendi  başımıza  bir askeri müdahale kararı almamız  asla mümkün değildir. Daha önce  bilinen Rusya , İran ve hatta Çin engelini aşmak için gerekli görülen  Amerikan desteği de ortadan kalkmıştır. “
 
Böylece başarılması halinde bile ülkemizi bir felaketin içine sürükleyecek olan bir savaş artık söz konusu değildir.
 
Bundan daha büyük yarar ne olabilir?
 
Bu seyahatte bir başka gerçek daha ortaya çıkmıştır.  BUSH Orta Doğu konusunda ÖZAL ‘ı dinler ve sözlerine büyük değer verirdi.
 
Günümüzde ERDOĞAN‘ın fikirleri Beyaz Sarayca kesinlikle kaale alınmamaktadır. Esasen IRAK harekatı öncesi ERDOĞAN‘ın verdiği garantiye sadık kalmaması onu güvenilir olmaktan çıkarmıştır.
 
Bu arada ESAD‘ın gidici değil daha uzun yıllar kalıcı olduğu da ortaya çıkmıştır
 
ESAD’ın görevi başında kaldığı her gün başta DAVUTOĞLU ve sonra da ERDOĞAN’ın sularını ısıtır.
 
Son söz olarak “ GÖZÜMÜZ AYDIN “ demek istiyorum.
 
Evrensel ERDOĞAN  

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com