'Boğaz Köprüsü'nden kendimi atarım'

'Boğaz Köprüsü'nden kendimi atarım'
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, gazetecilerle gerçekleştirdiği sohbet toplantısında açıklamalarda bulundu.
Yıldırım, bir gazetecinin sorusu üzerine Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim'in TFF Başkanı seçilmesi ihtimalinin sıkıntı verici bir durum olmadığını söyledi, şike davasına ilişkin ise "Emenike'nin görüntüleri nerede kardeşim? Çıkarsınlar Boğaz Köprüsü'nden atayım kendimi" dedi.
Aziz Yıldırım'ın şike davası sürecinden ve CAS'ın onadığı men kararı hakkındaki fikirlerinden söz etmesinin beklendiği toplantıda, pek çok konuda sohbet ediliyor. İçerideki arkadaşlarımızdan gelen bilgilere göre spor kamuoyunu meşgul eden gerginlikler ve Sow-Ersun Yanal krizi konuşuluyor. İşte detaylar...
 
Bir gazeteci, Aziz Yıldırım'a "'Fatih Terim TFF'ye başkan olacakmış' diyorlar. "Ne diyorsunuz?" diye sordu. Yıldırım bunun üzerine, "Neden olmasın? Bu işi yapar mı yapamaz mı ona bak" diye yanıt verdi.Türkiye şartlarının böyle bir şey uygun olmadığını düşünmediğini, medyanın ortamı gerdiğini ifade eden Yıldırım, "TFF Başkanı olmanın şartları neler? Genel Kurul seçiyorsa mesele bitmiştir. Seçim sağlıklı yapılıyor. Siyaset sporun dışında olacak, her şey yerli yetine oturacak. Her şeyi bozuk yapıyoruz sonra siyasete gidip ağlıyoruz. Biz 87 trilyon vergi ödedik. Vermeyenleri gidip sorun. Fenerbahçe vergisini açıklamasa bizi duman ederdiniz. Spor programları dedikodu yapıyor. Saygın program yapılmıyor." diye yanıt verdi.
 
Moussa Sow konusu
 
Moussa Sow'la Ersun Yanal arasında oluşan krize dair bir soruyu da yanıtlayan Yıldırım, Senegalli oyuncunun niçin oynamadığını şöyle açıkladı:
 
"Türk çocuklar da oruç tutuyor o oynadı. Sow neden sorun oldu? Çalışmıyorsa oynamayacak. Hoca 13 bin metre koşacak diyor o 9 bin metre koşuyor. Bir gün gelecek bu ayrımlar ortadan kalkacak."
 
Aday olacak mı?
 
"Yargıtay devam ediyor diye henüz konuşmadık. Bizim dışımızda bizimle ilgili olmayan bilgiler dolaşıyor. Başkan adaylığım ile ilgili konuşmayacağım. 3 Kasım günü bile listeye isminizi yazıp aday olabilirdiniz. Yasal engeli olmayan herkes aday olabilir. Ama başkan Aziz Yıldırım olamaz yazamazsınız. Bunu kimse yazamaz. Fenerbahçe başkanı atamayla gelmez. Günü geldiğinde karar verip aday olacaksam söyleriz. 15 yıllık başkanlığım benim için onur madalyasıdır. Başbakan da sandık diyor. Siz başbakana aday olma diyebilir misiniz?"
 
UEFA kararı
 
Başkan Aziz Yıldırım, UEFA'nın verdiği karara ve CAS'ın kararı onamasına yönelik açıklamarında şunları söyledi:
 
"Yargıtay süreci devam ediyor diye şikeyle ilgili konularda fazla konuşmadık. Kamuoyunda bu 2 yıl içerisinde bizim yaşadığımız gerçekler dışında gerçekler yaratıldığını gördük. Dava süreciyle ilgili konulara avukatımız Andreas Zalgiris değinecek."
 
Aziz Yıldırım konuşmalarına şu şekilde devam etti;
 
"Infantino’nun mektubunu UEFA bir iç yazışma olarak kabul ediyor. Diyor ki; sen bunu karşıma koyamazsın. 45 dakika konuştum. Bu bir tehdittir dedim. Şenes Erzik’in görev aldığı ülkeye bunu gönderirseniz bu konu bitmiştir dedim. TFF sizi gönderseydi biz alırdık diyor. Beşiktaş yöneticileri neden ceza aldı. Onlar istifa etti. Biz şikeyi anlamadık anlatamadık. Herkes yargılamayı kendi çıkarları için kullandı. Ben 13 maçı getireceğim. Benimle ilgili bir tape koyup şike yaptı derseniz kabul ediceğim.
 
CAS davasını niye çektik?
 
Bu mesele bir şike davası değildir. Mahkemelerde söyledim burada da söyleyeceğim. Bu dava iki yıl durdu. Şenes Bey hastanedeyken İsviçre'de Tolga Bey ve Şekip Bey mektubu götürdüler. Şenes bey bu dava yeniden açılamaz dedi. Telefon kayıtları var. Baskı var dedi Platini. Sordum kimden geliyor bu baskı, sordurdum, açıklamadı. Hükümetten mi, nereden? CAS davasını niye çektik? Kim çektirdi? Şenes Bey en yetkili geldi TTF’ye birilerine bir şeyler anlattılar. Başbakan'a çıktılar. Ben hapisteyken anlattılar yönetim kuruluna çektirdiler. Geldiler bana da anlattılar. niye çektirdiniz anlatsanıza. Fenerbahçe haklı olduğu bir davada benim şahsi bir dava mı da çektirdiler.
 
Platini Türkiye'ye giremiyordu, çektiremiyordu. Her şeyi üstümüze atıyorsunuz. Herkes temiz biz 3 kişi mi kirli. Bağırıyorlardı Türkiye'de teşvik anadolu kulüplerinin gelir kaynağıdır diye. Polisin verdiği fezlekelerle bize saldırdınız. Aziz Yıldırım Kıbrıs'a kaçıyordu... Kaçtı mı? Burdayım. Emenike'ye para vermiştik sayıyordu. Nerede? 3 gün önce 12 numara bu operasyonu yapan savcı ve hakimlerin bizim yönetici arkadaşlarla top oynarken fotoğraflarını yayınladı. Hanginiz yayınladınız? Niye bir tane gazete yayınlamıyor, korkuyorsunuz. Korkmayın beyler. Her şeye cevap vereceğim. Burada mahkeme yapacağız. Hiç korkmadan geldik buraya, korkmuyoruz da. Bu dava siyasi amaçlı davadır. Ben ne hapisten korkuyorum ne de başka bir şey. 38 yıl durumum var gider aslanlar gibi yatarım.
 
Bu dava nasıl başladı?
 
Giresun'da 2009 yılında 3 tane olay oluyor. 2010 yılında da olaylar oluyor. Mahkemeye düşüyor. 2010 yılının sonunad doğru cezalar verildikten sonra dosyalar kapanıyor. Savcı Zekeriya Öz elinizde dosya var mı diyor. Hayır deniyor.
 
Bunları gönderin o zaman. Dinleme kararları alıyorlar ve Olgun Peker’i dinliyorlar. Ben Mahmut Bey ile görüşüyorum. Tapeyi biliyorsunuz. Hakemlere de söyleyin maçları iyi idare etsinler diyorum. Kenan Bey’in bana geldiğini yardım ettiğimi söylüyorum. İş ile ilgili sıkıntılar ıolduğu için destek olduk o da sana yakışır diyor. Buradan beni dinlemeye almışlar. Ama benim görüşüm ben zaten dinleniyordum.
 
Bana Ergenekon'un kasası dediler
 
Sonra diğer arkadaşları dinlemeye almışlar. O dönem şike ve teşvik suç değil. Ne suç. Silahlı örgüt kurmak suç. Ben buradan dinlemeye alınıyorum. Böyle 30-40 tane dava vardır. Ama onlar Giresun'a gidip bağlıyorlar. Niyet beni Olgun'dan, Sedat Peker'e bağlamak. Daha sonra Ergenekon’a bağlanacak. Bana Ergenekon'un kasası dediler. Çünkü oraya bağlayacaklardı.
Böyle bir ortamda. Nisan’ın 14'üne kadar silahlı örgütten dinleniyoruz. Biz kanunda çalıştık. Çalıştığımız kanun bu değildi. Daha çok seyirci taraftar bilet o tip konularda. Böyle bir madde hiç yoktu. 14 Nisan'da bu kanun çıktı. Ama bizim çalışmamızla ilgisi yok. Sonra 3 Temmuz’da bizi göz altına aldılar. Bütün kamuoyuna şu verildi. Şike ve teşvik yaptık. 100'de 100 belgeli. 5 tane maçın neticesi belli. Bu dava yürümeye başladı. Bizim tutuklama kağıdımızda şikeden diye yazıyordu. Ama biz silahlı örgütten alındık. Mahkeme devam safhası başladıktan sonra silahlı örgüt ve şike bırakıldı ekonomik kazanç sağlamak cebir ve şiddet uygulamaktan bizi yargılamaya başladılar. Ağır ceza ve özel mahkemede yagıgılanmak için bunların olması lazım.
 
58. madde ile biz hapisten çıkmadık
 
Baktığınız zaman önce silahlı örgüt sonra şike. Şikenin de içinde bulunduğu ekonomik kazanç sağlama, cebir ve şiddetten yargılandık.
 
UEFA'da yattınız mı? diye soruyorlar. Ne kadar yattınız diye, 1 sene diyorum. Onların gözünde beraat etsek bile suçluluğumuz kabul edilmiş bir kere. Adamın hukuk anlayışı bizimkiyle çatışıyor. Avrupa'da bir insan hapis yattığı zaman muhakkak suçludur deniyor.
 
58. madde değişsin demedik. Hiçbir dönemde çıkan kanunla ilgili beklentilere girmedik. Aziz Yıldırım ve arkadaşları için çıkıyor dendi. Biz bu kanunla beraber hapishaneden çıkmadık.
 
Ben ve arkadaşlarım çok rahatız. Fezlekeyi iyi okuduysanız şöyle bir not var. Fenerbahçe yöneticileri diyor Trabzon’nun yapmış olduğu şike ve teşviği önlemek için çalışmaya başladılar deniyor.
Varsa nerde bu belgeler. Açıkça yazıyor fezlekede Fenerbahçe’nin önleme amacıyla çalışmaya başladığı. Trabzon ile ilgili kısım da hiçbir dinleme yok.
 
Trabzonspor ile ilgili hazırlanan dosya. Balık var, demir var, hoca var. Biz de olan da bu kadar. Doğru bir yargılama olsaydı. Şike davası olsaydı Trabzon Başkanı örgüt lideri olurdu. Ben de yapmışsam bu işi örgüt üyesi olurdum.
 
Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu şike yapmadı
 
Çıkmaz bir yola girdik. Ben yargılanıyorum. Ama Trabzon başkanı da Zeki Mazlum da bizim gibi yargılanıyor şu anda.
Hep biz mi yaptık bu işleri? Beşiktaş'ta Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu'nun kesinlikle böyle şeyler yapmadığına eminim. Sadece Fenerbahçe gündemde. Ben gidersem aç kalırsınız. Benim artı eksilerimi bir yere koyar ve ölçersiniz. Bıraksın diyemezsiniz. Demokratik bir ülkeyse burası benim namıma kimse karar veremez. Benim 1 oyum var. Atarım ve evime giderim. Sabah akşam işim gücüm yok o koltuğu bekliyorum. 15 sene yaptım. Kimseye nasip olmaz. Benim bir ailem var. Bu düzenimi bozdum.
 
Soru: Başbakan'dan size istifa etsin diye mesaj verdi mi?
 
Hayır öyle bir mesaj gelmedi. Ben üzüldüm. Bu toplantıyı bu amaçla yapmadım. Sorun istediğinizi dosyalar burada. Siz burada bizi şike yapmakla bundan sonra suçlayamazsınız. Sorun istediğinizi...
 
Mahkeme para verdi diyor.Ben de para vermediğimi yine onların tuttuğu telefon konuşmaları ile yanıt vereyim. Kulübün içinde Kuş uçsa haberiniz olur diyorlar. Kuş uçmuyor F-16'lar uçuyor... Yukarından talimat verdiler yöneticilerimi suçsuzken suçlu hale getirdiler. Bana neden yapamadılar. Çünkü bende hiç bir konuşma yok. 6-1 lehine çıkan şey 6'ya bir aleyhine dönüyor.
 
Bu arkadaşlar yaptıysa neden Fenerbahçe’ye ceza vermediler? Disiplin kurulunda kendi kişisel nedenlerinde bu adamlara ceza verdiler…
 
Ekşioğlu: Aziz Yıldırım yerin dört kat dibindeydi
 
Fenerbahçe eski yöneticisi İlhan Ekşioğlu ise şunları  anlattı:
 
Bütün bu konuşulanlara yanıt olacak. Öyle bir dava düşünün ki kendi arabamla gidip teslim oldum. Gördüğüm manzara yerin 4 kat dibinde en ön zindanda, medeniyletle alakası olmayan bir yerde Aziz Yıldırım duruyordu. Dinç görünmeye çalışan şaşkın bir haldeyd Bir metre yerde 4 gün kaldım. 4 günün sonunda aldılar beni yukarıya. Bu tablodan zaten suçsuzluk çıkmazdı. Avukatım bana sakın heveslenme 1 yıl kalacaksın ded TFF’den de bu tablodan suçsuzluk çıkmazdı. Beni kurban edecekler diye düşünüyordum. Şekip Mosturoğlu bana sürpriz verd O gün ben bile Aziz Yıldırım’ın silahlı görüntülerini görünce ürperdim. Bu süreç böyle devam etti. Sonuçlarının böyle olacağı belliydi. Tutuklandığı zaman resimlerinin yansımasını hatırlayın. Daha önce böyle olmamıştı. Çay kahve içerken ifade verirken o 4 günü yaşadım. O 4 günü yaşamaktansa 1 yıl Metris’te yatmayı yeğlerim. O yüzden korkmuyorum cezanın onanmasından…"
 
Yıldırım: CAS bunun dışında bir karar veremezdi
 
"Ben TFF’den ceza almadım şikeci diye geziyorum. Bu iki arkadaşıma işi yaratmak için verdiler. Disiplinde oylamada yargılamayı yaparken 'etki altında yapmadık' diyen varsa gelsinler konuşalım, toplantı yapalım. Kendileri de anlatırlar zaten. CAS ceza verdi, Yargıtay da verir. O zaman hukuka ne gerek var ki? CAS bu kararın dışında bir karar veremezdi. 500 milyon Euro tazminat öderlerdi. UEFA biterdi.
 
Herkes diyor ki biz oraya gittik hiçbir şey yapmadık. En iyi savunmayı yaptık. İbrahim Akın’ı da götürdük. O da korkmadan yanıt verdi. Aslan gibi konuştu. Mehmet Ali Bilen geldi. Poliste doğru ifade verdik. Savcı çocuğun var dedi. Dediğim gibi ifade vermen gerek dedi. Bunun üzerine HSYK’ya şikayet ettim ve görevden alındı dedi… Fatih Akbaba bana "300 bin Euro’yu Aziz Yıldırım’dan aldım Mecnun Otyakmaz’a götürdüm" dersen serbest kalırsın dediler. Tamer Yelkovan’ı iteleyip kakaladılar. Her gelene Aziz Yıldırım’a suç yükleyin diye zorladılar.
 
Soru: Şike davası değil diyorsunuz. Biz de bu davayı kimin yaptığını merak ediyoruz. Bu dava size mi karşı Fenerbahçe’ye mi karşı hükümete mi karşı? Herkes biliyor ki bu operasyonun arkasındaki güç gülen cemaati mi dış güçler mi? Bu siyasi dava ise ne kadar güçlü bir oluşum ki UEFA’yı ve CAS’ı da etkiliyor.
 
Serdar Bey 2 saattir anlatıyorum yine anlamamışsın. Orası fezlekeye göre karar veriyor diyorum. Fezlekede Doğan Ercan yerine Doğan Yeşin’i dinlemiş. Adam ona göre karar veriyor. Hasan Çetinkaya yerine İsveç’teki Hasan Çetinkaya’yı dinlemişler. Seyit Kalender hayatında Karabük’e gitmemiş. Fatih Akbaba 2 yıldır Sivas’a gitmemişler. Sen anlamazsan onlar anlamazlar. Polisin fezlekesi var diyoruz. Adamlar biz bunu tanırız diyorlar. Aslına Şenes Erzik’in de TFF’nin de bizim dışımızda gidip anlatmalı. Bizim şike yaptığımıza inanıyorsa TFF gerekeni yapıyor.
 
10 sene de geçse 20 sene de geçse ölmezsem bu işin doğrusu ortaya çıkacak. Milli takım şike yapmadı mı? Ne çabuk unutuldu bunlar? Ben alacaksam kaleciyi alırım. İbrahim Akın’a mı şike yapacağım? Benim savunma yapmam içim gerçek bir karar olacak. TFF’ye göre suçsuzum. UEFA bana ceza mı verecek? TFF’ye göre bende bir şey yok...TFF tahkim kuruluna kadar karar verd. 2010-11 yılının şampiyonu Fenerbahçe dedi…Anayasa Mahkemesi bile tahkim kararını bozamaz. Tahkim kurulu kararını bozmak için uğraştılar. Kanun çıkaracaklardı 3-4 yıl önce…Yapamadılar. Kanun değişmeden tahkim kararı değişemez. Olursa öyle bir şey emrivaki olur. Kanunsuz olur…
 
Siyasi dava diyorum. Fenerbahçe’ye Aziz Yıldırım’a karşı. Bu taraf diyor ki bizden bir şey yok, diğer taraf diyor ki bizden bir şey yok. O zaman diyorum ki kontrgerilla yapıyor. Bana istediğiniz maçı sorun.Biz her şeyi anlattık. Özerl mahkeme kurulduğu için anlattığımız dinlenmedi. Dinlenmezdi. Diğer davalara da gidip bakın..."
 
Ümit Özat: Size kırgınım
 
Fenerbahçe'nin eski kaptanı Ümit Özat ise şunları söyledi:
 
'6 sene Fenerbahçe’de oynadım… Size kızıyorum… Keşke ben kaptanken şike yapsaydınız da 4 sene şampiyonluk sevinci yaşasaydım… Bu kadar gücünüz varsa bunu yapsaydınız… Herkes Fenerbahçe’nin üzerine yüklendi. Sizin şike yapmadığınızı biliyorum. 2 gün sonra ahlaktan bahsedenlerin hangi konuya alet olduklarını bir kasetten göreceksiniz… Siz Türkiye’nin en saygın iş adamlarından birisiniz…
 
Yıldırım: Öyleydim…
 
Sorunun devamı: Neden bu kadar önemli değer kayıpları yaşadınız, neden devam ediyorsunuz?
 
"90 sürecinden sonra yönetime geldiğimizde grubun tavsiye ettiği kişiler olarak geldik. Birleşik grup vakfındaydım. Zaman içerisinde içeride bunu gördük: Gruptan gelenler doğru da olsa yanlışı yapmaya mecburduk… Grup toplantısında böyle bir karar aldık diyorlardı. İnanmasak bile bunlara evet diyorduk. Hep Fenerbahçe aleyhineydi. Sonra biz bunu görüp gruptan ayrılmaya karar verdik. O dönem içerisinde bize basında saldırılar oldu. Birkaç gazeteci aynı haberleri yazınca bu yola devam edeceğiz kararı alındı. 98 yılında başkanlık sürecim başladı. Önce iş adamıydım. Bütün işlerimi bıraktım. 2001’de ilk kez şampiyon olduk… Ailem ile yaptığım görüşme sonunda başkanlığı bırakmak zorunda kaldım. Her taraftan baskılar gelmeye başladı. Mecburen geri döndüm.2011 nisanında Başbakan’a Alex ile birlikte gittiğimde bir daha başkanlık yapmayacağımı söyledim Başbakan'a... 1 sene sonra seçim vardı... TFF seçimiyle ilgili düşüncelerimi söyledim. Alex ile 5 dakika konuştu biz 1 saat bunları konuştuk. Ondan sonra hapse girince bu süreç bugüne kadar taşındı ve devam ediyor..."
 
Kendimi zor tutuyorum
 
"Biz sabırla sineye çekiyoruz. Benim de ailem var, çocuklarım var, ailem var. Çok ağır şeyler söylerim kendimi zor tutuyorum. Buraya zamk ile yapışmadım. Genel kurul ile geldim, genel kurul seçmezse giderim. Duramazsın. 1997 tarihinde Fenerbahçe kongre üyesi 6 binken 15 bine çıkmış… Lisanslı 291’den 4500 Çalışan 92 kişi şimdi 915 kişi oldu. Herkesi takip edemiyorum. Her şey benim bir bilgim dahilinde değil. Trabzonspor’a bir basketçimizi verdik. CEO bana sordu. Bir kulübe vereceğiz dedi. Verin dedim. Sonra Trabzonspor’a verdik. Trabzonlu biri çıktı dedi ki Aziz Yıldırım’a rağmen aldık. Ben istemesem nasıl alırsın. Haberim bile yok.
 
38 milyon dolara çıkmış yayın gelirimiz. Şikayetim buna. Anadolu kulüpleri kalkınsın diye sesimiz çıkmıyor. Her gittiğimiz yerde küfür yiyoruz, bilet fiyatları ortada her gittiğimiz yere de bereket götürüyoruz.
Fenerbahçe’nin nereye geldiğini kısaca herkes anlamıştır. Gelecek dönem ben ya da benden başka kim olursa olsun tüzük tadilatı yapılacak ve üye sayısı 1 milyon kişiye çıkartılacak. Fenerbahçe’nin yayın hakkı 150 milyon dolar olmalı…
 
1 milyar dolar harcamışım. 24 saat çalıştım kulüpte. Bunu ben yarattım. Her günüm burada geçti. Stat yaptım. Dereağzındaki tesislerin futbol sahasını cebimden yaptım. İlhan Ekşioğlu diğer arkadaşlar cebinden yaptı. Bir günde çıkıp demedik. UEFA’da dedik ki kulübe cebimizden para verdik bize inanmadılar. Nasıl para verirsiniz dediler. Bizi karalıyorsunuz da ben de anne baba çocuğuyum. Korkak adam değilim. Kimseden korkum yok. Hapse girmeye de korkmuyorum. Ama ben şike yapmadı İstediğiniz soruyu sorun. İbrahim Akın’a para verdiğim söyleniyor. Bulun fezlekede ya da başka yerde gidip kendimi Boğaz Köprüsünden atacağım. Ankaragücü’ne para vermişiz. Nerede bu para. 3 tane futbolcu var. 19 maçtaki şikeyi 3 futbolcu ile mi yaptık ?"
 
Görüntüleri getirin kendimi atarım
 
Sivas’a para gitti diyorlar. Sivas’a parayı elbise çantası ile mi götürürsünüz. Sivas’a Trabzon 5 milyon dolar teklif etmiş biz oraya en az 10 milyon ile gitmemiz gerek. Ve bu parayı emniyete göre arabanın bagajında bırakıp gidip uyumuşuz. Emenike’nin görüntüleri nerede kardeşim? Çıkarsınlar boğaz köprüsünden atayım kendimi. 19.01 2012'de Fenerbahçe'yi 2 yıl göndermeyip puan sileceğiz diyorlar. Verilen bütün paraları da geri alacağız sizce uygun mudur diyorlar. Siz bu belgeyi bunların eline verdikten sonra bir daha dönüp de böyle olmasını istemiyoruz şansınız var mı? Ali Koç ile Nihat Bey'i çağırdım. Anlaşma var mı dedim... Bir toplantı yapmışlar. Puan silinsin demişler ve bir anlaşma hazırlamışlar. Bu anlaşmayı TFF Ali Koç'a göndermişler. İmzalasaydı ceza alırdı diyorlar. Zaten aynı cezayı almışız. Fenerbahçe'nin namına pazarlık yaptınız...Biz bunları kabul etseydik bu kadar mücadeleye gerek var mıydı?"
 
Andreas Zalgiris: Bir suçtan 2 kez ceza verilemez
 
"Bu alışılmış bir dava değil. Bu da başka bir kulüp değil. Özellikle geçen 3 ay içerisinde uluslararası avukatlar tarafından bu dava yürütüldü. Bu dava bildiğiniz gibi 2011’de başladı. Fenerbahçe geri çekildi müsabakalardan. Bununla ilgili olarak söyleyebileceğimiz şey haziran ayında müfettişin raporuydu ve süreç başladı. Ondan sonra saatle oynanan bir satranç oyunu gibiydi. Çok basit bir nedenle CL’ye katılmayla ilgli katılım formuydu bu. CAS’a herhangi bir başvuru da bulunursa hızlandırılmış yargılama yapılacağı yazıyordu. Bu kolay bir dava değil. Gerek savcı gerek mahkeme ortamı bu davayı kolaylıkla ele alamadı. Özellikle bu gelen bir raporla başladı. 5 kişi ve kulüple ilgiliydi. UEFA’daki ilk karardan sonra davalar ikiye ayrıldı. Argümanları açıklayacağım. Ve bu argümalardan hangilerini İsviçre Federal Mahkemesi’nde kullanacağımızı açıklayacağım.
 
CAS bir karar verdi. Şimdi gerekçeli kararı yazıyorlar. Ama şu anda CAS’ın neden ve nasıl bu kararı verdiğine dair gerekçeli karar elimizde yok.
 
Bu davada son derece enterasan birden çok legal argümanlar bulduk. İkiye ayırdık. Ben özellikle hukuki bölüme değineceğim.
 
İlk bulduğumuz şey bunun ulusal bir dava olduğuydu. UEFA’nın buna bakma yetkisi yoktur ve bir yaptırım uygulayamaz. Yaptırımı açmak gerekirse UEFA bir şey olursa 1 yıllık bir ceza uygulayabilir ve ertesinde ekstra ceza uygulayabilir. Dedik ki, '2007’den sonra UEFA ulusal müsabakalara dair hiçbir yaptırım uygulayamaz.' Milan davası gibi. Sonra UEFA yasası değişti. UEFA sadece 1 yıl ceza verebilir daha sonra veremez. Çok ilginçtir ki Mayıs'ta UEFA kuralları tekrar değişti. Şimdi hem 1 yıl hem de sonraki yıllara ceza verebilirler. Artık Türkiye 2. ligindeki bir sarı karta ceza verecek mi? Umuyoruz ki yapmaz. Gerekçeli kararda bunu göreceğiz.
 
2011’de Infantino'nun yazdığı mektup, UEFA tarafından gönderilen bir deklaredir. Bu argüman son derece açık. Bu UEFA tarafından verilen bir sözdür. Bunlarla ilgili olarak UEFA aynı görüşte değildi.
 
Hukukun temel kurallarındır biridir. Bir suçtan 2 ceza verilemez. Bizim 3. argümanımız buydu. Fenerbahçe bir ceza almıştı. Argümanımızın doğru olduğuna sonuna kadar inanıyoruz. Gene bir ceza verdiler.
 
4. noktamız UEFA Disiplin kurallarında özellikle taraftarlarla olan kısım. Bir kulüp hem yönetim kurulunun hem de taraftarların yaptıklarından sorumludur. Bir yargılamamız oldu ama iki ayrı karar çıktı. Başvuru yaptık; başvurumuz üzerine duruşmadan önceki gün müfettişin cevabını alacağımızı öğrendik. Müfettiş duruşmadan bir gün önce 900 sayfa polis fezlekesinde cevap verdi. Hemen ertesi gün bir duruşma oldu. Bunun neticesinde de UEFA’nın itiraz mahkemesi bunu 2 yıla düşürdü. İlk kararda özellikle 5 maça doğrudan atıf vardı. Öbürlerine çok yüzeysel bir atıf sözkonusuydu. Ondan sonra müfettişin bir gece öne sürdüğü ek rapor polis fezlekesine dayanıyor. Özellikle 4 maç üzerine yoğunlaşmıştı. Daha sonra Tahkim kurulu 8 maç karar verdi. CAS’ın bu konuda ne diyeceğini göreceğiz."
 
Ümit Özat da katıldı
 
CAS kararı sonrası genel kurula gitme kararı alan Aziz Yıldırım, bugün basın mensupları ile yapacağı toplantıya Fenerbahçe'nin eski kaptanlarından Ümit Özat'ı da davet etti.
 
Maraton'un haberine göre bizzat Aziz Yıldırım'ın davet ettiği Ümit Özat, toplantıya katıldı. Özat, Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra ilk kez Şükrü Saraçoğlu Stadı'na gitti.
 
Bilindiği üzere, Fenerbahçe Spor Kulübü resmi internet sitesinden, Ümit Özat'ın Beyaz TV'de yaptığı eleştirilere sert bir dille cevap vermişti.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com