Böyle Siyasetçi Olmaz

Böyle Siyasetçi Olmaz
Haberturk, Fatih Altaylı'nın bugünkü yazısı...

ÖSYM bir zamanlar Türkiye’nin hiç kuşkusuz “en güvenilir” kurumuydu.
Herkes hata yapardı, ÖSYM yapmazdı.
Güven verirdi. Öyle ki, hilesiz, hurdasız, adam kayırmasız bir sınav yapılmak isteniyorsa “ÖSYM yapsın” denirdi. Başında da Altan Günalp Hoca vardı yıllarca.
ÖSYM “güvenilirlik” endeksinde TSK ile çekişirdi.
Türkiye’de bütün kurumlar gibi ÖSYM de “bahtına düşen payı” aldı.O da artık  “bizim memlekete” uygun hale geldi. Yani “evlere şenlik”.
Rezaletin, usulsüzlüğün, haksızlığın, yanlışın bini bir para.
Biz de gazetecilik işimizin gereği olarak burada yapılan ve milyonlarca gencin geleceğini
etkileyen hataları haber yapıyoruz.
ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan diye bir profesör var.
Bu adamcağız bunca hatadan, bunca rezaletten hicap duyacağına, kurumu düzeltmeye çalışacağına, bunu beceremiyorsa ki öyle görünüyor, istifa edip gideceğine ne yapıyor biliyor musunuz?
Modaya uyuyor ve “basını suçluyor”.
Biz bu haberleri reyting almak için, okunmak için yapıyormuşuz.
Zannedersin ki, ortada bir rezillik, bir hata yok da biz yalan yazıyoruz.
Hayır. Tam aksine yazılanların hepsi doğru. Hatta az bile yazılıyor.
Siyasi gündem yoğunluğundan bu büyük rezalet hak ettiği yeri bulmuyor bile gazetelerde ama
Yarımağan’a göre “biz suçluyuz”.
Çünkü bu ülkede rezalet yaratmak ayıp değil, ama rezaleti yazmak ayıp. Ayıp ne, daha beteri
suç.
Aynı evde oturan 20 kişi aynı puanı almış, satırı satırına.
Yarımağan’a göre burada bir acayiplik yok.
Ama bizim yazdıklarımız acayip. Allah aşkına siz söyleyin.
Acayip olan kim?


Ali Tezel ve TRT

Ali Tezel köşesinde yazınca bir daha vurgulamak gereğini görmedim ama bakıyorum da kimseden ses seda çıkmıyor.
Bu kadar mı sağır, bu kadar mı vurdumduymaz bu ülke.
Okudunuz mu bilmiyorum.
Bizim Ekonomi yazarımız, Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel'i TRT'den ararlar.
Bir görüş almak için randevu isterler. Türkiye'nin konularında uzman isimlerinden belirli konularla ilgili görüş alınacaktır, Ali'den de Sosyal Güvenlik'le ilgili konuşması istenmektedir.
TRT'den gelirler kameralarla.
Ali Tezel'den istedikleri şudur: "Yeni Anayasa, işçilerin birden fazla sendikaya üye olmasının önünü açmaktadır."
Ali, TRT'den gelenlere şöyle der: "Doğru. Bunun önünü açıyor
ama bu iyi bir şey değil ki, ben bunun iyi bir şey olmadığını da söylerim."
TRT'den gelenler, "Hayır, onu istemiyoruz. Sadece bu cümleyi söyleyeceksiniz. Yeni Anayasa işçilere birden fazla sendikaya üye olma imkânı sağlayacak diyeceksiniz. Başka bir şey istemiyoruz" derler.
Bunun üzerine Ali Tezel, "Ben onu söylemem" der.
TRT ekibi de çekim yapmadan gider.
Tabii yine de gelen TRT ekibine teşekkür etmek lazım.
Çünkü Ali Tezel'e bunu söylemeyip, sonra konuşmayı kesip yapıştırarak böyle bir cümle çıkarabilirlerdi.
En azından bunu yapmamışlar.
Türkiye'nin özerk, tarafsız resmi televizyon kurumu bu.
 

En yakışıksız siyasetçi kim

"Türkiye'nin bugünlerdeki en yakışıksız siyasi figürü kim?" diye bir soru sorsam, ne yanıt verirsiniz?
Tahmin edebiliyorum. Hepiniz kendi siyasi görüşünüze ters olan birinin adını verdiniz içinizden.
Iıh.
Ne o, ne de öbürü. Diğeri hiç değil. Bugünlerde Türkiye'nin en yakışıksız siyasi figürü, hiç tartışmasız Necmettin Erbakan.
Partisinin paralarını cebe indirdiği için suçlandı.
Yargılanıp mahkûm oldu.
Hapse girmesi gerekiyordu.
Eski öğrencilerinden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından sağlık gerekçesiyle affedildi. Yatmadı. Zaten yatsın da istemedik doğrusu. Sağlığı gerçekten bozuk gibiydi. Yaşı zaten 90'a dayanmıştı.
Bir de para vardı ödemesi gereken. Ödememek için elinden geleni yaptı. Sonunda mecbur kaldı. Şimdi ödeyecek. Az uz değil, 16 trilyon.
Nereden o kadar parası varsa
ödüyor. Hadi o da mühim değil diyelim.
Ya şu siyasi ihtirasına ne demeli. Sağlığı bozuk diye hapse girmedi ama hâlâ siyasette şan, unvan peşinde.
Partinin başına Numan Kurtulmuş gibi herkesin sevdiği, beğendiği, saygı gösterdiği düzgün bir adam geçmiş.
Necmettin Erbakan bunu kabul edemiyor. Adamın yemeklerini bastırıyor, olaylar çıkarttırıyor. Açıkça terör estiriyor.
Ben de bu doymak bilmez ihtiras karşısında söylemem gerekeni söylemiyorum.
Sadece, "Ayıptır ayıp. Milletten utanmıyorsan, yaşından utan" diyorum.

Ne zaman adam oluruz?
Bir babanın bırakacağı en iyi mirasın, saygın bir isim olduğunu en azından yaşlananlar hatırladığı zaman.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com