Bu da mı rant değil?..

Bu da mı rant değil?..
Yurt Gazetesi’nin ekonomist yazarı Mustafa sönmez, ‘yandaş gazetelerin en haslarından’ şeklinde tanımladıkları Star Gazetesi yazarı, “rant nerede, göremiyorum” diyen Elif Çakır’a cevaben ‘bu da mı rant değil’ dedirten bir yazı kaleme aldı.

Mustafa Sönmez, Elif Çakır’ın fotoğrafı üzerinden, dindar bir kadın imajı çizmeye çalıştığını belirterek, 'Allah korkusu vardır' herhalde temennisinde bulunuyor ve ardından “her devlette rant olur ama rantların parti yandaşı sermayeden yana yontulduğunun zirve yaptığı devir, AKP rejimi devridir” diyerek ardı arkasına sıralıyor Elif Çakır’ın gözünden kaçan(!) rantları.

Ekonomist olan ve rant konusuna fazlasıyla vakıf olduğunu bildiğimiz yazar Sönmez, herhalde Elif Çakır rantı görmekte zorlanmasın diye olacak ki; sektör dışına çıkmayarak, daha çok yakın dönemde ‘medya’ üzerinde oynanan oyunları, el değiştirmeleri ve kıyımları sırasıyla ele alıyor..

Bu el değiştirmeler ile dev ihaleler arasındaki ilişkileri “medya sefaleti” tanımlamasıyla gözler önüne sererken, Elif Çakır’ı da şu sözlerle basit bir araştırmacı gazeteciliğe davet ediyor: “Çalık Holding’in 10 yıl önce ve 10 yıl sonraki servetinin, holding bilançosunun bir dökümünü yapmaya cesareti var mı?”

İşte o yazıdan çarpıcı bölümler:

Yandaş gazetelerin en haslarından Star’ın 21 Temmuz tarihli köşe yazılarından biri Elif Çakır imzalı ve başlığı da hayli dikkat çekiciydi; “Devlet rantını yiyen Gülen cemaati değil”... Tartışma malum; Gülen cemaati ile RTE kanadının arası şeker renk ve her fırsatta masanın altından tekmeler savruluyor. Son kavga devlet rantları üstüne. Kısaca “nurjuvazi” diye etiketlenen İslamcı sermayenin AKP rejimi ile hem merkezden, hem yerel yönetimler, TOKİ üstünden dağıttığı rantlarla palazlandığı biliniyor. Her ne kadar Elif Çakır hanımefendi, yok böyle şey, demeye getirse de…

Kavgaya sebep, Cemaatin kurumsal yüzü Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Başkanı Cemal Uşşak’ın Radikal’de yer alan demeci; Uşşak, “Bizim arkadaşlarımız, çevremiz, o rant yiyen kesimde yoklar. Düşünüyorum, bakıyorum, biliyorum, yoklar” diyor. Bu demeç, zımnen, evet birileri var rantı götüren ama onlar Gülenciler değil, demeye getiriyor. Star yazarı da bu demeci, “Kışkırtıcı, oldukça töhmet altında bırakan, dışlayıcı, suçlayıcı” olarak değerlendiriyor ve infialini dillendiriyor; “Haydaaaa” diye…  Dönüp soruyor Gülenci Uşşak’a, neden ayrıştırıcı bir dil kullanıyorsun, haydi söyle kimlermiş rantçılar, diye sıkıştırıyor…

Türkiye’de kayırmacılığın, rantların parti yandaşı sermayelerden yana yontulduğunun zirve yaptığı devir,  AKP rejimi devridir. Bunu öncekiler de yapardı, AKP fütursuzca yapıyor.
Hiç öyle TOKİ’leri, enerji lisanslarını, 50 milyar doları bulan özelleştirmeleri vs. yi eşelemeye gerek yok, hepimizin gözünün önünde yaşananları,  medyadaki el değiştirmeleri koyun önünüze, kayırmacılığın, rant aktarıımının, al takke-ver külahın en âlâsını, en hayasız ve göze sokulanını görürsünüz. Bayan Elif Çakır, Sabah-ATV’nin ihalesiz, devlet bankası kredileri ve Katar sermayesi desteği ile RTE’nin damadıının yönettiği Çalık Holding’e gözümüzün önünde nasıl devredildiğini ve bunun RTE’ce defalarca nasıl savunulduğunu bilmez mi? Aynı Çalık’ın 10 yıl önce ve 10 yıl sonraki servetinin, holding bilançosunun bir dökümünü yapmaya cesareti var mı?

Daha geri gitmeye ne gerek var; Haziran ve Temmuz aylarında medyada yaşananlara bakın, rant temelli al gülüm ver gülümün yeni çarpıcı örnekleri yaşanmadı mı?  Aracı yine TMSF, yani mevduat sahiplerinden kestiği primlerle bankacılık sisteminin sigortası olması gereken devlet kurumu. Ama bu kurum daha çok, medyada eldeğiştirmelerin çöpçatanı olmarak biliniyor. Batık bankalardan devlet alacağını, onların şirketlerine el koyarak yapıyor. Elkonulan şirketlerin içinde büyük medya kuruluşları varsa, TMSF, hemen RTE’nin ağzına bakıyor ve medya kuruluşunun kime gideceği oradan gelen işaretle gerçekleştiriliyor.

Ciner’in devletten aldığı enerji ve maden lisansları, kaşı gözü için mi verildi ve sürdürülüyor? Bu kadar borazanlığın karşılığı daha neler var, ortaya çıkar yakında. Aynı şey Üçüncü Havalimanı macerasına sokulan Cengiz İnşaat için geçerli. Borazanlaştırılan medyaların bedeli, çeşitli kayırmalar, rant aktarımları olarak bunlara geri dönecektir. Bu arada Doğuş’un da hakkını yemeyelim. Özelleştirmeden Araç Muayene’yi alan, Ümraniye metrosu işini alan, son olarak Galataport’u alan Şahenk Ailesi, NTV’,Cnbc-e yi, Star’ı RTE’nin emrine vermiş, çok mu? Demirören Milliyet’i, Vatan’ı, kağıttan boru yapmış çok mu? Rant mı dediniz, Çakır hanım? Yoktur demeyin; vardır, herkes veriyor, herkes alıyor, Allah da biliyor, deyin. O zaman doğruyu söylemiş olursunuz…
(KKE)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com