Bu nasıl sözlük?

Bu nasıl sözlük?
İlköğretim okulu öğrencilerine dağıtılan Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü, velilerin büyük tepkisini topladı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın İlköğretim okulu öğrencilerine dağıttığı Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü velilerin büyük tepkisini topladı.
 
İnkılap Yayınları’ndan çıkan Ömer Asım Aksoy imzalı Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü’nün 400. sayfasında bulunan 2080 numaralı deyim, velileri ve öğretmenleri ‘ilkokul öğrencisine nasıl açıklanır?’ diye düşündürdü.
 
2080 numaralı deyim şöyle: “On beşindeki kız, ya erde gerek ya yerde”
Deyimin açıklaması: “Kız 15 yaşına ulaştı mı evlendirilmelidir. Evlendirilmezse anneyi, babayı güç durumda bırakacak çok üzücü olaylar çıkabilir. Böyle olacağına kızın ölmesi daha iyidir”.


 
Velilerin büyük tepki gösterdiği İnkılap Yayınevi ise konuyla ilgili bir açıklama yaptı ve “Üzerine spekülasyonlar yaratılarak eleştirilere maruz kalan eser, Türkiye’nin en değerli dilbilimcilerinden Ömer Asım Aksoy’un kaleme aldığı bir sözlüktür. Sosyal medyada yayılan spekülasyonları üzülerek takip etmekteyiz.” denildi.
 
İnkılap Kitabevi’nin açıklaması şöyle:
Sözlükler yaşayan dili belgeler, tarihi kayıtların oluşturulmasına yardım eder.  Onaylamaz, yargılamaz, taraf tutmaz, olumlamaz. Sözlükler nesnel eserlerdir.
 
Sözlükler derleyicilerinin, dilbilimcilerin, yayıncıların görüşlerini yansıtmazlar. Yansıtması da düşünülemez.
Atasözleri, TDK Türkçe Sözlük’e göre şöyle tanımlanır: Uzun deneme ve gözlemlere dayanarak söylenmiş ve halka mal olmuş öğüt verici söz.
Buradan da anlaşıldığı üzere tekrar etme gereği duyuyoruz:  Bahsi geçen sözlük, 1927’den bu yana Türk kültür dünyasına sayısız eser kazandırmış inkılâp Kitabevi’nin ya da sözlüğü hazırlayan Sayın Ömer Asım Aksoy’un kişisel görüşlerini hiçbir şekilde yansıtmaz, yansıtması da düşünülemez.
 
1941–1976 tarihleri arasında Türk Dil Kurumu’nun yönetim kurulu üyeliğini de yapmış önemli bir dilbilimci olan Saygıdeğer Ömer Asım Aksoy, bir dilbilimciye yakışır biçimde tarafsızca atasözlerimizi ve deyimlerimizi derlemiş, hangi anlamlarda kullanıldıklarını eserinde belirtmiştir.
1993 yılında aramızdan ayrılan Sayın Ömer Asım Aksoy, söz konusu eserin Giriş Bölümü’nde, bugünleri ve olası tartışmaları öngördüğünü gösterircesine, o zamandan bugüne cevap vermiş ve şöyle yazmıştır:
 
“Halk arasında kullanılan sövgü sözleri ile açık saçık ve edep dışı sözler de konumuzla ilgilidir. Bunların kimisi deyim ya da atasözü niteliğinde zekice bulunmuş, güzel örgülü sanat ürünleridir. Ancak, kitaplara geçirilip geçirilmemeleri zaman zaman tartışma konusu olmuştur. Dilde var oldukları yadsınamayan bu sözlerin kitaplara geçirilmesini doğru bulmayanlar, bir ahlak titizliği göstermekte, özellikle bunları okuyacak çocukları düşünmektedirler. Kitaplara geçirilmesini savunanlar ise: ‘bilimde ayıp ve utanma olmaz. Bunları kitaplara geçirmemek bilimdışı davranıştır. Dil gerçeği gizlenmemelidir. Biz istediğimiz kadar gizleyelim; o, yayılıp söylenmek akımından öteki sözlerimizden beri kalmıyor’ demektedirler. Her iki görüşü de anlayışla karşılamak gerekir.” (Ömer Asım Aksoy, Atasözleri Sözlüğü 1, Sayfa 55)
 
İnkılâp Kitabevi 1927 yılından bu yana temel insan hak ve özgürlüklerine riayet eden, ilkeli ve saygın bir yayıncılık politikasını bugüne taşıyan bir yayınevidir. İnsanları etnik köken, din, mezhep farklılığı, cinsiyet ayrımı ve farklı politik tercihlerine göre sınıflandıran bir yayıncılık politikamız hiçbir zaman olmamıştır, olmayacaktır.
 
Bu konuda yayınevimiz adına tüm hukuki haklarımızı koruyacağımızı ve tazminat haklarımızı saklı tuttuğumuzu, kamuoyuna, okurlarımıza ve Sayın Basın Mensupları’na beyan ederiz.
 
Ömer Asım Aksoy’un vârisleri olan Esin Aksoy ve Süha Şevket Aksoy’un konuyla ilgili açıklaması ise şöyle:
Babamız Ömer Asım Aksoy’un Atasözleri Sözlüğü ilk kez 1965 yılında dönemin Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanmıştır ve birçok kuşağın başvuru kitabı olmuştur, olmaktadır.  Kitap, adı üstünde bir sözlüktür, bir dilbilim çalışmasıdır. Cinsiyetçi ve ırkçı atasözlerinin, deyimlerin varoluşu hiçbir şekilde Ömer Asım Aksoy’un hayata ve insanlara karşı duruşunu yansıtmamaktadır. Önemli olan tarihimiz ve kültürümüzdeki karanlıkların su yüzüne çıkartılmasıdır. Bunun yolu klasikleşmiş dilbilim çalışmalarında tahrifat yapmak değil, tarihi ve kültürel belleğimizdeki cinsiyetçi ve ırkçı içeriklerle hesaplaşmaktır.(SBK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com