Büfeci cinayetinin sanığı: 'Vicdan azabı çekiyorum'

Büfeci cinayetinin sanığı: 'Vicdan azabı çekiyorum'
Bursa’da "yağma" suçundan tutuklu bulunduğu Tekirdağ Yarı Açık Cezaevi’nden firar ettikten sonra Bursa’da üçüncü cinayetini işlediği iddia edilen sanığın yargılanmasına başlandı.
Vicdan azabı duyduğunu söyleyen sanık, “Keşke yapmasaydım” diyerek kendini savundu. Oğlunun, otomobilinin anahtarını vermediği için öldürülmesinin çok saçma olduğunu söyleyen gözü yaşlı anne ise adliyeyi feryatlarıyla inletti.
 
Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “kasten adam öldürmek ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar Kanunu'na muhalefet" suçlarından müebbet ve 3 yıla kadar hapsi istenen 35 yaşındaki Ü.Ç., ilk kez hakim karşısına çıktı. Daha önce iki ayrı cinayetten hüküm giydikten sonra yağma suçundan girdiği Tekirdağ Yarı Açık Cezaevi’nden kaçıp Bursa’da büfe işletmecisi 31 yaşındaki Ahmet Girgin’i tabancayla öldürmekle suçlanan tutuklanan Ü.Ç., yazılı savunma yaptı. Mahkemeye 3 sayfalık bir dilekçe sunan Ü.Ç., sakin tavırlarıyla dikkat çekti.
 
“ONU ÖLDÜRMEK İSTESEM BUNU DAYAK YEMEDEN ÖNCE YAPARDIM”
 
Olaydan bir hafta önce Bursa’daki çocukluk arkadaşı A.A.’nın yanına geldiğini söyleyen Ü.Ç., “Olay günü arkadaşımla birlikte sabaha kadar eğlendik. Sabah saatlerinde Akhisar’a gitmek için arkadaşım A.A., komşusu olan maktul Ahmet Girgin’den arabasını istedi. O da izin verince ben araya binip üzerini değiştirmek için yukarı çıkan arkadaşımı beklemeye başladım. Bu sırada yanıma gelen maktul Ahmet Girgin, nereye gideceğimizi sordu. Akhisar’a gideceğimizi söyleyince, ‘A.A. bana yalan söyledi. Arabadan in’ dedi. Onu uyarmama rağmen bana hakaretler yağdırıp tekme ve yumruklarla saldırmaya başladı. Neye uğradığımı şaşırdım. Çıldırmış gibiydi. Sürekli küfürler ediyordu. Kravatımı sıkınca boğulacağımı zannettim. Elinden kurtulunca koltuğun yanına düşen silahı nasıl aldığımı, nasıl ateş ettiğimi bilmiyorum. Öldürmek istesem bunu dayak yemeden önce yapardım” dedi.
 
Cinayetin ardından olay mahallinden uzaklaştığını ve kendisini almaya gelen polislere teslim olduğunu kaydeden Ü.Ç. “Aramızdaki kavga anı, olay yerindeki güvenlik kameraları incelendiğinde görülecektir. Bu olayın affedilecek bir yanı yok. Vicdan azabı çekiyorum. Keşke yapmasaydım ama oldu. Çok pişmanım” diye konuştu.
 
“LASTİK PATLADI SANDIM, MEĞER OĞLUM VURULMUŞ”
 
Duruşmaya müşteki olarak katılan maktulün annesi A.G. ise olay gününü anlatırken gözyaşlarına boğuldu. Cinayetin otomobil yüzünden işlenmiş olabileceğine ihtimal vermediğini söyleyen A.G., “Olay günü duyduğum patlama sesi üzerine marketten dışarı çıktım. Bir otomobilin tekerleğinin patladığını sanmıştım. Olay yerine gittiğimde oğlum kanlar içerisinde yerde yatıyordu. Komşumuz olan A.A. oğluma bir arabanın çarptığını söyledi. Ben bu olayın arkasında başkalarının da olduğunu düşünüyorum. Bunların bulunarak adalete teslim edilmesini istiyorum. Bu sanık asılsa bile benim içimi rahatlatmayacaktır. Babaları ölen iki torunumla ortada kaldım. Onlara, ‘Babanız otomobilin anahtarını vermediği için öldürüldü’ desem bana asla inanmazlar. Benim için önce Allah, sonra sizsiniz. Bir yavrum vardı. Artık kimsem kalmadı” diyerek gözyaşı döktü.
 
Maktulün eşi D.G. de sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Ben de olayın arkasında başkalarının olduğunu düşünüyor ve bunların bulunmasını istiyorum” dedi.
 
Şahitleri dinleyen mahkeme, duruşmayı eksiklerin giderilmesi için erteledi.
 
Duruşma çıkışında adliye koridorları annenin feryatları ile inledi. Yakınları tarafından teselli edilmeye çalışılan gözü yaşlı anne, “Adalete güveniyorum. Bu acı hiçbir şeye benzemez. Ben evladımı kaybettim. Adalet yerini bulsun. Yüreğim yanıyor” diyerek feryat etti.(SNK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com