Bülent Arınç Nazım Hikmet'in şiiriyle camii açtı

Bülent Arınç Nazım Hikmet'in şiiriyle camii açtı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstiklal Caddesi'nde restorasyonu biten Hüseyin Ağa Camiinin açılışına katıldı. Bülent Arınç'ın Nazım Hikmet'in camii için yazdığı şiiri okurken bazı yerleri 'galiz' bularak atlması dikkatlerden kaçmadı.

Açılış töreninde konuşan Bülent Arınç, Nazım Hikmet'in, Ağa Camii için yazdığı şiirin bir bölümünü de okuyarak, şiirin yazarının Nazım Hikmet olduğunu öğrendiğinde kulaklarına inanamadığını belirtti. Arınç, "Emin olmak istedim. Arkadaşlarımdan da rica ettim, 'Ciddi bir şey söylüyorsunuz, bana böyle bir şiir verdiniz. Gerçekten bu şiirin yazarı o kişi midir?' diye sordum. Araştırdılar, aradılar, taradılar, bana bu şiirin o şahsa ait olduğunu söylediler.

Tam cuma vaktinde bir şiirin bir bölümünü okumak istiyorum" dedikten sonra Nazım Hikmet'in "Havsalam almıyordu bu hazin hali önce/Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce/Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım; Allah'ımın ismini daha çok candan andım/Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen/Böyle sokaklarda ki, anası can verirken/Işıklı kahvelerde kendi öz evladı var/Böyle sokaklarda ki, çamurlu kaldırımlar" dizelerini okudu.

Şiiri okumayı bırakarak, bir beyitini atlayacağını belirten Arınç, bunu da, o beyitte "galiz bir kelime" olduğu için yaptığını kaydetti. Arınç, şiirin, "En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini/Üstünde aşüfteler yükseltiyor sesini" şeklindeki bölümü atlayarak, şiire "Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,/Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor/Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu,/Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu" diyerek devam etti.

Tekrar ara veren Arınç, "Beyoğlu için bir tabiri var ona atfederek okuyayım" dedikten sonra şiiri "Bu imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen/Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen/Ey bu caminin ruhu: bize mucize göster/Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer" dizeleriyle tamamladı.

20 YAŞININ BAHARINDAKİ NAZIM HİKMET

Arınç, Nazım Hikmet'in bu şiiri 1921'de yazdığını ve Hikmet'in 1902 doğumlu olduğunu ifade ederek, "20 yaşındayken bu şiiri içinden, gönlünden ne geçiyorsa öyle yazmış. Nazım Hikmet'in macerasını biliyorsunuz. Yıllarca Türkiye'de cezaevinde kaldı, sonra kaçtı Rusya'ya sığındı.

Orada hayatını kaybetti. Ben Meclis başkanıyken Moskova'da mezarlığı ziyaret ettiğimde, kabri başında, o muhteşem şiirlerinden bir demet okumuştum. Türk vatandaşlığından da çıkarılmıştı ama hükümetimiz 2009 yılında Nazım Hikmet'i tekrar Türk vatandaşlığına aldı. Ben burayı görmeseydim ya da önceden görseydim, 'Bu şiir Nazım Hikmet'in mi?' diye sorardım ama şimdi sormam.

Neden biliyor musunuz ? Burada Ağa Camisi var, burada Nazım Hikmet var. İkisi bir araya geldiğine göre demek ki, bu şiir onundur. Ona da Tanrı'dan rahmet dileyelim. Değerli dostlar hayat böyle. Kimin nerede ne duygular düşünceler içinde kalacağını hiç kimse bilemez.

Rabbimiz 'Her çocuk, İslam fıtratı üzerine doğar sonradan başka şeyler olur' diyor. Hepimizin gençliğimizde taşıdığımız o güzel duyguları zaman zaman şiirlere aksettiren, çok güzel insanlar gördük. Bu insanlardan birisinin de daha 20 yaşının baharında Ağa Camisi için gönlünden geçenleri yazdığı bu şiirini burada okumak da kısmet oldu" diye konuştu.

KURTULUŞ SAVAŞI'NDA YAZILAN ŞİİRLE AÇILIŞ

Bu arada Nazım Hikmet'in söz konusu şiiri, Kurtuluş Savaşı döneminde Beyoğlu'nun Yunan bayraklarıyla donatıldığını görmesi üzerine Ağa Camii'nin avlusuna girerek, yazdığı biliniyor.

RESTORASYONUN UZAMA SEBEBİ
Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem de, restorasyonun uzadığı yönündeki eleştirileri hatırlatarak, restorasyonu yapılacak eserler hakkında tam olarak ne yapılacağını ve bunun ne kadar süreceğini ancak öngörebildiklerini ve başlangıçta bu konuda tam bir öngörüde bulunamadıklarını kaydetti.

Caminin restorasyonunda da aynı durumun söz konusu olduğunu belirten Ertem, "Hangi tarihi eserin restorasyonu işine girsek, önceden tahmin edemediğimiz durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu, bir proje değişikliğini gerektiriyor, maliyet artışı ve zaman değişikliğine neden oluyor.

Demirören ailesiye ilk görüştüğümüzde maliyet olarak 1 milyonun üzerinden anlaşma sağlanmıştı. Çünkü öngördüğümüz şey 1 milyon liralık bir keşifti. Ancak sıva altına girince gördük ki, 1900'lü yılların başında yapılan uygulamayı kaldırıp, orjinaline dönmek gerektiğini kestirdik ve bu da maliyet artışına sebep oldu. Tekrar kendileriyle görüştük ve sağolsun kendileri bunu karşılayabileceklerini söylediler. Restorasyon da bu sebeple uzadı" dedi.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören ise, aile olarak sosyal yardımlara çok önem verdiklerini belirterek, "Bizim için kazandıklarımız değil, göçtüğümüz vakit bu ülkeye bıraktıklarımız çok daha önemli. Onun için bu proje bugüne kadar yaptıklarımızın manevi olarak en önemlisi. Beyoğlulular'ın rahat bir şekilde ibadet edeceği camimizin herkese hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu.

Galatasaray Ağası Şeyhülharem Hüseyin Ağa tarafından 1594 yılında yaptırılan Hüseyin Ağa Camisi'nde restorasyon çalışmaları Demirören Holding sponsorluğunda, İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürlüğü kontrolünde, 20 Nisan 2012 tarihinde başlamıştı.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com