Büyük Oynuyor

Büyük Oynuyor
Kayserispor Teknik Direktörü Şota Arveladze 'Bu sezon zor ancak yeni sezonda şampiyonluk hayal değil' dedi...

Gürcistan'ın Tiflis kentinde doğdu; Sonra Trabzonsporlu oldu. Fakat kişiliği, samimiyeti ve attığı birbirinden muhteşem golleriyle taraflı tarafsız herkesin gönlünde taht kurdu... Şota Arveladze, sezon başında Kayserispor'a geldiğinde açıkçası bu kadar başarılı olacağı kimsenin aklının ucundan bile geçmiyordu. Genç teknik adam, mütevazı bütçesine rağmen Sarı-Kırmızılı camianın desteğiyle 2 dev Beşiktaş ve Galatasaray'a şimdiden 10 puan fark attı. Şota ile Kayseri'de Kahve-Rengi isimli Cafe'de buluştuk, ona Kayserispor, Türk Futbolu ve hedeflerini sorduk. Yaklaşık 3 saat süren söyleşide idari menacer Süleyman Hurma ve Şota'nın çok güvendiği iki yardımcısı van der Lem ile Jambor da hazır bulundu. İşte 'Kral Şota'nın gündeme damgasını vuracak açıklamaları...

-Kayserispor maceran nasıl başladı?

Biliyorsunuz Louis van Gaal'ın yanında başladım ve yardımcılığını üstlendim. Van Gaal, Bayern Münih'e giderken beni yanında düşünmedi. Daha sonra AZ'nin başına Dick Advocaat geldi. Fakat kısa süre sonra o da ayrıldı. Bana Rusya'ya giderken yardımcılık teklif etti. Ancak ben milli takımı hiç düşünmedim. Çünkü günlük heyecan istiyordum. Kayserispor çok cazip bir teklif sunduğunda daha da heyecanlandım. Şehire ve kulübe bakmadan önce, bize sunulan seçenekler ilgimi çekti. Kayserispor'u AZ'ye benzetiyorum. Burada belki kısıtlı imkânlar var, büyük takımlarda olduğu gibi müthiş bir bütçe yok, ancak büyük oynamak isteyen bir ekip var. Kayserispor Yönetimi benden ne istediğini söyledi, inandığım için ben de teklifi kabul ettim.

-Ekibinle geldin. Onları bize tanıtır mısın?

Gerhard van der Lem'i zaten dünya tanıyor. Louis van Gaal'ın uzun süre yardımcılığını yaptı. Kazanılacak her şeyi kazandı. Müthiş tecrübeli. Barcelona ve Ajax'ta görev yaptı. Onun mutlaka benimle olmasını istedim. Bana güvendiği için Türkiye'ye geldi. Oyuncular ile arası çok iyi, herkes onu seviyor. Herkes ondan bir şeyler öğreniyor. Ben dahil... Laszlo Jambor'un görevi ise farklı. Uluslararası arenada onun görevi Performance Developer (Performans geliştirici). Bilimsel olarak futbolcuların performanslarının yükselmesini
sağlıyor. İyi bir ekip oluşturduk.

-Geriye baktığında umduğunu buldun mu?

Burada çok mutluyum. Yavaş yavaş istediklerimizi ortaya koyabiliyoruz. Öğrenmek isteyen bir takım var elimde. Yönetim ve idari menacerimiz sezon başında olmasa bile (Gülerek) sezon ortasında çok iyi bir takım kurdu. Kayserispor'u ben bir bisiklete benzetiyorum. Bu bisikletin en sağlam ve en hızlı şekilde yoluna devam etmesini sağlamak bizim görevimiz. Umarım sezon sonu bu kulübe yakışan bir yerde oluruz.

-Hiç mi şikayetin yok?

Tabii ki bazı konular var. Ortalaması genç bir takım olduğumuz için herkesin her an hazır olmasını bekliyorum ve bu zaman zaman sıkıntı yaratıyor. Mesela maçlarda forma şansı bulamayan oyuncuları A2 takımına gönderiyorum. Çünkü zaten hafta içi fazla antrenman şansı bulamıyorlar, bir de maç eksiği olunca hazır hale gelemiyorlar. Ben de A2'de maç ritimlerini yitirmemelerini sağlıyorum. Ancak bazı oyuncular bunu kendilerine yediremiyor. Onlara ceza verdiğimi düşünüyorlar... Ama kardeşim, sen zaten para alıyorsun. Haftada 2-3 idman yaptıktan sonra maç da oynamazsan boşuna para alıyorsun anlamına geliyor. Mesela bu örnekle ilgili Furkan müthiş bir gelişim kaydetti ve A2'de sürekli oynayarak formda kalmayı başardı. Furkan hiç yadırgamadı ve profesyonelce davranıp formasına kavuştu. İngilizce'de güzel bir terim vardır; go, sleep, come and play... (Git, uyu, gel ve oyna...)

-Türk Futbolu'yla Avrupa Futbolu arasındaki fark ne?

Burayı yaklaşık 15 yıl önce terk etmiştim ve şu an fazla bir gelişim olduğu söylenemez. Futbolda kurumsallaşma anlamında yeni bir şeyler bekliyordum, ancak maalesef çok pozitif konuşamıyorum. Türkiye'de herkes futbola 'dünyada daha önemli başka bir şey yokmuş' gibi bakıyor. Futbol taraftarı bu oyunu sanki casinoda bir rulet masası gibi görüyor. Sonuç her zaman ya kırmızı olacak ya siyah. Siyah geldiğinde de “Bak ben siyah geleceğini söylemiştim” diyebiliyor insanlar. Yönetici ve futbolcu profilinde büyük bir ilerleme olduğunu söyleyemem. Kendini geliştiren oyuncular var. Onlara haksızlık yapmak istemiyorum, ancak mental olarak futbolcuların performanslarının çok arttığı kanısında değilim. Türk Futbolu'ndaki tek büyük değişim hakemler konusunda olmuştur.

FANATİK

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com