'Çağdaş Sanat' bir boks maçı gibidir

'Çağdaş Sanat' bir boks maçı gibidir
Mizah dozu yüksek 'disiplinler aşırı' işleriyle tanınan Genco Gülan, 'İsimsiz' başlıklı sergisiyle Ekav'a konuk oluyor.

Genco Gülan, alışılmışın dışında bir sanatçı. Oldukça renkli, bir o kadar iddialı, ‘kavramlar’a sığmayan biri. Bitmez tükenmez heyecanıyla sizi bir anda etkisi altına alıyor. İşleri sıkıcı ve asık suratlı değil, aksine mizah dolu. Oldukça üretken, sanki bir fikir makinesi.

Ancak kendisi az bile ürettiğini düşünüyor. Her fırsatta dünya müzelerine girmek için daha çok çalışması gerektiğini vurguluyor. Onunla Ekav Sanat Galerisi’nde açılan ‘İsimsiz’ sergisi vesilesiyle bir araya geldik. Kendi deyimiyle ‘kişisel bir karma sergi’ olan ‘İsimsiz’i dolaşırken çalışmaları üzerine konuştuk.

Sizinkisi her konuda yetkin olma iddiası mı?

Bir senfoni yazmaya kalkışmak ya da tiyatro festivalinde yönetmenlik yapmak, bunlar hep iddialı işler. Nasıl bir sistematiğiniz var iş üretirken?Ben yaptığımı ‘fikir sanatı’ olarak tabir ediyorum.

Yaptığım işi de ‘disiplinler aşırı’ olarak tarif ediyorlar. Dünyada benim gibi çalışan birçok sanatçı var. Türkiye ’de olmaması da benim kabahatim değil. Benim uzmanlığım da fikirlerin kolaylıkla farklı mecralara dönüşmesi. Girdiğim alanlarda, çalışmak istediğim konuda belli araştırmalar yapıp; yine o konuda yetkin insanlarla çalışmaya özen gösteriyorum.

Hazır nesneler işlerinizin olmazsa olmazı. Hazır nesnenin işlerinizdeki önemini nasıl tarif edersiniz?

Çok önemli. Birçok işimde hazır nesne var. Hatta atıf yaptığım birçok parçaya da hazır nesnelere yaklaştığım gibi yaklaşıyorum. Süpermarketi gezerken de en az bir müzeyi gezer gibi dikkatliyim. Orada bulduğum bulabileceğim bir nesne bana, en az müzede bulabileceğim bir fikir kadar faydalı olabiliyor. Tabii bunların süreçleri var.

Mesela Artmatik deterjanını hazır bulunmuş nesne haliyle daha önce sergilemiştim. Ancak ürünü markette bulduktan sonra sergilemeye karar vermem iki sene aldı. Fikrin olgunlaşması iki sene düşünmemi ve başka yapıtlar ürettiğim bir süreci gerektiriyor ki o kendine güven ve düşünsellik yerine varsın.

Bana göre bu sergide pek çok işin temelinde bir yapıbozum var.Yapıbozum yaptığımın farkındayım fakat bunları yapıbozum yapayım diye yapmıyorum. İşler üretim sürecinde o şekilde ortaya çıkıyorlar. Yapıbozum yapmanın da avantajları olduğu gibi dezavantajları var.

Bu yöntemi kullanmak bana birtakım özgürlükler tanıyor. Fikirlerimi daha rahat ifade etmemi sağlıyor. Bu şekilde seyirci ile de daha rahat iletişim kurabiliyorum. Yapıtlara birkaç ayrı katman sağlayarak farklı kitlelerle konuşabilmemi sağlıyor.

Popüler kültür öğelerini fazlasıyla kullanıyorsunuz. Kendinizi pop art’la ilişkilendirir misiniz?

İşlerimde pop art var ama klasik de var. Çağdaş sanatı da sorguluyorum. Yani sistematik sorgulamaya gidiyorum. Mesela bir işimde ‘happy museum’ deniyor. ‘İsimsiz’i kurgularken de büyük bir müze olarak düşündüm.

Müzeden kastım Metropolitan gibi bir müze. Çünkü böyle bir müzenin içinde Antik döneme ilişkin de referans bulursun, Uzakdoğu’ya dair referans vardır, çağdaş da vardır yeni medya da vardır. Aslında doğum günü sergisi hazırlar gibi ile müze kurar gibi arasında sergi kuruyorum.

Sizin çağdaş sanat algınız, onu yansıtışınız izleyiciye nasıl bir deneyim vaat ediyor?

Benim izleyiciden beklentim, yapıtlarımı görünce etkilenmesi ve unutmaması. Mesela bu sergimdeki çikolata kokusunu ilk defa bir galeri ortamında duyuyorsunuz. İsterim ki bu koku belleğinizde yer etsin ve üzerinden zaman geçtikten sonra da aklınıza gelsin.

İşlerimde sunmaya çalıştığım, benzersiz bir deneyim. Çağdaş sanat benim için bir boks maçı. Ringde yediğiniz yumruklardan yıkılmadan yumruk atmaya devam etmeniz gerekiyor, zil sesini duyana kadar.

Kendinizi post-modern olarak tanımlıyor musunuz?

Kendimi post post-modern olarak tanımlıyorum. Çünkü post modernin de bittiğini ve yeni bir post post moderne geçtiğimizi düşünüyorum. Tarifi zor bir şey. Yeniliğin aşırı rağbet görmesi durumu. Eklektik bir durum. Ben sanatçıyı da toplumun ya da kültürün aynası olarak görüyorum. Yani içinde sol notası olmayan senfoni yazmak gibi, dünya görüşüne uygun olmasa da durumu tarif etmek için böyle bir şey yapmak zorunda kalabiliyor.

Bunu yaparken kitsche yöneldiğiniz oluyor mu?

Kitsch, yapıtlarınızın bir parçasıdır diyebilir miyiz?Zamanımızda kitsch’le uğraşmak zorundayız. Mesela Türk pasaportu taşıyorsanız oryantalizmle hesaplaşmak zorundasınız. Bu size dönüp dolaşıp yeniden gelecek bir lanettir. Kitsch de tabii ki bunun bir uzantısı. Kitsch’i kullanıyorum ve kullanmaya devam edeceğim. Çünkü kitsch’in içinde yaşıyoruz. Kitsch’in dibine batmış durumdayız. Kitsch’ten korkmuyorum.

Post- apocaliptik öğeler, uçak figürü vazgeçilmezleriniz. Ancak bu sergide pek çok mutant, hibrit tür de görüyoruz.

Günümüzde kullandığımız cep telefonları, teknolojik ürünler, GDO’lar bize zoraki bir evrim yaşatacaklar. Mesela sineğin bacağından göz çıkartıyorlar. Birçok yapıtım da bununla ilişkili. Ne yazık ki ırkımız dönüşüme uğruyor ve de 3000 yılındaki meslektaşlarıma demek istiyorum ki 2000 yılında bunun farkındaydık, bunu diğer insanlara işlerim kanalıyla anlatmaya, uyarmaya çalıştım. Kaydettim.

Sergideki farklı teknik ve duyarlılıktaki eserler nasıl bir armoni oluşturuyor?

Armoni yok, uyum da yok. Sergi özelikle şaşırtmak ve düşündürmek üzerine kurulu. Tekrar ya da vurguları ancak araştıran gözler görecek. Seyirciyi çok zorlamıyorum ama o beni zorlarsa hazır bekliyorum.Genco Gülan’ın ‘İsimsiz’ başlıklı sergisi 1 Mart’a kadar Ekav Sanat'ta.(Radikal)

Yorumlar
dogan demir
19 Şubat 2014 Çarşamba 08:45
08:45
Seni talep eden ve seni bizzat üretip yetiştiren sistem sana teşekkür eder!
Iste hep böyle poplu, post postlu zirvalara devam...
85.180.1.134
Diğer Haberler
  • Mersin Festivali'nde Zeki Müren şarkıları söylendi20 Mayıs 2015 Çarşamba 13:38
  • Adana'da Yeni Türkü rüzgarı20 Mayıs 2015 Çarşamba 01:43
  • Türkan Saylan 5. Sanat ve Bilim Ödülleri sahiplerini buldu19 Mayıs 2015 Salı 18:28
  • Samsun'da Karadeniz Kitap Fuarı açıldı18 Mayıs 2015 Pazartesi 15:23
  • Kubat ve Folklorama büyüledi17 Mayıs 2015 Pazar 20:28
  • Gaziantep'te Mustafa Ceceli konseri17 Mayıs 2015 Pazar 20:13
  • Dünya Bale Yıldızları büyüledi16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:48
  • Kocaeli Kitap Fuarı açıldı16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:13
  • Prof. Dr. Berki: Estetik beğeni değeri yüksek bireyler yetiştirmemiz gerekiyor16 Mayıs 2015 Cumartesi 13:08
  • Adıyaman’da 'Kitap Günleri’16 Mayıs 2015 Cumartesi 12:48
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com