"Cari açığın yüzde 15'ini ben kapattım"

"Cari açığın yüzde 15'ini ben kapattım"
17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun bir numaralı ismi Reza Zarrab, hükümetin gazetesi Sabah'a konuştu.

Cezaevindeyken kendisine 'Suçu hükümetin üstüne yık, tahliye kâğıdını göreceksin' denildiğini iddia eden Zarrab, yaptığı tüm işlerin "yasal" olduğunu iddia etti.

Bir röportajdan çok "Zarrab'ı aklama" çalışmasını andıran görüşmede Zarrab "200 ton altın ihraç edip Türkiye'ye 25 milyar TL gelir sağladım. Cari açığın yüzde 15'ini ben kapattım." diye övündü.

Gizlilik kararı kalkınca Zafer Çağlayan'a hediye edildiği iddia edilen 700 bin TL'lik saatle ilgili belgeleri sunacağını söyleyen Zarrab rüşvet iddialarını da reddetti.

Ancak Sabah gazetesi Zarrab'a yöneltilen iddialarla ilgili birçok soruyu sor(a)madı. 17 Aralık operasyonu sonrası internete düşen ve polis dinleme kayıtları olduğu iddia edilen görüşmelerde birçok "rüşvet pazarlığı" iddiası basına yansımıştı.

Mesela biz aklımıza gelen birkaç soru sayalım:

-Ses kayıtlarına yansıyan Dubai temsilcilerine "kadın pazarlama" iddiaları doğru mu?

-Zafer Çağlayan ailesini ve bazı hükümet yetkililerini özel uçağıyla umreye gönderdi mi?

- TÜRGEV'e para gönderdiğine dair internete düşen ses kaydı iddialarına ne diyor?

- "Memurun ve o..spunun bahşişini" peşin mi veriyor?

- Muammer Güler'le arasında geçtiği iddia edilen konuşmada, kendisini takip eden polisin sürülmesini istedi mi? Güler cevap olarak "O pezev..gin sana yaptığını burnundan fitil fitil getiririm" dedi mi? (Bir süre sonra o polis sürülmüştü)

- Muammer Güler "Senin önünde yatarım Reza" dedi mi?

- Egemen Bağış'a ayakkabı kutusunda 500 bin dolar gönderildi mi?


Şüphesiz soru listesi uzayıp gidebilir.
Şimdi sözü Zarrab'a bırakalım...

İşte Zarrab'ın Sabah gazetesine yaptığı açıklamalarından satır başları:

YATAK ODAMDAN ALDILAR: Cezaevindeyken, "Suçu hükümetin üstüne yık, tahliye kâğıdını göreceksin" garantisini verdiler. Kabul etmedim. Sabah 5 buçukta, en mahrem yerden, yatak odamdan alındım. Kapıda 20 kameramanı görünce, bunun bir darbe operasyonu olduğunu anladım.


GANA'DAN GELEN ALTIN: Gana'dan gelen 1.5 ton altın vardı. Biz ithalat kısmında, gümrüğe başvuru yaptığımız zaman bu uçağın evrakının olmadığını öğrendik. İthalattan vazgeçtik. İfade almadılar, bir şey yapmadılar ama günlerce manşet oldu. Gümrüğe başvurduk. Bir soruşturma geçirdik ve mahkeme, herhangi bir kaçakçılık ve kaçakçılığa teşebbüs olmadığına, sahte evrak kullanılmadığına dair takipsizlik kararı verdi. Tüm amaç, algı yönetimi ve operasyonuydu.

BAKAN'A SAAT: Bu saat nereden geldi? "700 bin liralık saat mi olur" dediler vs. Koskocaman 200 trilyonluk altın ticaretinin analizini herkes bırakmış, saat analizi yapıyorlar. Bakın saatle alakalı mahkemeye sunulan belgelerden sonra, o saati diline dolayan beyefendilerin nasıl bir özür dileyeceklerini çok merak ediyorum.

BAKAN GÜLER'E RÜŞVET İDDİASI: 2006 veya 2007'de Türk vatandaşlığına geçtim. O dönemde İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'ydu. 1984'ten itibaren Türkiye'de yaşayan bir insan olarak, ağabeyimin vatandaşlık alması sizce anormal bir şey mi? Kaldı ki ağabeyimin vatandaşlık başvurusu Sayın Güler'in bakanlığından önceki bir döneme dayanıyor. Kabulü, Sayın Güler'in olduğu dönem. Abimin şirketi geçen yıl en fazla büyüyen ihracatçı şirket ödülü aldı. Müsaade edin de bu adam da alsın artık vatandaşlık.

'BABEK ZEN CANİ İLE 4 DAKİKA GÖRÜŞTÜM'

"Bu 87 milyar euro rakamına gelince... Bunun araştırması o kadar basit ki. Bakın, İran'ın Türkiye ile yıllık ticaret rakamı 3.5 milyar eurodur. 87 milyar euronun birikmesi için 24 yıl İran'ın Türkiye'deki fonuna dokunmamış olması lazım.

YAPTIĞIM TİCARET YASAL: Bu iddiaları ortaya atan insanlar, ya matematik bilmiyor, ya da algı yönetimi yapıyor. İllegal yollardan elde edilmiş para, kara para olur. Benim yaptığım tüm ticaret, bankalar üzerinden yapılmıştır. Devletin tüm kurumlarının denetimine açık yapılmıştır. 200 ton altın ihraç edip Türkiye'ye 25 milyar TL gelir sağladım. Cari açığın yüzde 15'ini ben kapattım. Babek Zencani'yle arkadaş da değilim ortak da. Toplam görüşmem, 4 dakikayı geçmez. İran'da hakkımda tutuklama kararı yok. Dilediğim zaman gidip gelebilirim. Orada şirketlerim var ve babam da şu an orada.

'ALTIN TİCARETİM TAMAMEN YASAL'

"Yaptığım ticaret tamamen legal. Altında kaçakçılık mümkün değil. Çünkü altında vergi ve KDV yoktur. Mahkemeye çıktığımda, hâkim bana bu iddiayı yönelttiği zaman, altında KDV ve ÖTV olmadığını söyledim. O da şaşırdı, bilmiyordu bunu."

Reza Zarrab, dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın oğullarının da adının karıştığı operasyonda hapse atılan Zarrab, 87 milyar euroluk kara para trafiğini yönettiği, altın kaçakçılığı yaptığı, bakanlara yüklü miktarlarda rüşvet karşılığında kamudaki sorunlarının çözümü için kendisine imtiyazlar sağladığı gibi suçlamalarla yargılanıyordu.(SBK)

Odatv

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com