Cazibe'nin Deli Cesaretine Sahip Olmak İsterim!

Cazibe'nin Deli Cesaretine Sahip Olmak İsterim!
Azeri şivesiyle izleyicileri ekran başına toplayan Yahşi Cazibe'nin Cazibe'si Aslıhan Gürbüz, mutlu, huzurlu, sağlıklı olmaya çalışan sıradan bir insan olduğunu söylüyor.

 Oynadığı karaterle tek bir ortak noktası var. O da Cazibe gibi iyi bir aşçı.

Gürbüz "Cazibe'nin enerjisini çok seviyorum. Ondaki deli cesaretine sahip olmak isterdim. Ondaki gözü karalık bende yok." diyor.

ASLIHAN GÜRBÜZ'ÜN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ

Yahşi Cazibe'de Cazibe rolüyle Azeri aksanını çok iyi yapıyorsunuz. Nasıl bir eğitim aldınız?

Konservatuardaki hocalarım zaten Azeri'ydi. Bir de sağ olsun Melahat Abbasova çevirileri yapıyor. O şekilde ezberliyorum.

Biz genelde Azerbaycan televizyonlarındaki dublajlı filmleri izleyerek konuya vakıfız. Siz de izliyor musunuz o kanalları?

Ee tabii. Başlamadan önce izlediğim dönemler oldu. Ama benim öyle hazırlanmam için aylarca zamanım yoktu. Az bir zamanda hazırlandım.

O eğitimle mi devam ediyorsunuz yani?

Her gelen senaryoda, çeviri oldukça yeni kelimeleri keşfediyorum. Senaryo Türkçe geliyor. Melahat Hanım benim bölümlerimi çeviriyor. O çeviri üzerinden ezber yapıyorum.

Azeriler beğeniyor mu sizi?

Azeri vatandaşı olup Türkiye'de yaşayan ya da tatil için gelmiş Azerilerden olumsuz tepki almadım. Ama hani tabii ki 'herkes beğeniyor' diye kesin, emin bir cümle kurmam mümkün değil.

Zorlandığınız kelimeler olmuyor mu?

Beyin başka düşünüyor. Kendi dilinle düşünürken zaman kiplerinde farklılık olduğu için zorluk çektiğim oluyor. Kömek-kömez gibi birbirine benzer kelimelerde zorlanıyorum ama sağ olsun sette Dilek'imiz var, o yardım ediyor.

Metne bağlı kalmak zorundasınız o halde?

Ben kalmak zorundayım. Çünkü benim doğaçlama yapabilmem için o dile hakim olmam gerekiyor. Diğer arkadaşlarım yer yer doğaçlama yapabiliyorlar. Çok az yapabiliyorum ben. Hani kendi Azericemin elverdiği ölçüde...

Azerbaycan'a gitseniz sizin Azeri dili konuştuğunuza inanırlar mı?

Hiç bilmiyorum. Onu Azerilere sormak gerek. ...

Gitmediniz mi hiç?

Henüz gitmedim. Gitmeyi düşünüyorum tabii ama çok yoğun bir tempoyla çalıştığımız için belki final bölümünü orada çekme gibi bir düşüncemiz var. Ekiple birlikte keyifli olacak.

Dizi zoraki bir evlilikle ilgili. Gerçek hayatta zoraki birliktelikten bir aşk çıkar mı?

İnsanın olduğu her yerde her şeyin mümkün. Hayat, yapmam dediğin şeyleri yaptırabilir. Olmaz dediğin şeyler olabilir. Kesin hükümlerle konuşmamak gerekiyor.

Aşktan bile kavga çıktığına göre...

Her şey olabilir yani. (Gülüyor) Sadece aşk için geçerli değil. Her durum insanoğlunun başına gelebilir. İnsanız...

Kemal karakterine âşık olur mu Cazibe? Yoksa tezatlık mı çekiyor insanları?

Tezatlık da çekiyor olabilir. Böyle bir şey olduğunda seyircinin beklentisi ne doğrultuya gider, bunun da uzmanı Gani abi. O bunu düşünüp bildiği için, onun alanı olduğu için ona göre yazacaktır büyük ihtimalle.

Dizide tam olmadık zamanda kapı zili çalıyor hep. Zilin çalmadığı bir san olmayacak mı? (Gülüşmeler)

Bunu bilmiyorum. Rauf Denktaş bile böyle bir istekte bulundu ama geçen bölümde Rauf abiyi bile dinlemiyorlar diye bir sahnemiz vardı.

Cazibe'nin hangi özelliği size çok yakındır?

Yemek yapması. Ben de severim.

Cazibe'ye transfer etmek istediğiniz bir şey var mı Aslıhan olarak?

Cazibe hayali bir karakter nihayetinde. Gani Müjde'nin hayalinde. Cazibe'nin o gözü karalığından, yani bilmediği bir ülkeye atlayıp gitme cesareti bende yok. Onun gibi deli cesaretine sahip olmak isterdim açıkçası.

Düşbere yaptınız mı hiç?

Düşbere yapmadım, ama mantı yapabilirim.

Düşbere'nin orijinalde ne olduğunu biliyor muydunuz?

Diziden önce bilmiyordum düşbere diye bir yemeğin olduğunu. Mantıyla, hamur işleriyle aram çok iyi değil. Yemedim ama mutlaka bir kaşık tadına bakabilirim herhalde. Azerbaycan'a gittiğimde ama burada değil.

Pazarlarda dolaşmayı çok seviyormuşsunuz. öyle mi?

Evet, mutfak alışverişini de yaparım. Beşiktaş pazarını geziyorum. Yedi köyün delisi gibi bütün semt pazarlarını dolaşmıyorum. Oraya çok yakın oturduğum için pazardan alışveriş yapmayı tercih ediyorum. s.zengin@zaman.com.tr

***

 

İnternette hakkımda yazılan tüm bilgiler yanlış

Kanalizasyon filminde de Hakan Yılmaz vardı. Onun etkisi var mı dizide olmanızda?

Mutlaka onun da etkisi var. Huzurlu olacağınıza inandığınız, sorun yaşamayacağınızı düşündüğünüz bir işi tercih edersiniz. Aynı zamanda daha önce yaptığınız işlere ne kadar yakın, ne kadar uzak, sizi ne kadar zorlar, bunlara bakıp bir değerlendirme yaparsınız.

Yakın mı peki eski yaptığınız işlere?

Değil ama denemek lazım. Bakalım ne öğrenebilecek ve ne kadar başarılı olabileceğim?

Cazibe çok sevildi ve sempatik bulundu. Siz rol gereği mi çok sempatiksiniz?

Onu sizin söylemeniz gerekiyor. Karakter ne gerektiriyorsa sevimli mi olması gerekiyor, evet Cazibe'nin biraz sevimli olması gerekiyor. Çünkü dili sivri. O sivriliği örtecek bir sevimlilik lazım. Biraz cazibesinin olması gerekiyor ama çok kadınsı olmamalı. Ama bu demek değildir ki ben gerçek hayatta Cazibe gibiyim, sürekli gülüyorum. İnsanız yani, iş hayatınızda takındığınız tavırlarla evinizin kapısından girdiğinizde takındığınız tavır farklıdır.

Siz nasılsınız kapıyı kapattığınızda?

Olabildiğince mutlu, huzurlu, sağlıklı olmaya çalışan, hepimiz gibi bir insanım yani. Evime gidiyorum, yemeğimi yiyorum, televizyona bakıyorum, arkadaşlarımla, ailemle vakit geçiriyorum, çok şükür Allah'a.

Çanakkaleli olduğunuz yazılıyor. Hakkınızdaki bilgi çok az...

Çanakkaleli değilim. İnternetten alınan bilgilerin hepsi yanlıştır diyebilirim size. Babam Eskişehir Seyitgazili. Mimar Sinan Üniversitesi değil, Konya Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunuyum. 5,5 yaşında İstanbul'dan İnegöl'e taşındık. İlkokul, ortaokul ve liseyi orada okudum.

Nereli hissediyorsunuz kendinizi?

Hiçbir yere... Sürekli oradan oraya parçalandığımız için hiçbir yere ait hissetmiyorum.

Dizi izliyor musunuz?

Bazen kendi dizimi de izleyemiyorum. Setim ya da işim oluyor. Dizi izlemem diyenlerden değilim. Ezel'i ve Öyle Bir Geçer Zaman Ki'yi denk geldikçe, fırsat suldukça izliyorum.

5 aylık bir yatalak dönemi geçirdiğiniz söyleniyor. Çok zor bir dönem olmalı?

Çok dramatik bir şey değildi. Onu yazan arkadaş bunu çok dramatik bulup ilgi çekeceğini düşündüğü için böyle bir şey yaptı. İnsan olarak birilerine muhtaç kalmak, genç yaşta yatağa mahkûm olmak zor bir şey. Ama geçici olduğunu, bunun bir sınav olduğunu bilip o şekilde yaşamak lazım. Bu bir sınavdı, geçti.

***

 

 

Başladığım işi bitirme inadım var

Beyaz Şov'da 'Gelevera Deresi' türküsünü güzel söylediniz. Albüm çıkar mı sizden?

Oyuncu olduğumuz ve şan eğitimi aldığımız için daha önceki projelerde şarkı söylemiştim. Yeri geldiğinde söylüyorum. Ama albüm çıkaracak kadar hadsiz değilim.

Sizi hayatta korkutan şey var mı?

Sağlık! Herhalde herkesi korkuttuğu gibi beni de korkutuyor. Huzursuzluk korkutur. Ufacık bir şey her şeyi değiştirebiliyor.

Çakma evlilikle ilgili bu dizi yanında 'Zorla Güzellik' adlı bir de tiyatronuz var.

Zorla Güzellik'te Carly karakterini oynuyorum. Evli, eşiyle olan problemleri görmezden gelip başkalarının ilişkileriyle ilgili problemleri ayyuka çıkartıp bir ikilinin ilişkisini mahvedebilecek bir boşboğazlığa sahip bir kadın. Ama problemiyle karşı karşıya geldiğinde ne kadar aciz olduğunun farkına varabilen biri aslında.

Dizideki rolünüz oyununuza gelen seyirci sayısını etkiliyor mudur?

Kenter Tiyatrosu 50. yılını kutluyor ve her zaman seyircisi olan bir tiyatro. Öyle hadsiz bir cümle kuramam yani.

Azeriler inatçı diye bilinir. Sizde de var mı?

İnatçıyım, başladığım bir şeyi bitirme inadım vardır. Takıldığım bir şeyi halletmem gerekir. Bu sabah alışverişe gitmem, ailemi görmem gerekiyor dediysem bütün şartları zorlarım.

Takıntı boyutuna varacak kadar mı?

O anlık eder, ertesi güne bir şey kalmaz. Öğrenciyken çok fazla vardı. Bu sınavı da vereceğim, bu sınavdan da geçeceğim gibi inatlarım vardı. Hocamla 'benimle bireysel ders yapacaksınız' deyip inatlaştığım oluyordu.

Oyunculukta da bu inat var mı?

Oyunculukta inattan öte büyük bir disiplin olması gerektiğine inanırım. O disiplin için kendimle inatlaşırım.

***

 

Biraz kilo aldım ama ben manken değilim

Kendinizi hiç Azeri dili konuşurken buluyor musunuz?

Melodi yapıyorum. Yani konuşurken bir melodisi var. O melodiyi, zaman zaman bunu yaparken yakalıyorum kendimi.

Gülüyor musunuz?

Kendime değil de Hakan'a çok gülüyorum. Hakan'a gülmemek elde değil!

Oyunculuğunuzu beğenmediğiniz oluyor mu?

Tabii mutlaka. Acımasızca eleştirirsiniz kendinizi. Aa niye burada niye böyle oynamışım ki? Burada erken kalkmışım ya da burada yanlış tonlamışım diye. Genelde göz yaptığı işte sürekli hata arar.

Cazibe'yi seviyor musunuz?

Seviyorum.

Nesini?

Cazibe'nin enerjisini çok seviyorum. Aslında zaman zaman çok zekice, çok zor durumlar içerisinden kurtulabilmesini seviyorum.

Sizi kilolu bulanlar var. Rol gereği mi bu, memnun musunuz kilonuzdan?

Cazibe karakteri için değil bu kilo. Biraz kilo aldığım doğru ama ben kendimi böyle de seviyorum. Manken değilim, podyuma çıkmıyorum. Oyunculuk yapıyorum.

 

(C)2000-2009 Gemius SA - gemiusAudience / zaman.com.tr / diger

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com