Cemaat: “Erdoğan Hocaefendiyi içeri tıkmak için çağırdı"

Cemaat: “Erdoğan Hocaefendiyi içeri tıkmak için çağırdı"
Cemaat yurtdışında da AKP'yi fena bombalıyor.
Cemaat tüm basın yayın organlarıyla AKP ile savaşmaya başladı. Avrupa'da çıkan Zaman Gazetesi'nde yayınlanan bir yazı AKP-Cemaat savaşının şiddetini, boyutunu gözler önüne serdi. Fatih Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmail Özsoy imzalı yazıda çok çarpıcı iddialar dile getirildi. “Bize yapılan Kerbela’dır. Hocaefendi’yi Türkiye çağırırken, içeri tıktırıp, hareketi terör örgütü olarak yaftalamayı düşündüler. Hocaefendi niye gelmiyor diyenler, cevabını aldılar mı acaba?” denilen yazıda Erdoğan'ın Haziran ayındaki Türkçe Olimpiyatlarındaki konuşmasına gönderme yapıldı. Erdoğan o konuşmasında Fethullah Gülen'in artık Türkiye gelmesi gerektiğini belirterek Gülen'i davet etmişti.
 
AKP'nin Cemaate yakın isimleri tasfiye etmesine ve dersanelerin kapatılmasına da değinilen yazıda “İlginçtir ki, Hizmet Hareketi’ne dershaneler yoluyla darbe vurma girişimi de bir Muharrem ayına rastladı. Bu acaba Hizmet’e darbe vurmak ile Ehl-i Beyt’e Kerbela yaşatmak arasında benzerlik olduğu anlamına mı geliyordu? Hizmet Hareketi’ne bugün reva görülenler, Emevî ve Abbasîlerin Ehl-i Beyt’e ve büyük mezhep imamlarına yaptığından farklı değildir.
 
Unutmamalı ki, hak davaların temsilcileri başta peygamberler olmak üzere her zaman akıl almaz baskılara maruz kalmışlardır. İmam Azam’a çektirilenler için “Hak etmişti” denebilir mi? Peygamber (sas) Taif’te taşlanırken “Hak etti” denebilir mi? Hizmet Hareketi’nin Türkiye ayağının tasfiyesine ülkedeki üst düzey devlet kadrolarındaki bürokratlarla başlanmış; emniyette, adliyede, sağlıkta vs. üst kademelerde Hizmet Hareketi’ne yakın kimse bırakılmamıştır. Hizmet Hareketi’ne mensup öğrenciler bile bu tasfiye ve uzak tutma kampanyasının kurbanı olmaya devam ediyor.” denildi.
 
Yazıda MİT'in El Kaide'yi izlemekten çıkararak yerine Hizmeti aldığı vurgulandı. AKP'nin Cemaate zulüm yaptığı iddia edildi. Yazının devamında şu ifadeler yer aldı:
 
Hocaefendi’yi Türkçe Olimpiyatları’nda dünyanın huzurunda Türkiye’ye davet eden siyasî otoritenin amacı onu kontrol altına almak mıydı acaba? Gerektiğinde iki polis bir savcıyla onu içeriye tıkamayı, Hizmet Hareketi’ni bir terör örgütü olarak yaftalamayı, sonrasında Ebu Hanife ve Ahmed bin Hanbel’lerin yaşadıklarını ona yaşatmayı düşünmüşler midir? Hocaefendi’nin siyasî otoritenin Türkiye davetine soğuk karşılık vermesinin altında bunlar yatıyor olabilir mi? Hocaefendi, niye ABD’de duruyor, ülkesine gelmiyor diyenler cevaplarını alabildiler mi acaba? Hocaefendi’nin etrafı sarılmış diyenler de bilmeliler ki o, etrafı sarılamadığı için her gün hakikatleri bütün cihana haykırıyor. Ona nüfuz edemeyenler karşısına geçip ihanet ediyor. Hocaefendi’yi ele geçirme planı bozulmuş ama Hizmet’in üst kadroları devletten temizlendiği gibi Hareket’e yakın insanların artık yalnız kamu kurumlarından değil hükümetin etkisindeki özel sektörden bile uzaklaştırıldığı dillendiriliyor.” (BCE)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Yandaş medya açık açık hedef gösterdi14 Ocak 2015 Çarşamba 12:45
  • Havuz yazarı konferanstan kovuldu13 Ocak 2015 Salı 13:24
  • Economist: Türk medyası için zor zamanlar09 Ocak 2015 Cuma 11:04
  • “AKP basını bitirdi“09 Ocak 2015 Cuma 10:26
  • "Bu ayıp, bu kan asla temizlenemeyecek"08 Ocak 2015 Perşembe 16:50
  • Atilla Taş'tan olay yaratan 'Yüce Divan' tweeti!06 Ocak 2015 Salı 11:11
  • Hülya Avşar'dan Sözcü'ye dava!25 Aralık 2014 Perşembe 10:49
  • Milliyet'te deprem, hangi isimlerin görevine son verildi?17 Aralık 2014 Çarşamba 11:27
  • Abdülkadir Selvi'nin kafası karıştı15 Aralık 2014 Pazartesi 10:54
  • Zaman kara manşetle çıktı!15 Aralık 2014 Pazartesi 10:38
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com