'Cemaat MİT'in başına "O"nu getirecekti!'

'Cemaat MİT'in başına "O"nu getirecekti!'
Yeni Şafak Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, bugünkü köşe yazısında Cemaat'in asıl amacının hedeflerindeki Hakan Fidan'ın yerine başka bir isim getirmek olduğunu yazdı ve o ismi açıkladı.

Cemaat MİT'in başına hangi ismi getirmek istedi?

İddiaya göre; Cemaat'in asıl hedefi MİT müsteşarı Hakan Fidan'ın yerine bir ismi getirmekti...

O ismi Yeni Şafak Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi açıkladı.

İşte Selvi'nin 'Cemaat MİT'in başına o ismi getirecekti' dediği kişi;
 
"Bu kavga MİT Müsteşarlığı'na Hakan Fidan'ın atanması ile başladı. Polis istihbaratta MİT için iki isim hazırlanmıştı.
 
İlkini söylemeyeyim ama ikincisi çok önemli bir isimdi. Zaten önce bir ismi ileri sürecek bir süre sonra onu geri çekip Ramazan Akyürek'i getireceklerdi."
 
ASIL KIYAMET GES'TE KOPTU
 
İlk sorun orada başladı. Ama asıl yol ayrımı GES Komutanlığı'nın MİT'e devredilmesi üzerine yaşandı. GES demek, bölgesel dinleme demekti. Paralel yapının ilk kalkışması 7 Şubat MİT olayı ile geldi.
 
Başbakan'ın ameliyatta olacağı an hesaplanarak, 'Zaman ayarlı' bir operasyon yapılmıştı. Başbakan ve Cumhurbaşkanı dayanışması ile MİT Müsteşarı 'Feriştahı gelse alamaz' diyenlerin kursağından çekip alındı.
 
BUNLARIN CEMAATLE NE İLGİSİ VAR?
 
Şimdi dönüp sormak istiyorum. İstihbarat savaşı gibi kirli bir yapının cemaatle, hizmetle ne ilgisi var? Dershaneler tartışması başlatıldığında, 'Hiçbir meşru sınırımız yok. Sizi bir günde sokağa çıkamaz hale getiririz' demişlerdi.
 
(...) Evrensel çapta iman ve Kur'an hizmeti yapma iddiasındaki bir yapılanma, kavgasını istihbaratçıların yöntemleriyle veriyordu. Bunlar hizmet erenleri mi istihbarat savaşçıları mı demeye kalmadan yargıyı cepheye sürdüler.
 
17 ve 25 Aralık dalgaları o sırada başladı.
 
CEMAAT-AK PARTİ SAVAŞININ İLK SINAVI
 
Gücünü istihbarat, yargı, iş dünyası, bürokrasi gibi devletin operasyonel güçlerinden alan, 'Paralel devlete' karşı ilk hamle HSYK düzenlemesi ile geldi. O bir de ne görelim.
 
CHP-Cemaat el ele...
 
Bizde askeri vesayetin en büyük dayanak noktası yargı vesayeti oldu. Görülüyor ki cemaat vesayetinin en önemli dayanak noktasını da yine yargı oluşturuyor. HSYK hem birinci derece mahkemeler, hem Yargıtay, Danıştay ve Bölge İdare mahkemeleri açısından, 'ana üs' işlevini görüyor.
 
Hükümet doğru yere çomak sokmuş.
 
AK Parti ile Gülen hareketi arasındaki gerilimde ilk sınav Meclis'teki HSYK oylaması olacak. HSYK oylanırken kaç fire olacak? Gülen hareketinin gücünü göreceğiz.

Abdülkadir Selvi'nin köşe yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

(DSE)


Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com