Cemaat, Türkiye'den daha çok büyümüş!

Cemaat, Türkiye'den daha çok büyümüş!
'Er­do­ğan dö­ne­min­de Gü­len Ha­re­ke­ti en az bu­nu al­tı­nı çi­ze­rek söy­lü­yo­rum en az 15 kat bü­yü­dü'

Biz Türkiye demokratik hukuk devleti esasına göre yönetiliyor derken bakın neler olmuş:

AKP Hükümeti’ne ‘’yetmez ama evet’’ diyenlerinde aralarında bulunduğu ve kendini liberal olarak tanıtan kesimlerin de ciddi ‘’evet’’ oylarıyla 11 yıl boyunca Türk Halkı açıkça kandırılmış.

Millette hizmet etmesi gereken ve bunun için TBMM’de (Türkiye Büyük Millet Meclisi) vatan için ve vatandaş için yemin ettiğini umursamayan (unutmak demek saflık olur) milletvekilleri ve bir iktidardan söz ediyoruz.

Sürekli vatandaştan kat kat arttırılan vergileri toplayan AKP İktidarı, ‘’size yol yaptık hem de duble yol bakın; daha ne istiyorsunuz’’ diye halkın zeka seviyesiyle alay eden yönetimiyle karşı karşıya kaldı Türkiye.

11 yıl boyunca bir tane bile fabrika açılmadı, Atatürk’ün 1923’ten beri kurduğu ve kurulması için uğraştığı sayısız Cumhuriyet Dönemi fabrikalarının tamamı satıldı.

Öyle ki Maliye Bakanı ‘’Türkiye’de satacak bir kamu (Devlet) kurumu kalmadığını’’ açıkça gazeteciler önünde söyledi.

Sonra AKP ile Fetullah Gülen Cemaati arasında bir  Türkiye Cumhuriyeti’ne (yani Tük halkına ait toprak, doğa, su kaynakları, devlet kurumları vs.) sahip olma savaşı başlıyor ki o zaman Türk Halkı nasıl kandırıldığını, pembe tablolu masallarla uyutulduğunu anlıyor.



AKP Hükümeti Başbakan’ı Recep Tayyip Erdoğan’dan başlayarak, AKP Hükümeti’nin en yetkili isimlerinden ve Fetullah Gülen Cemaati’ne bağlı olan kesimlerden de gelen açıklamalar (itiraflar denmesi daha doğru olur)  Türkiye’nin nasıl da çıkarlara, ranta, talana kurban gittiğini, zenginleşen Türk Halkı değil de AKP yandaşları ve Cemaat üyeleri olduğunu kabak gibi gösterdi.

Başbakan Erdoğan’ın Fetullah Gülen Cemaati için söylediği sözlere bir bakalım:

‘Ne is­te­di­ler de vermedik’ de­di, Arın­ç’­la Gülen’e açıkça selam yolladı.

İk­ti­da­ra ya­kın ga­ze­te­ci­ler de, ce­ma­atin AKP dö­ne­min­de bü­yü­dü­ğü­nü iti­raf et­ti



17 Ara­lık yol­suz­luk ve rüş­vet ope­ras­yo­nuy­la bir­lik­te, ik­ti­dar ve med­ya­sı ‘pa­ra­lel dev­le­t’ di­ye­rek açık bir şe­kil­de Gü­len Ce­ma­ati’­ni he­def tah­ta­sı­na oturt­tu. Oy­sa, Baş­ba­kan Er­do­ğan baş­ta ol­mak üze­re ga­ze­te­ci­le­r, ce­ma­atin son 11 yıl­da, AKP dö­ne­min­de na­sıl bü­yü­dü­ğü­nü hep iti­raf et­­ti. Bu­na sı­cak ör­nek, iktidara yakın Ye­ni­Şa­fak Ga­ze­te­si­’nin An­ka­ra Tem­sil­ci­si Ab­dül­ka­dir Sel­vi ol­du.

Sel­vi, 7 Ara­lık gü­nü kö­şe­sin­de, “Er­do­ğan dö­ne­min­de Gü­len Ha­re­ke­ti en az bu­nu al­tı­nı çi­ze­rek söy­lü­yo­rum en az 15 kat bü­yü­dü. Bun­lar, bu hiz­me­tin kar­şı­lı­ğı ola­rak mı re­va gö­rül­dü? Her ope­ras­yon kar­şı­sın­da hü­kü­met ted­bir al­mak­la ye­tin­di. Da­ha bü­yük dal­gay­la yüz yü­ze kal­dı. En so­nun­da dal­ga­lar ge­lip Baş­ba­ka­na da­yan­dı. Öte­si yo­k” de­di.

Baş­ba­kan Tay­yip Er­do­ğan ise, 24 Ka­sım 2013’te, Rusya dönüşünde, uçak­ta ga­ze­te­ci­le­re yap­tı­ğı de­ğer­len­dir­me­de, “Ce­ma­atin men­sup­la­rı, en ile­ri ge­len­le­ri bu­gü­ne ka­dar Tay­yip Er­do­ğa­n’­a ne ge­tir­di­ler de Tay­yip Er­do­ğan ge­ri gön­der­di? Ben­den ge­ri dö­nen hiç­bir şey yok­tur. Bu­na rab­bim şa­hit­tir?” di­ye ko­nuş­tu. Yi­ne Er­do­ğan, 13 Ma­yıs 2013’te, AB­D’­de Gü­len ile gö­rü­şüp gö­rüş­me­ye­ce­ği ile il­gi­li ola­rak, “Res­mi prog­ra­mı­mız­da böy­le bir şey yok. Gök­ten ne ya­ğar ki yer ka­bul et­mez, bu ay­rı ko­nu­” de­miş­ti.

Baş­ba­kan Yar­dım­cı­sı Bü­lent Arınç da 23 Ma­yıs 2013 ta­ri­hin­de Başbakan Er­do­ğa­n’­ın ABD te­mas­la­rı es­na­sın­da ken­di­si­nin Gü­le­n’­e yap­tı­ğı zi­ya­ret­le il­gi­li açık­la­ma­lar­da bu­lun­du. Arınç özet­le şun­la­rı söy­le­di: “Ko­nu Ame­ri­ka olun­ca, müm­kün olur­sa Ho­ca­efen­di­’ye zi­ya­ret ya­par mı­yız di­ye gön­lüm­den ge­çir­dim. Baş­ba­ka­n’­a da git­me­den ön­ce ko­nu­yu aç­tım. Uy­gun gö­rür mü­sü­nüz de­dim.

Çok mem­nun ol­du. ‘Keş­ke biz de gö­rü­şe­bil­se­k’ de­di. Biz­den ‘sev­gi­le­ri­mi ile­tin, bir em­ri olur mu, tav­si­ye­le­ri olur mu öğ­re­n’’
de­di.

28 Ka­sım 2013’te de AKP Ga­zi­an­tep Mil­let­ve­ki­li Şa­mil Tay­yar twit­te­r’­da, “Doğ­ru Ce­ma­ati bi­tir­me ka­ra­rı 2004’de alın­dı; son­ra em­ni­yet ce­ma­ate bağ­lan­dı, der­sa­ne ve okul sa­yı­sı pat­la­dı, AKP’ye ka­pat­ma da­va­sı açıl­dı­” di­ye­rek net bir iti­raf­ta bu­lun­du.

Cemaate yakınlığıyla bilinen Zaman Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, “Paralel gönüllüler” başlıklı dünkü yazısında, yargı ve emniyetteki operasyonları yazdı. Gülerce, cemaatin nasıl büyüdüğünü de şöyle anlattı: “Evet, hareket büyüdü. Ama içindekilerin evsafı, toplumda ender bulunan kabiliyetleri, falan filanı ile değil bu büyüme… Samimiyet ölçüsünde Allah’ın izni ve yardımıyla bir büyümedir bu. Bu büyümenin, siyaseti yönlendirme, devlete ayar verme gibi günlük bir hedefle irtibatlandırılması büyük haksızlıktır. Bu hareketin gücü, emniyet ve yargıda örgütlenerek siyaseti yönlendirme hayalinden gelemez.”

‘’Paralel Devlet’’i AKP Hükümeti itiraf etti de 11 yıl boyunca ‘’ne için bu yapılanmaya göz yumdu?’’, diye sormaya gerek yok gibi. Ne de olsa ‘’kaz gelecek yerden tavuk esirgenmemiş’’, Türk Halkı bunu uyutulduğu uykusundan uyanırken çok net ve çok sert bir şekilde görmüş oldu. 

AKP Hükümeti'yle ''Hayaldi bu da gerçek oldu!'' (LAE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com