Cemaat'in yol planını GYV açıkladı

Cemaat'in yol planını GYV açıkladı
Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Cemaat - AKP savaşında Cemaat'in izleyeceği yol hakkında ipuları veren bir açıklamada bulundu.

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı (GYV) Başkanı Mustafa Yeşil Türkiye’de son dönemde kaygı verici gelişmelerin yaşandığını savunarak, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü göreve çağırdı. 

GYV Başkanı Mustafa Yeşil, Swissotel'de son günlerdeki gelişmelerle ilgili basın toplantısı düzenledi. Türkiye'de son dönemde demokrasi ve hukuk devleti konusunda kaygı verici gelişmelerin yaşandığını kaydeden Yeşil, "İfade özgürlüğün sınırlandırılması, teşebbüs hürriyetinin engellenmesi, özel hayatın dokunulmazlığını ihlal eden yasa dışı dinlemeler, anayasal suç olan fişlemeler, yargısız infaz niteliğindeki kitlesel tasfiyeler, medyaya yapılan baskılar, gazetecilerin susturulması, ayrımcılık, medyanın ihale alan iş adamları yolu ile dizayn edilmesi, internete getirilmek istenen yasaklar, artan tehdit dili, vatan haini söylemleri, yargıyı hükümetin kontrolüne alma çabaları, ülkemizi demokratik hukuk devleti olmaktan çıkaracaktır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü göreve çağıran Mustafa Yeşil, “Anayasal düzen, güçler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün riske girmemesi adına Sayın Cumhurbaşkanını göreve çağırıyoruz. Kendilerinin yolsuzluk ve rüşvet soruşturmalarında yaşanan hukukun işlevsiz hale getirilmesi yönündeki müdahaleleri araştırmak üzere anayasanın verdiği tüm yetkileri kullanması kamuoyunun beklentisidir. Ülkenin ve devletin birliğini temsil eden Sayın Cumhurbaşkanının bu süreçte sergileyeceği yapıcı yaklaşım, toplumsal barışın dinamitlenmemesi, ülkenin bir kaosa sürüklenmemesi, ülkenin önemli bir kesiminin siyasi, medyatik ve toplumsal bir lince tabi tutulmaması ve hepsinden öte adaletin temini adına elzemdir” şeklinde konuştu.

Basın açıklaması sonrası soruları da yanıtlayan Mustafa Yeşil, hizmet hareketinin geçmiş dönemde de örgüt ve çete iddialarına maruz kaldığına dikkat çekerek, “Çete tabirleri gibi özellikle vesayet dönemlerinde bu kavramlara muhatap olmuş, 7-8 yıllık soruşturmalar sonucu beraat etmiştir. Dolayısıyla bugün hakkında beraat ettiği meselelerle alakalı tekrar örgüt iddialarının gündeme gelmesinin hukuki olmadığı ortadadır. Gerçekten bununla ilgili bilgi, belge ve delil yoktur” dedi.

Yeşil, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü göreve çağırmaları ile ilgili olarak sorular bir soruya, “Cumhurbaşkanının yetkileri yasayla belirlenmiş durumda. Devletin işleyişinden birinci dereceden sorumlu merci temsil ediyor. Devlet Denetleme Kurulu vasıtası ile gündemde var olan hukuksuzluklar, ilgili tasfiyeler, fişlemeler mevzusunda araştırmalar yapılabilir, hukukun işlerliğini temin edebilir. Tarafsız bir merci olarak Cumhurbaşkanının bu meseleler üzerinde yasaların verdiği yetkiyi kullanması gerektiği kanaatindeyiz” ifadelerini kullandı.

İnternette yer alan ve hizmet hareketinde olduğu iddia edilen “Süleyman” isimli kişiye ait ses kayıtları konusundaki bir soruyu da yanıtlayan Yeşil, şunları söyledi:

“Süleyman denen şahsı ne duydum de gördüm. Ne de üslup itibariyle böyle bir üslubun hizmetle alakalı olduğunu söylemek mümkün değil. Hizmetin bu günde kadar siyasi mühendisliğe soyunma amacı olmamıştır. Süleyman denen bu zatın hizmetle ilgisinin olmadığı, içerik olarak da söylediklerinin hizmetin üslup ve gündeminin olmadığı nazarımıza sunuldu”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “tuzluk” benzetmesini ve de değerlendiren Yeşil, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Sanki yeni fark edilmiş gibi ‘yanılmışız, fark edilmemişiz, içimize nüfuz etmişler’ sözleri 11 yıllık geçmişi görmemezlikten gelen, inkar eden bir duruşla ifade edilmesi üzüntü vericidir. Bu ülkede 11 yıllık iktidarı hayırla yad ettik. O dönemde sayın Gülen’i ziyaret eden AK Partili milletvekillerinin her seferinde mutlu bir şekilde döndüklerini biliyoruz. Acaba 11 yıl içinde parlamentosunda kimin tuzluk, kimin kaşıklık, kimin ekmeklik olduğun fark edemediler de 17 Aralıktan sonra bazılarının tuzluk olduğunu fark ettiler. Şok hangisi. Yürünen 11 yıllık yol mu, yoksa 17 Aralık’tan sonra yürünen yol mu doğrudur bunun takdirini kamuoyuna bırakıyorum”

Yasa dışı dinlemeler konusunda ciddi çelişkilerin yaşandığını söyleyen Yeşil, “Bunlardan birisi Cumhurbaşkanının dinlendiği meselesi ve Başbakanın ofisine böcek konduğu meselesi gündemdeydi. 2 yıl önce böcek meselesi gündeme getirildiğinde adeta bir adrese bu olay havale edilmişti. O dönemde açıklamamızda her kim yaptıysa yargıya taşınmalı demiştik. Yargıtay bir açıklamada bulundu. ‘Bize henüz böcek davası ile ilgili intikal eden bir mesele yok’ dedi. Bununla ilgili bir şikayet bile yargıya gitmemiş. Cumhurbaşkanını kim dinlemişse bunu bulunması işi yargının, iktidarın işidir. Hiçbir zaman iktidar var olan olumsuzluklarda şikayet merci değildir, İktidar, kendine gelen şikayetleri soruşturma mercidir. Cumhurbaşkanını kim dinlemişse soruşturulması gerekir. 6 aydan bu yana sayın gülen hakkında en ufak soruşturma olmamasına rağmen sayın Gülen dinlendi. Siz cumhurbaşkanın dilendiğinde şikayet edeceksiniz, sonra da illegal yollarla servis edilen dinleme kayıtlarını malzeme olarak kullanacaksın. Bunu ne insani, ne siyasi ahlakla açıklayamıyorum" dedi.

(DSE)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com