Cemaatten çifte standart

Cemaatten çifte standart
Cemaat Avrupa'da başka Türkiye'de başka...

Alman basınında Gülen Cemaati ile ilgili çıkan eleştirel haberler için WDR kanalına ‘basın özgürlüğünü savunuyoruz’ e-mali gönderen Cemaat, aynı haberlerin yorumsuz Türkçe çevirilerini yayınlayanlara tekzip gönderdi!

 Alman medyasında son günlerde önemli medya organlarının Gülen cemaati hakkındaki kritik haberleri cemaati rahatsız etti.

Temmuz 2012 yılında Almanya’nın önemli siyasi dergilerinden Der Spiegel’de Maximillian Popp imzalı ‘Gülen hareketi en Tehlikeli İslami Hareket’ başlıklı haberin, akabinden Alman kamu televizyonu  WDR’de ‘İmamın Sessiz Ordusu’ adlı belgeselin, NDR online de ‘Gülen kimdir?’ başlıklı kritik haberler cemaati harekete geçirdi.

WDR'YE DESTEK AÇIKLAMASI

WDR’de ‘İmamın Sessiz Kolu’ adlı belgeselin yayınlanmasının ardından kanala  Gülen cemaatinin Berlin’deki temsilcisi, Berlin Kültürlerarası Diyalog Platformu Başkanı (FİD) Ercan Karakoyun’un belgeselde bazı noktaları kritik bulmakla birlikte, basın özgürlüğünden yana olduklarını içeren bir mektup gönderdikleri ortaya çıktı.

Sözkonusu gönderilen mektupta, gazetecilerin Gülen cemaati hakkındaki ilgilerinden memnun oldukları, hatta çalışmalarında gazetecileri desteklediklerini, WDR kanalında yayınlanan belgeselde özellikle Işık Evlerinin fonksiyonu konusundaki bölümden rahatsız oldukları ancak basın özgürlüğünden yana oldukları vurgulandı.

TÜRKÇE'YE ÇEVİRİNCE 'SUÇ'!

Gerek Der Spiegel gerekse WDR belgeselini haber yapan üstelik herhangi bir yorumdan uzak şekilde haberin Almancadan çevrilip, kamuoyuna sunulmasını sağlayan Türkçe haberlere Gülen cemaatinin avukatından tekzip gelmesi çifte standardı ortaya koydu.

GÜLEN CEMAATİ’NDEN GELEN TEKZİPLERDEN BİRİ

“Cevap ve düzeltme     

İnternet sitesinde, Süheyla Kaplan ismiyle yer alan ‘IŞIK EVLERİ BEYİN YIKAMA YERİ!’ başlıklı  yazıda, Alman WDR  kanalında yayınlanan bir belgeselle ilgili yapılan değerlendirmede  müvekkili illegal bir yapılanma içerisinde göstermek suretiyle,  müvekkil ve müvekkilin şahsında müvekkili seven insanların kişilik haklarına saldırılmıştır.

Öncelikle şu husus belirtilmeli ki, müvekkilimin ve hizmet gurubu olarak belirtilen kişilerin eleştiriye kapalı oldukları ve eleştiri yapılmasına müsaade etmedikleri iddiası tam bir iftiradır. Sistematik bir şekilde hakaret edilmediği ve insanları yanıltmaya yönelik iftiralar atılmadığı müddetçe müvekkilim sahip olduğu yasal haklarını kullanmamaktadır. Ancak, alenen ve insafsızca yapılan hakaret ve iftiralar karşısında yasal haklar kullanılmaktadır. İftiralar karşısında sessiz kalınmasının beklenmesini kabul etmek insan onuruna saygı duyulmadığı gibi hukuka da saygı duyulmadığını göstermektedir.

İkinci olarak, belgeselin gizlilik içerisinde hazırlandığı ve yayınlanması ile büyük yankı uyandırdığı iddiası habercilik değil aleni bir iftiradır. Belgeselde bahsedilen iddialar birkaç kişinin sübjektif değerlendirmesinden ibaret olup gizli yürütülmesini gerektirecek bir mahiyet taşımadığı gibi gizli sürdürüldüğü iddia edilerek müvekkilimi ve hizmet camiasını suçlamakta tam bir insafsızlıktır.

Müvekkilim ya da müvekkilimi sevenler tarafından belgeselin yayınlanmaması ile ilgili bir girişimleri olmamasına rağmen böyle bir intiba uyandırmaya yönelik haber yapmaya çalışılmasını habercilik olarak kabul etmekte haberciliğe saygısızlık olacaktır. Büyük yankı uyandırdığı iddiasına da yer verilen haber bu haliyle de açık bir suçlama içermektedir. Bu iddia doğru olmadığı gibi, doğru olmayan bu bilginin sunulması da tam bir hukuksuzluktur. 

Habere kaynak olarak gösterilen ve Alman WDR  kanalında müvekkilimin şahsı hedef alınarak yapılan haberin içeriğinde yer alan bazı iddialar doğru olmadığı gibi habere kaynaklık yaptığı belirtilen kişilerin anlattığı olaylarda gerçeği yansıtmamaktadır. 140 değişik ülkede okulları olan bir hareketle ilgili olarak bir kaç kişinin söyledikleri esas alınarak iddialarda bulunulması hakla, hukukla ve vicdanla izah edilemez. Hak, hukuk ve vicdan sahibi hiç kimse soyut bu iddialarla büyük bir camianın zan altında bırakılmasını kabul edemez.

Yazı içerisinde terör örgütü dökümanı olduğu gerekçesi ile toplatıldığı belirtilen kitap yayınlanmış ve kitabevleri tarafından satışa sunulmuştur. Halen kitabevlerinde satışta olan bir kitap gerekçe gösterilerek hukuka aykırı eylemlerle müvekkilimin suçlanması doğru değildir. Müvekkilim ya da hizmet gurubu aleyhinde kitap yazıldığında toplatılıyor iddiasını ortaya atmak olayların çarpıtılmasından başka bir şey değildir.

140 ülkede okulları olan bir hareketle ilgili bir kaç kişinin anlattıkları referans kabul edilerek büyük bir camianın suçlanmasının vicdanla ve hukukla izah edilir bir tarafı yoktur. Bu haksızlığın haber olarak sunulması da doğru değildir.

Aynen yayımlanan dilekçe metinleri, üçüncü kişilerin kişilik haklarına yönelik açık ve ağır bir saldırı niteliğindeki söz ve ifadeleri içeriyor ise, böyle bir dilekçenin yayımlanması, dilekçe sahibinin eylemine katılma (iştirak) niteliğinde görülür ve hukuk düzenince tasvip edilemez.
İnsanlığa hizmet etmekten başka bir düşüncesi olmayan müvekkile iftira atmak suretiyle yıpratmaya çalışılması hukuken ve vicdanen kabul edilemez bir davranıştır. Yazıda yer alan  iddiaların gerçek olmaması ve değerlendirmelerin haksız olması nedeniyle cevap ve düzeltme metninin yayınlanması hususunu vekil edenim adına talep ederim.

Saygılarımla.

Fetullah Gülen Vekili Av. Nurullah Albayrak" (BCK)

Etiketler:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com