Çevik Bir, Karadayı’ya suç duyurusunda bulunmuştu

Çevik Bir, Karadayı’ya suç duyurusunda bulunmuştu
Tutuklu eski Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir, “Karadayı’nın soruşturulması yasal bir zorunluluk” demişti.

28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklu bulunan dönemin Genelkurmay İkinci başkanı Çevik Bir, Genelkurmay Eski Başkanı İsmail Hakkı Karadayı hakkında suç duyurusunda bulunduğu dilekçesinde, savcılıkça yasadışı yapılanma olduğu iddia edilen Batı Çalışma Grubu (BÇG) ile ilgili olarak çarpıcı bilgilere yer verdi.
 
Dilekçede, “28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısı sonrasında Genelkurmay İkinci Başkanı olarak, Genelkurmay Başkanı Karadayı’dan aldığım emir ve direktiflere göre mutad çalışmayı başlattım. Komutanın “emir” ve “olur”u alınmadan işlem yapılamaz. BÇG’nin teşkili ve tüm çalışmaları, Genelkurmay Başkanı’nın “olur”u alınarak hazırlanmıştır” denildi.
 
"Emri Karadayı’dan aldım"

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 28 Şubat soruşturması kapsamında yaklaşık 8 aydır tutuklu bulunan dönemin Genelkurmay 2.Başkanı Çevik Bir’in, emekli Orgeneral Karadayı hakkında savcılığa verdiği ortaya çıkan 16 Kasım tarihli 10 sayfalık suç duyurusu dilekçesinde, BÇG ve oluşumu anlatıldı. Dilekçede şunların yazıldığı öğrenildi:
 
28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısı sonrasında Genelkurmay İkinci Başkanı olarak; Genelkurmay Başkanı Karadayı’dan aldığım emir ve direktiflere göre mutad çalışmayı başlattım. BÇG’nin teşkili, görevlendirme emri, görev yeri, ilgili konsept ve plan dahil tüm çalışmaları Genelkurmay Başkanı’nın “olur”u alınarak hazırlanmış, bugün tutuklu bulanan çeşitli rütbelerdeki tüm personel, BÇG çalışmaları ile ilgili tüm sıralı komutanlarının emir ve talimatları çerçevesinde BÇG’de görevlendirilmiştir.
 
"BÇG yazışmaları MGK’ya da gönderildi"
 

Komutanın “emir” ve “olur”u alınmadan işlem yapılamaz. Tüm BÇG yazışmalarında “olur”u alınan Karadayı’nın emir ve direktifleri ile kurulan ve çalışmaya başlayan BÇG ile ilgili tüm yazışmalar, TSK’nin ana ast birliklerine, konusuna göre MİT Müsteşarlığı’na, İçişleri Bakanlığı’na ve de noksansız olarak bilgi için MGK Genel Sekreterliğine gönderilmiştir. Dolayısıyla Karadayı, BÇG ile ilgili tüm çalışmalardan malumat sahibi olup, dışında kalması da imkansızdır. Bu husus TSK’nin en başta gelen prensiplerinden olan “komutan her şeyden sorumludur” prensibinin bir sonucu olup, bu prensip BÇG’nin tüm faaliyetlerinde uygulanmıştır.
 
"Karadayı’nın onayı alındı"
 
BÇG ile ilgili olarak Genelkurmay Başkanlığı’nca yapılan çalışmalarda, Genelkurmay Karargahı’na da gönderilen 28 Mart 1997 tarihli İçişleri Bakanlığı’nın bu genelgesi referans alınmıştır. 4 Nisan 1997 tarihinde Karadayı tarafından verilen emir çerçevesinde, Genelkurmay Karargahı, kuvvet komutanlıklarında, başbakanlık ve bakanlık genelgeleri paralelinde yıkıcı ve bölücü faaliyetlerle irticaya karşı raporlaşma çalışmalarının başlatılması, bu amaçla bir çalışma grubunun kurulması, gruba kuvvet komutanlıklarından da personel alınması işlemlerine başlanmıştır. Bu talimat üzerine aynı gün Genelkurmay Genel Sekreterliği tarafından BÇG kurulmasına ilişkin emir hazırlanmış ve Genelkurmay Başkanı’na sunulmuştur. 10 Nisan 1997 tarihinde, Genelkurmay İkinci Başkanı tarafından imzalanan ve Harekat Başkanlığı’nca hazırlanan BÇG’nin kurulması emri; Genelkurmay İkinci Başkanı, Harekat Başkanı, İç Güvenlik Harekat Daire Başkanı, ilgili şube müdürü ve proje subaylarından oluşan heyet tarafından Genelkurmay Başkanı Karadayı’ya arz edilmiş, onayı alınmıştır.
 
"Batı Eylem Planı İçişleri Bakanlığı genelgesine göre hazırlandı"
 
İçişleri Bakanlığı’nın İrticaya Karşı Mücadele Önlemler Genelgesi, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün irtica raporu, Dışişleri Bakanlığı’nın yurtdışı irtica bilgileri ile MİT Müsteşarlığı’nın iç ve dış irticai faaliyetlere ilişkin raporundan yararlanılarak hazırlanan BÇG Harekat Konsepti ise 6 Mayıs 1997 tarihinde Genelkurmay İkinci Başkanı, Hareket Başkanı ve proje subayları tarafından Karadayı’ya sunulmuş, “olur”u alınmış ve “gereği için” kuvvet komutanlıklarına, “bilgi için” de MGK Genel Sekreterliği’ne resmi belge olarak gönderilmiştir. 27 Mayıs 1997 tarihinde de Batı Eylem Planı; İçişleri Bakanlığı genelgesi ve Batı Harekat Konsepti esaslarına göre hazırlanmış ve Karadayı’nın “olur”u ile yayınlanmıştır.
 
"Haberinin olmaması mümkün değil"
 
Karadayı’nın Genelkurmay Karargahı çalışmalarından ve BÇG’den habersiz olması mümkün değildir. Karadayı’nın, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’nda 28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısı sonucunda, Genelkurmay Karargahı’nda kurulan ve BÇG olarak bilinen çalışma grubundan “haberinin olmadığı” doğru olamaz. BÇG’nin yazılarının, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’ndan görevli Deniz Onbaşı (polis) Kadir Sarmusak tarafından Emniyet Genel Müdürlüğü’ne sızdırılması ile ilgili olarak Karadayı tarafından imzalı yazı ile Başbakanlığa gönderilmiştir.
 
"Karadayı da soruşturma kapsamına alınmalı"
 
İşlenen suç yoktur. Bir darbe teşebbüsünün bulunmadığı, buna ilişkin TBMM’nin lağvı, bakanlıklara atama yapılması, Milli Güvelik Konseyi benzeri bir yapının oluşturulması, sıkıyönetim ilanı, kamu yöneticilerinin değiştirilme planlarının mevcut olmadığı ortadadır. Bu nedenle soruşturma yanlı, hukuksuz ve dayanaksızdır. Bu meyanda Genelkurmay Başkanlığı, cebir ve şiddet uygulamamış, herhangi bir yasadışı bir eylem içinde bulunmamış, dönemin hükümetinin de hedefi olan irtica ile mücadele önlemlerin alınması ve takibi görevini yapmıştır. Ancak suçun varlığında ısrarlı olunuyorsa eşit ve adil davranılmalı, Karadayı da soruşturma kapsamına alınmalıdır. Karadayı’nın da soruşturma kapsamına alınması, soruşturmanın selameti açısından yasal bir zorunluluk ve vicdanı bir görevdir. (CTK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com