CHP Genel Başkanı Kılıçdaoğlu, Isparta'da (2)

CHP Genel Başkanı Kılıçdaoğlu, Ispartada (2)
Kılıçdaroğlu: (17 Aralık süreci) Devletin vicdanı harekete geçmiştir. Devletin sırlarını kimse başka yere satamaz. Hele bakanlar para ile satın alınmışsa orada bir sorun var"

ISPARTA (AA)  - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 17 Aralık süreciyle ilgili, "Devletin vicdanı harekete geçmiştir. Devletin sırlarını kimse başka yere satamaz. Hele bakanlar para ile satın alınmışsa orada bir sorun var" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin Isparta Hükümet Meydanı'ndaki mitinginde yaptığı konuşmada, ayın 30'unda sandığa gidileceğini, haramilerin iktidarını yıkıp, halkın iktidarını kuracaklarını söyledi.

 "Sevgili başçalan diyorum, senin kaç paraya ihtiyacın varsa kaç lira ile doyacaksan vallahi bana bir telefon et, bir haber ver, bir kampanya açacağım, parayı toplayacağım vereceğim sana. Düş bu milletin yakasından" diyen Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Başçalan yapabilir mi bunu, çaldıkça doymuyor. Diyorki, 'efendim 17 Aralık'ta paralel devlet darbe yaptı'. Şimdi ben Isparta'nın vicdanına sesleniyorum, özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygıdeğer yurttaşlarımın vicdanına sesleniyorum. O bakanın koluna 700 milyonluk kol saatini paralel devlet mi taktı, iki aile boyu haram parayla Rıza Zarraf'ın uçağıyla umreye paralel devlet mi gönderdi, üç bakan çocuklarının yatak odalarına bir değil, 2 değil, 3 değil, 5 değil, 7 para kasasını boy boy paralel devlet mi koydu. O kasaların içine milyonlarca doları, avroyu paralel devlet mi koydu?

18 Aralık saat 10.53'te başçalan oğluna telefon ediyor, 'oğlum diyor paraları sıfırladınız mı', 'babacığım bir miktar kaldı' diyor, 'ne kadar kaldı oğlum' diyor, '30 milyon avro kaldı' diyor. Erdoğan'a o konuşmayı paralel devlet mi yaptırdı? Yine İçişleri Bakanı Muammer Güler, sabahın 07.30'u oğluna telefon ediyor, 'oğlum ne var ne yok' diyor. 'Babacığım polisler bastı', 'evde kaç para var' diyor, 'sen biliyorsun' diyor, 'oğlum evde kaç para var', birkaç kuruş babacığım' diyor. 'Ne kadar para var oğlum, sen onu söyle'.  '1 trilyon civarında para var' diyor. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygıdeğer yurttaşlarımın yine vicdanına sesleniyorum; İçişleri Bakanına o telefonu paralel devlet mi yaptırdı? Yine onların vicdanına sesleniyorum. Rıza Zarraf şüpheleniyor, beni MİT mi takip ediyor, emniyet istihbarat mı takip ediyor. İçişleri Bakanına telefon açıyor. 'Beni takip ediyorlar mı' diyor. Ertesi gün arıyor, 'hayır, araştırdım kimse seni takip etmiyor. Hiç meraklanma sana bir şey olursa senin önüne yatarım' diyor. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygıdeğer yurttaşlarımın vicdanına sesleniyorum; bir yabancı ülke vatandaşının rüşvet dağıtırken kendisini güvenceye almasını ve İçişleri Bakanının onun önüne yatmasını paralel devlet mi istedi? Operasyon, devletin vicdanı tarafından yapılmıştır."

Kılıçdaroğlu, 18 Nisan 2013 tarihinin unutulmaması gerektiğini, bu tarihin önemli olduğunu anlatarak, şöyle devam etti:

"Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren vatandaşlarım, bu tarihi yazsınlar. Milli İstihbarat Teşkilatı bu başçalanın önüne 3 sayfalık bir rapor koyuyor. Diyorki, Rıza Zarraf ile şu bakanlar arasında ilişki var. Eğer bu duyulursa hükümet zor durumda kalabilir, nisan, mayıs, haziran, temmuz, ağustos, eylül, ekim, kasım ve 17 Aralık. Başçalan bir şey yapıyor mu? Hiçbir şey yapmıyor. Ondan sonra devletin vicdanı harekete geçiyor. Çünkü yabancı bir kişi, Rıza Zarraf Türkiye Cumhuriyeti'nin 4 bakanını parayla satın almış. Devletin sırlarını satmaktadır."

- "Böyle darbeye can kurban"

17 Aralık operasyonunun darbe değil, kirli ilişki olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, bir vatandaşın, "Böyle darbeye can kurban" diye bağırması üzerine, "Evet, 'böyle darbeye can kurban' diyor bir vatandaşımız. Kirli ilişkileri ortaya çıkardığı için. Devletin vicdanı harekete geçmiştir. Devletin sırlarını kimse başka yere satamaz. Hele bakanlar para ile satın alınmışsa orada bir sorun var" ifadesini kulandı.

Bazı eski bakanların rüşvet aldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

"Ben size fezlekeden rakamları söyleyeceğim. Bu rakamlar bizim rakamlarımız değil, fezlekede yer alan rakamlardır. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan 28 defada 52 milyon dolar rüşvet almıştır, 52 milyon dolara 700 milyonluk kol saati dahil değil. İçişleri Bakanı Muammer Güler 10 defada 10 milyon dolar götürmüş. Egemen Bağış, bunu biliyorsunuz değil mi, en son yaptığı densizliği de biliyorsunuz. Hani Allah'ın kelamı ile dalga geçen bu adam. Hani Bakara suresi derken 'Bakara mı makara mı' diyen bu adam. Hani 'her cuma google'dan bir tane ayet indiriyor, onu sallıyorum' diyen adam. Bu adam da 3 seferde 1,5 milyon dolar götürmüş. Bu başçalanın neden meydan meydan gezdiğini şimdi daha iyi anladınız herhalde."

"Bu kirliliğe tahammül edemeyiz, bu kirliliği kaldırmamız lazım, bu kirliliği temizlememiz lazım, temiz bir siyasetin bu ülkeye gelmesi lazım" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bakın, kavga etmeyeceğiz, provo yapıyorlar, kavga etmeyeceğiz. Berkin öldü hepimiz üzüldük, Burak Can öldü, hepimiz üzüldük, bizim çocuğumuz. Polis Ahmet öldü, hepimiz üzüldük, bizim çocuğumuz. Hiç kimsenin ölmesini istemem ama o ne yaptı, Berkin'i meydanlarda yuhalattı. Olmaz, ölünün arkasından olmaz, asla kabul etmiyorum. Vicdanım kabul etmiyor, Burak'ın evine de gittim, Burak Can'ın babasına telefonda başsağlığı diledim. Şehit olan polis Ahmet'in evine gittim, ailesine Elazığ'da başsağlığı diledim. Bizim yüreğimizde insan sevgisi var, biz insanımızı seviyoruz."

- "Bütün dünya Türkiye'ye bakıyor, ne olacak Türkiye'de diye"

Hiç bir zaman insanları, "Sen neden oy verdin, sen neden oy vermedin" diye suçlamadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy vermiş yurttaşlarıma şunu da söylemek isterim; Ben hükümeti eleştiriyorum diye sakın üstünüze alınmayın. Sizler bu ülkenin saygıdeğer yurttaşlarısınız. Hiçbir zaman 'sen neden oy verdin, sen neden oy vermedin' diye insanlarımızı suçlamadım. Demokrasilerde insanlar gitsinler, inandığı partiye oy versinler, hiç itiraz etmedim ama 17'sinde Şeb-i Arus'ta Mevlana'nın Hakk'a yürüdüğü günde bir gerçek ortaya çıktı. Bir hükümetin, bir devletin nasıl soyulduğu ortaya çıktı. Onun için önümüzde 30'unda sandığa gideceğiz. Elinizi vicdanınıza koyun ve oyunuzu öyle kullanın. Eğer bunu yapabilirseniz Türkiye'de barışın yolunu açacağız, huzurun yolunu açacağız, her kuruşun hesabını veren siyasetin yolunu açacağız. Cumhuriyet Halk Partisi'nin yolunu açacağız. Emin olun sadece bunu Türkiye değil, bütün dünya bekliyor. Bütün dünya Türkiye'ye bakıyor, ne olacak Türkiye'de diye. Ben bu ülkenin irfanına güveniyorum, sağduyusuna güveniyorum, size güveniyorum, tek güvencem sizsiniz. Beraber birbirimize güveneceğiz, her kuruşun hesabını vereceğiz ve mücadelemizi böyle yapacağız."

Başbakan'ın işsizlikten hiç bahsetmediğini savunan Kılıçdaroğlu "İşsizlik var mı, işsizlik her yerde. Var. Hiç ağzına işsizlik lafını alıyor mu? Ben size iş bulacağım diyor mu? Onun derdi Bilal'e iş bulmak, affedersiniz, para stoklatmak. İşi var zaten, onun işi ne; haram parayı stoklamak. Yaptığı iş bu. 30'unda sandığa gideceksiniz, size bir sorum olacak; 30'unda helalden yana mı oy kullanacaksınız haramdan yana mı, helalden yana oy kullanacağız. Bütün yurttaşlarıma sesleniyorum harama ortak olmayın, rüşvete ortak olmayın, yolsuzluğa ortak olmayın, kul hakkı yiyenlere ortak olmayın, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenlere ortak olmayın oyunuzu CHP'nin mührüne basın" diye konuştu.

CHP'nin iktidara gelmesi halinde devleti yönetemeyeceğinin söylendiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Hayatımda duyduğum en saçma şey. Yahu devleti kuran parti nasıl devleti yönetemez. Devleti biz kurduk. Senin haberin bile yoktu. Fellik fellik kaçıyordun sen. Bunun söylediği bir şey vardı, benim dedem millet savaşa gitmiş, Kurtuluş Savaşı'na. Dedesinin kümese saklandığını itiraf etti. Olacak şey değil. Samimi söylüyorum, olacak şey değil. Onun için söylüyorum, devleti kuran parti devleti yönetir ama bir şey söylüyorsa doğru, onlar gibi biz yönetemeyiz vallahi. Çünkü çalamayız, utanırız. Allah'tan korkarız, kuldan utanırız, çalamayız, milletin önüne çıkamayız. Birisi bize 'hırsız' dediği zaman utanırız. Hemen deriz ki, 'bir dakika, sen neye göre konuşuyorsun' ama bunlara biri hırsız deyince kolları kabarıyor. Hayret ediyorum, dünyanın hiçbir ülkesinde miting meydanlarında bir başbakan için hırsız denmemiştir. İlk kez Türkiye'de deniyor ve haklı olarak deniyor, çalıyor, çırpıyor, yoluyor ve kul hakkı yiyor. Çok iyi biliyorum ben bunları."

Isparta'da tarih yazacaklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, kürsüye çağırdığı Isparta Belediye Başkan adayı Lütfü Çakmakçı ve ilçe belediye başkan adaylarına oy verilmesini istedi.

Kılıçdaroğlu, daha sonra kentten ayrıldı.

(Bitti)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com