-CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)

-CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: (2)
"Sandıkla meşruiyet sağlayacağını sanıyor. Sandıktan yolsuzluğun meşruiyeti çıkmaz, hırsızlığın meşruiyeti çıkmaz. Gidip yargıda aklanacaksın. Ama bu benim millete sözüm. Onlar kesinlikle yargılanacaklar, adaletin önüne çıkacaklardır. Bugün olmaz yarın am

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Sandıkla meşruiyet sağlayacağını sanıyor. Sandıktan yolsuzluğun meşruiyeti çıkmaz, hırsızlığın meşruiyeti çıkmaz. Gidip yargıda aklanacaksın. Ama bu benim millete sözüm. Onlar kesinlikle yargılanacaklar, adaletin önüne çıkacaklardır. Bugün olmaz yarın ama mutlaka çıkacaklardır" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde, 2014 yerel seçim sonuçlarını değerlendirmek üzere düzenlediği toplantıda, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Genel başkan olarak seçimleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, Ankara dahil çok yerde sonuçlara itirazlarının bulunduğunu, konuyla ilgili gerekenin yapılacağını ve hukukçu ekibin çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Seçim döneminde 100'ü aşkın yerde miting yaptığını dile getiren Kılıçdaroğlu, bunun görevi olduğunu ve övünülecek bir şeyin bulunmadığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu, eksiğinin olabileceğini ama görevini yaptığına inandığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Milletin vicdanına hep sesleneceğim. Uyuyan vicdanları uyandırıncaya kadar. Onlara ısrarla ve ısrarla şunu söyleyeceğim. Senin inandığın kitaba hakaret eden birisi orada oturuyor, devleti soyanın yanında oturuyor, hala oyunu oraya verecek misin? Yine sesleneceğim. Kul hakkı yiyen birisi hala orada oturuyor, aile boyu. Ne demektir o balkon konuşması. Bütün onları yanına almış. 'Ben devlete meydan okuyorum' diyor. 'Ben istediğim yolsuzluğu yaparım' diyor. Sandıkla meşruiyet sağlayacağını sanıyor. Sandıktan yolsuzluğun meşruiyeti çıkmaz, hırsızlığın meşruiyeti çıkmaz. Gidip yargıda aklanacaksın. Ama bu benim millete sözüm. Onlar kesinlikle yargılanacaklar, adaletin önüne çıkacaklardır. Bugün olmaz yarın ama mutlaka çıkacaklardır."

-CHP ile cemaat ilişkisi 

"Seçimler başlamadan önce sürekli cemaatle ilişkiniz olduğu söyleniyordu. 6 puanlık artışın cemaatten mi geldiğini düşünüyorsunuz?" sorusunu Kılıçdaroğlu, "Tamamen AKP'nin uydurması bir şey. Nereyle işbirliği yaptık. Ellerinde bilgi, belge, doküman varsa çıkarsınlar. Ben hiçbir zaman 'siz ne istediniz de biz vermedik' diye bir cümle kurmadım. Kuran kimdi? Bizi cemaatle işbirliği yapmakla suçlayan kişi. Hayatımda diyorum ya siyasetçi olarak başbakanlık koltuğunda oturan birisinin bu kadar yalan söylediğine ilk kez tanık oluyorum. Sadece bu olayda değil, pek çok olayda. Nasıl olur bir insan milletin gözünün içine baka baka bu kadar yalan söyler. Anlamakta zorluk çekiyorum" şeklinde yanıtladı.

-Güvenlik toplantısının illegal dinleme

Kılıçdaroğlu, güvenlik toplantısının illegal dinlenmesi ve ses kaydını daha önceden dinlediğine ilişkin iddiaların sorulması üzerine "AKP'nin taktiğini herhalde gazeteci arkadaşlarım yeteri kadar anlayamadılar kusura bakmayın. AKP bir şey yapmak istediği zaman önce küçük küçük havuz medyasında haber çıkarır. Sonra bu haberlerin üzerine kendi eylemlerini inşa eder. Havuz medyasına bakın. 'Süleyman Şah Türbesi ile ilgili baskın düzenlenecek, askerlerimiz şehit olacak, oraya saldırı yapılacak' diye haberler çıktı. Haberler üzerine bu ülkenin ana muhalefet partisinin genel başkanıyım, hükümeti uyarmak zorundayım. 'Orayı gerekçe gösterip, orduyu oraya sokamazsın' dedim" değerlendirmesinde bulundu.

Dışişleri Bakanlığında 4 kişinin yaptığı konuşmanın ses kayıtlarının yayınlandığını anımsatan Kılıçdaroğlu, ses kayıtları geldiğinde 2 gazeteciyle birlikte olduklarını kaydetti.

Kılıçdaroğlu, hiçbirinin bunlara inanmadığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Onun bir provokasyon olduğunu, AKP'nin çıkıp ertesi gün ret edeceğini ve ret ettikten sonra da diğer ses kayıtlarının da benzer şekilde yalan olduğunu güçlendiren bir ses kaydı olduğunu düşündük. Çünkü devlette böyle bir şey olamaz. Arkadaşlarım uyardılar, bu ses kaydını esas alarak hiçbir açıklama yapmayalım. 7-8 kişi, iki de gazeteci arkadaşımız vardı. Gerçekten hiçbir açıklama yapmadık. Sonra Dışişleri Bakanlığı çıktı bunu kabullendi. Kabullenince Türkiye'yi nasıl bir felaketin içine sürüklemek istediklerini öğrendik. İki açıdan önemliydi. Birincisi şu. Devlette mahrem diye bir şey kalmamıştı. Casuslar bize savaş açtı diyor, daha doğrusu bize savaş açtı dedi Davutoğlu. Ben söyledim kim savaş açtı? Hangi devlet savaş açtı? Bir devletin savaş açması lazım. Sen Dışişleri Bakanı olduğuna göre çıkıp açıklaman gerekiyor. Şu ana kadar tık yok. Kimin savaş açtığını bilmiyoruz."

-"Hesabını vermek zorundalar"

"İkinci kritik nokta, kendi ülkesini savaşa sokmak için kendi ordusuna kumpas kuran bürokratları ve askerleriyle beraber kumpas kuran bir devletle karşı karşıya kaldığımızı gördük" ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Oraya adam göndereceksin oradan Türkiye'ye füze atılacak sonra askerler girecek veya 4 adam göndereceğim bizim şehitliğe saldırı düzenlenecek, Süleyman Şah Türbesine, ki büyük bir olasılıkla askerlerimiz öldürülecek. Düşünün biz kendi askerlerimizi öldüreceğiz. Sonra bizim ordumuz oraya girecek. Bunun hesabını bunlar vermek zorundalar. Çok ağır bir tanımlamadır bu. Bunun hesabını vermek zorundadırlar. Bunun hesabını vermiyorlar, kim sızdırdı? Sen devletsin, kim sızdırdıysa bul getir, yargıya çıkar. Ama onların amacı başkaydı. Yine Cumhuriyet Halk Partisi çok önemli bir görev yaptı. Bu ülkenin çocuklarının Suriye bataklığına girmesini engelledi. Geri adım attılar. Bir şehit gelmiyorsa bu topraklara Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu öngörüsünün güçlü olmasındandır."

-"Koşullar oluşursa kurultay yaparız"

Kılıçdaroğlu, kurultay çağrısı olup olmayacağına ilişkin soru üzerine, CHP olarak hukukun üstünlüğünü savunduklarını ve koşullar oluşursa kurultay yapacaklarını söyledi. 

Demokrasiye inandıklarının altını çizen Kılıçdaroğlu, "Niye kurultay yaptın, niye istedin" diye insanları asla suçlamayacaklarını, kendilerini diğer partilerden ayıranın temel özelliğin bu olduğunu vurguladı.

Kılıçdaroğlu, "Niye korkalım kurultaydan. Yani hukuktan korkulur mu? Hukukun üstünlüğünden korkulur mu? Hayır" dedi.

Sayımlar sırasında ajansların farklı rakamlar açıklamasına ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, diğer kurumlara güven duymadıkları gibi Anadolu Ajansı'na da güven duymadıklarını belirtti. 

Kılıçdaroğlu, "İktidarın güdümüne giren bağımsızlığını yitiren bir kurum dünyanın hiçbir ülkesinde topluma güven vermez" ifadesini kullandı.

Sayımların sonuna doğru, Anadolu Ajansı ve Cihan Haber Ajansı'nın rakamlarının örtüştüğünün anımsatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Sonuna kadar takip ettim. Sonunda örtüştü, ben de biliyorum. Ama Anadolu Ajansı'nın belli bir mizansen içinde hareket ettiği şeklinde zaten daha önce, gazetelerde de haberler vardı. Bizde kendi örgütümüzü ona göre uyardık" dedi.

Erken seçime ilişkin soru üzerine ise Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin ekonomide çok daha büyük açmazlarla karşılaşacağını bildiğini, o açmazlarla karşılaşmadan erken seçim kararı alabileceğini söyledi.

-Cumhurbaşkanlığı seçimi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Kılıçdaroğlu, "Devleti soyan adamdan cumhurbaşkanı çıkmaz. Olmaz. Bu ülkenin bir vicdanı vardır. Şaibeli adaydan cumhurbaşkanı olur mu? Yargıya gidip, aklanmamış adamdan cumhurbaşkanı olur mu? Ben söyledim, o da tekrar edecektir, mutlaka, hırsızdan cumhurbaşkanı olmaz, hırsızdan başbakan olmaz" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, sayımlar yapılırken yaşanan elektrik kesintilerine ilişkin iddiaların sorulması üzerine de şunları kaydetti:

"Demokrasilerde aslolan seçimlerin saydam biçimde yapılmasıdır. Seçimi yapacak kurumların topluma güven vermesidir. Elektriklerin kesilmesi, sandıkların torbaların değiştirilmesi gibi pek çok şaibe maalesef ortada geziyor. Neden? Hükümet şaibeli. İtirazlarımızı yapıyoruz. Elbette değerlendirecek olan Yüksek Seçim Kuruludur. Onun vereceği karara da elbette saygı duyacağız."

Başbakan Erdoğan'ın balkon konuşmasının hatırlatılarak, bazı kesimlere operasyon yapılıp yapılmayacağına ilişkin öngörüsünün sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, şu yanıtı verdi:

"Cadı avı, söyledim zaten hükümet bir cadı avı başlatacağını söylüyor. Medyaya, sivil topluma, belli kesimlere bir baskı ve cadı avı süreci başlatacağını söylüyor. Biz dikkatle izleyeceğiz. Kim olursa olsun, kim haksızlığa uğrarsa uğrasın Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz onların yanında olacağız. Bizim partimize oy verir veya vermez o hiç önemli değil. Yeter ki bu ülkenin yurttaşı olsun, yeter ki onların hakları korunsun. En büyük arzumuz bu. Hakları ihlal edilirse biz onların yanında olacağız."

Seçimle ilgili bir başka soru üzerine Kılıçdaroğlu, metropollerde oylarını artırdıklarını, daha başarılı olmak istediklerini ancak 'niye başarılı olamadık' diye, halkı suçlama kolaylığına girmeyeceklerini, neden daha fazla oy alamadıkları konusunu sorgulayacaklarını anlattı.

Kendisini en fazla sevindiren ve şaşırtan sonucun sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, en sevindiği ilin Hatay, en üzüldüğü ilin ise Artvin olduğunu sözlerine ekledi.

(Bitti)

 

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
      • Çok Okunanlar
          Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
          Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
          E-Posta: info@sansursuzhaber.com