CHP'den Erdoğan'a 17 soru

CHP'den Erdoğan'a 17 soru
Darbe Komisyonu'nun CHP'li üyeleri Erdoğan'a 'mezara kadar gidecek sırları' sordu.

Meclis Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’nun CHP ’li üyeleri soruları yazılı olarak yanıtlayacak olan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a 17 soru yöneltti.

CHP ’li vekiller Başbakan’a, “E-muhtıra veren bir Genelkurmay Başkanı ile bir Başbakan’ın mezara kadar gidecek sırları olabilir mi?”, “Bu görüşmede yeni bir sürecin, birlikte planladığınız, hatta e-muhtıranın da danışıklı olduğu yolundaki toplumsal kaygıların giderilmesi için bir açıklama yapma gereği duydunuz mu?” diye sordular.

CHP ’li vekiller Süleyman Çelebi, Ahmet Toptaş ve Ali Rıza Öztürk Başbakan’a şu soruları yöneltti:
“27 Nisan e-muhtırasını veren dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın muhtıra yayınlandıktan sonra 12 saat boyunca telefonlarınıza çıkmadığı, hükümetinizin de 28 Nisan günü bir bildiri ile buna karşılık verdiği bilinmektedir.

Başbakanlığınızın yaptığı karşı açıklamada ‘…….Bu açıklama hükümete karşı bir tutum olarak algılanmıştır.’,’Kuşkusuz demokratik bir düzende bunun düşünülmesi dahi yadırgatır’ denilmektedir.

Bu bağlamda; Hükümete karşı bir tutum içinde olduğunu bildiğiniz Yaşar Büyükanıt hakkında bir soruşturma başlattınız mı?

E-muhtıradan sonra 5 Mayıs günü Dolmabahçe Sarayı’nda 2 saat 15 dakika süren bir görüşmede Yaşar Büyükanıt ile neleri konuştunuz? Görüşme de tutanak tutuldu mu?

Tutanak tutulmamış ise bu devlet geleneğine uygun mudur?

Dolmabahçe görüşmesinin kendi deyiminizle mezara kadar gidecek sır olduğunu söylüyorsunuz. E-muhtıra veren bir Genelkurmay Başkanı ile bir Başbakan’ın mezara kadar gidecek sırları olabilir mi?

Bu görüşmede yeni bir sürecin, birlikte planladığınız, hatta e-muhtıranın da danışıklı olduğu yolundaki toplumsal kaygıların giderilmesi için bir açıklama yapma gereği duydunuz mu?

E-muhtıra veren bir Genelkurmay Başkanı’na ‘üstün hizmet madalyası’ verilmesinin gerekçesi nedir?
E-muhtıranın danışıklı olarak hazırlandığı kuşkusu taşıyan kesimlerin, muhtıracıya üstün hizmet madalyası verilmesi karşısında haklılık paylarının yükseldiği konusunda bir fikriniz var mıdır?
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ‘e-muhtıra sonucunda oylarımız yüzde 10 civarında artmıştır’ sözlerine katılıyor musunuz?

28 Şubat sürecindeki yapılan uygulamalarla bir çok mağdurlar yaratıldığı, bunu sizin de bir çok konuşmanızda dile getirdiğinizi biliyoruz.28 Şubat sürecindeki soruşturma ve kovuşturmalarla bugün yaşanan yönetim ve yargı süreçleri arasında bir benzerlik görüldüğü kamuoyunun bir kesiminde dile getirilmekte,yeni mağduriyetlerin yaratıldığı da izlenmektedir. Yeni mağduriyetlerindeki şikayetler hakkında neler düşünüyorsunuz?

27 Nisan e-muhtırası verildikten sonra hükümet olarak buna karşı çıktınız. 2007 seçimlerine, muhtırayla beraber siyaseten mağdur olduğunuzu, bu yüzden tek başına güçlü bir iktidar olmanız gerektiğini halka söyleyerek yüzde 47 oy aldınız. 2011 seçimlerinde ise 27 Nisan muhtırasının olmadığını söylediniz? Bu çelişkiyi nasıl açıklıyorsunuz? Halka muhtıra sonucu mağdur olduğunuzu söyleyip oy istemeniz bir kandırmaca mıydı?

Dolmabahçe görüşmesinden sonra TSK mensuplarına yönelik operasyonlar yapıldı. Bu görüşmelerde neler konuşuldu?

2003-2004 yılında gerek MİT gerekse diğer devlet kurumlarının aracılığı ile askerlerin darbe teşebbüsü içinde olduğuna dair bilgi sahibi olmanıza rağmen neden bu teşebbüse karşı bir hareket içinde olmadınız? O gün sizi bu darbe veya muhtıra teşebbüsüne karşı koymak için bir girişimde bulunmanızı engelleyen korkular nelerdi?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Cüneyt Zapsu, Amerikalılara; ‘Bu adam dürüst bir adam. Kendi inançlarına sahip ve bu inançlarında samimi. Lütfen şunu yapmaya çalışın, bu adamdan yararlanın. Çünkü bu kişinin çok itibarı var, hem kendi inançları nedeniyle Müslüman dünyasında, hem de Batı tipi demokrasiye inanıyor. Bence onu devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak yerine onu kullanın... Burada ve Avrupa'da bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur’ dediği doğru mudur?

28 Şubat sonrası AKP’nin ortaya çıkışı ve 27 Nisan e-muhtıra sonrası yükselişi arasında birçok bağlantı yapılıyor. Siz böyle bir bağlantı olduğunu düşünüyor musunuz? AKP 28 Şubat sürecinin bir ürünü mü?

28 Şubat sürecini Fethullah Gülen, ‘Asker anayasal yetkisini kullandı’ ,’asker iyi niyetlidir’ söylemleriyle desteklemişti, aynı dönemde Zaman gazetesi ‘hayırlı olsun’ manşetiyle yayımlandı. Bütün bu açıklamaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

1976 yılında MSP Beyoğlu Gençlik Kolu Başkanlığı'na ve aynı yıl MSP İstanbul Gençlik Kolları Başkanlığı'na seçildiniz 1980 yılına kadar bu görevi sürdürdünüz. Siyasetin içinde yer alan neredeyse herkesin yargılandığı, işkenceden geçtiği 1980 döneminde sizin darbenin şiddetine maruz kalmamanızın sebebi nedir? 1980 darbesi milli görüşçüleri ne derecede etkilemiştir? 1980 döneminde çeşitli kuruluşlarda üst düzey yöneticilik yaptınız, bunlar hangi kuruluş ya da şirketlerdir?

12 Eylül'ün yıl dönümünde bir konuşma yaptınız ve cuntanın idam ettirdiği Erdal Eren, Necdet Adalı ve Mustafa Pehlivanoğlu’nu anarak gözyaşı döktünüz, aradan çok zaman geçmeden idamın serbestleşmesi konusunu tüm dünya kamuoyu önünde dile getirdiniz, bu iki davranış arasında büyük bir çelişki yok mu? 12 Eylül cuntasının idamla aldığı canlar yeterli değil mi?

12 Eylül askeri darbesinin Kenan Evren'in yargılanmasıyla gerçekten aydınlatılacağını ve sorumlularının cezalarını alacağına inanıyor musunuz?

28 Şubat yargılamaları sürecinde onlarca asker, subay yargılanmak üzere cezaevlerine koyuldu, aynı hassasiyeti binlerce kişinin, ailenin mağdur olduğu 12 Eylül askeri darbesinin yargılanması sürecinde gösterilmemesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın savcılar tarafından ifadesinin alınmasını engellemek için TBMM Genel Kurulu'ndan MİT Kanunu geçirilmiştir. Savcılar tarafından Hakan Fidan'ın dinlenmesini size ve hükümetinize karşı yapılmış bir eylem olarak mı görmektesiniz? Böyle görüyorsanız bunun gerekçeleri nelerdir? Bu olayın dış ülkelerle bağlantısı var mıdır? Var ise bunlar nelerdir?”

Bu arada CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, komisyona gelmediği için Başbakan’a yazılı olarak yanıtlaması için soru sormayacağını ifade etti.(MUK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com