CHP'lilerden Van atağı

CHP'lilerden Van atağı
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ve Sezgin Tanrıkulu ile Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil, Van depreminin ardından 300 gün geçmesine rağmen, yaklaşan kış mevsimine rağmen sorunların çözülmemesi ve önlemlerin alınmaması nedeniyle TBMM araştırma komisy
Van merkez ve çevresinde 23 Ekim 2012'de gerçekleşen büyük deprem ve sonrasında yaşanan artçılarla birlikte yüzlerce yurttaş yaşamını yitirip, binlercesi evsiz kalmasına karşın kentte halen sorunların çözümlenmemesi üzerine CHP harekete geçti.
 
Oran, Tanrıkulu ve Tamaylıgil Van merkez, Muradiye ve Erciş ilçeleri ile Canik Köyü'nde inceleme yaptıktan sonra araştırma önergesi hazırlayarak TBMM'ye sundu. Araştırma önergesinde işaret edilen Vanlıların yaşadığı sıkıntılar şöyle:
 
CAMİ VE SAĞLIK OCAĞI
 
"Van genelinde birçok örneği olduğu gibi Canik Köyü ve çevresinde 17 cami yıkılmasına karşın aradan geçen 300 günü aşkın sürede yenileri yapılmadı, Canik'te sağlık ocağı bulunmasına karşın personelin lojmanının yapılmaması nedeniyle personelin hafta sonu köyde kalmaması mümkün olmamakta ve tetanoz aşısı dahi yapılamamakta bunun için büyük masraf yapan köylü yurttaşlarımız 50 km ilerideki Van'a gitmek zorunda kalmaktadır.
 
Muradiye ilçesinde hizmet veren DSİ, Tapu-Kadastro, meteoroloji müdürlükleri ile cezaevinin kapatılması nedeniyle zaten zorda olan esnaf tamamen bitme noktasına gelmiştir. Çünkü ilçede sadece emniyet müdürlüğü, belediye ve Ziraat Bankası ile kamu hizmetleri verilmektedir.
 
Erciş'te ise tekerlekli sandalye ile yaşama tutunmaya çalışan bedensel engelli, okuma-yazma bilmeyen Menşure Durmaz, kirada oturdukları evde deprem nedeniyle ağabeyinin vefat ettiğini, şimdi dul kalan yengesiyle birlikte konteynırda yaşadıklarını, kendilerine konut yardımı yapılmadığını söyledi. Kiracılara konut yardımı yapılmamasının özellikle dul kalan kadınlar için büyük sıkıntı yaratması yaygın bir sorundur."
 
RANT KAYGISI
 
Erciş Kışla Mahallesi'nde toplam 17 bin 500 nüfus olmasına rağmen, sadece 12 derslikli bir okulun ihtiyacı karşılamaktan uzak olduğu ifade edilen raporda, "Çelebibağ beldesinde yıkılan evlerin yerine yenisinin yapılmasına izin verilmemesi halk arasında rant kaygısına yol açtığı" da ifade edildi.
 
Erciş'te deprem sonrasında 7 bin büyük ve küçükbaş küpeli hayvan daha güvenli diye Muradiye'ye gönderildiği hatırlatılan raporda, "Daha sonra bu hayvanlar sahipleri tarafından geriye getirilmesine karşın devletin söz verdiği büyükbaş için 400 TL, küçükbaş içinse 60 TL'lik destek bedelinin ödenmemesi" dikkat çekici sorunlardan biri olduğu vurgulandı.
Raporda çarpıcı sorunlar şöyle sıralandı:
 
"Erciş'te 5.350 konteynır yapılmasına karşın halen bunların sadece yüzde 30'unun dolu olduğu belirtilmektedir. Yine Erciş'te 4.500 ağır hasarlı konut bulunmasına karşın burada 5500 konut yapıldığı ve bu konutlar için sadece 2.300 kişinin başvurduğu, bunların da yüzde 90'ının da koşullarının uygun olmaması nedeniyle iptal edildiği öğrenilmiştir. Sonuç olarak sadece 1400 konut verilmesi, uygun planlama yapılmayarak kamu kaynağının israf edildiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca yapılan konutların 100 bin TL karşılığında depremzedeye teslim edildiği bunun 70 binini ilgili kişinin ödemesine karşılık sadece 30 binini devletin karşılaması sosyal devlet anlayışına uygun görüntü oluşturmamaktadır. TOKİ'nin bu konutları maliyetine, kâr amacı gütmeksizin teslim etmesi gerektiği vatandaş tarafından sıklıkla dile getirilmektedir. Konutların yapım aşamasında ise yüklenici firmaların malzeme ve işçilikte yerel kaynaklardan yararlanmaması da istihdam açısından bölge ekonomisi için sekter bir tavır ortaya koymuştur.
 
TAPU SORUNU
 
Yöre halkı 1976 depreminde dahi büyük hasar gören binalar için yapılan konutların 20 yıl geri ödemesiz olarak teslim edildiğini, bugün ise TOKİ'ye 2 yıl sonra ödeme yapmak durumunda kalınmasının büyük çelişki oluşturduğunu belirtmektedir.
Doğunun kendine özgü koşullarından ötürü tapular baba veya baba yoksa büyük ağabeyin üzerine kayıtlı olması nedeniyle örneğin depremde yıkılan 10 dairelik bir binada büyük sıkıntıya yol açmakta, binada yaşayan 10 kardeş veya akrabaya bu nedenle sadece tek konut tahsisi yapılması çok çarpık bir uygulama oluşturmaktadır.
 
ESNAFIN SERMAYESİ YOK
 
Van esnafı sermayesini kaybetti, ancak Halkbank ve Ziraat Bankası kredilerinin ertelenmesinden kaynaklı ve KOSGEB yardımlarında büyük sıkıntı yaşanmaktadır, kredilerin ertelenmesinde beklenilen sonuç alınamadı ve bu bölgede deprem bölgesinde SGK primlerine dahi gecikme cezası kesilmesi dikkat çekicidir.
 
Mart 2012'de elektriğe zam yapıldı, ancak depremin yaşandığı Ekim 2011'den sonra fatura kesilemediği için Mart ayında gelen toplu faturalara da zam olduğu gibi yansıtıldı. Zaten dondurucu kış koşullarında ancak elektrik sobasıyla ısınabilen ilkbaharda da 650 TL-2 bin TL arasında toplu fatura gelmiş olan vatandaş bunu ödeyemezken bir de buna gelen zammın geriye yürütülerek borcun katlanılmaz hale getirilmesi kabul edilemez.
 
Deprem ivmesi 1. Derece Deprem Bölgesi sınırlarına yaklaşmasına karşın Van'da tüm resmi kurum binalarının 2. Derece bölgesine göre inşa edildiği yönünde vahim bir iddia da yüksek sesle bölgede dile getirilmektedir.
 
Halen bugün bile Karayolları Müdürlüğü deposunda erzak ve ayni yardımların stoklanmış vaziyette bekletildiği belirtilmektedir."(NSK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com