CHP'nin Eskişehir mitingi

CHPnin Eskişehir mitingi
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu (2) : "Hep beraber çalışacağız. Ben anlatacağım ama siz de anlatacaksınız. Sizin de sorumluluğunuz var. Kahvede anlatacaksınız, hanımlar günde anlatacaklar. Cadde de anlatacağız, öğrenciler üniversitede anlatacaklar. Tarlada

ESKİŞEHİR (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Hep beraber çalışacağız. Ben anlatacağım ama siz de anlatacaksınız. Sizin de sorumluluğunuz var. Kahvede anlatacaksınız, hanımlar günde anlatacaklar. Cadde de anlatacağız, öğrenciler üniversitede anlatacaklar. Tarlada anlatacağız, işçi fabrikada anlatacak. 'Hırsızlardan bıktık' diyeceğiz. Yeter artık, Türkiye Cumhuriyeti'ni hırsızlar yönetemez, işin noktası budur" dedi.

Kılıçdaroğlu, partisince Sıhhiye Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, "Annelere sesleniyorum, eğer çocuğunuz işsizse sebebi bu başçalandır. Bu ülkede yoksulluk varsa sebebi bu adamdır" diye konuştu.

 Böyle bir Türkiye'yi asla kabul etmediklerini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Düşünün Van'da bir baba oğlunun cenazesini sırtında torbayla taşıyor. Bütün yurttaşlarıma söylüyorum, bunu düşünün 17 Aralık 2013 TBMM önünde gencecik bir adam 'ben açım' diye kendisini yaktı ve 10 gün sonra öldü. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren değerli yurttaşlarıma sesleniyorum. Siz oy verdiniz, yolsuzlukları önleyeceklerdi, siz oy verdiniz, yasakları önleyeceklerdi, ne oldu, yolsuzluk bunların kitabı oldu. Böyle bir şey olabilir mi? O zaman bana bir görev düşüyor, sadece bana mı? Hayır, hepimize görev düşüyor."

"Bir başbakan düşünün ülkeyi yönetiyor. Oğluna telefon ediyor, 17 Aralık sabah 8'i 2 geçe. Burada izlediniz değil mi? Diyor ya 'montajdı'. Ne montajı kardeşim, Porsuk Çayı ne kadar gerçekse bu sesler de o kadar gerçektir" diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Değerli arkadaşlarım, bakınız şöyle diyor. Sabahın 8'i 2 geçe. 'Oğlum' diyor, 'şunların şunların evlerinde arama yapılıyor' diyor. E, Bilal oğlan yeni uyanmış sabahın körü ona göre, 'baba bir daha tekrar eder misin?' diyor. 'Olur oğlum bir daha tekrar edeyim' diyor. Tekrar ediyor, 'paraları sıfırlayın' diyor. Şimdi, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygı değer yurttaşlarıma sesleniyorum. Hangi ülkenin Başbakanı sabahın köründe oğluna telefon edip 'oğlum, evdeki paraları sıfırlayın, sadece sıfırlamayın sıfırlarken kardeşini çağır, teyzeni çağır, ablanı çağır, dayını çağır, şunu çağır bunu çağır beraber sıfırlayın' diyor. Bu olmaz arkadaşlar. Söylüyorum, Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygı değer yurttaşlarıma sesleniyorum. Sizin vicdanınız bunu kabul ediyor mu? Eskişehirlilere soruyorum, sizin vicdanınız bunu kabul ediyor mu? Değerli arkadaşlarım sadece Eskişehirliler, sadece bizim ülkemizde değil, emin olun vicdan sahibi olan dünyadaki hiçbir kişi, hiçbir kitle böyle bir tabloyu kabul etmiyor. Ertesi gün 5 kez telefon ediyor. 18 Aralık saat 10.58'de yine telefon ediyor. 'Oğlum ne yaptın sıfırladın mı tamamını?'. 'Babacığım' diyor 'biraz kaldı' diyor. 'Ne kadar evladım'. '30 milyon Avro kaldı' diyor. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy veren saygı değer yurttaşlarıma sesleniyorum, 30 milyon Avro, bir gün dağıttılar sıfırlayamadılar. Hala bu ülkeyi yöneten hırsızlara oy vermeye devam edecek misiniz."

 

- "Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti devletini soymaya kalktı"

 

Kılıçdaroğlu, böyle bir tablonun Türkiye Cumhuriyeti tarihinde görülmediğini ifade ederek, şöyle konuştu:

"Böyle bir tablo dünyada görülmedi, ilk kez bizim ülkemizde görülüyor. O nedenle söylüyorum. Hep beraber çalışacağız. Ben anlatacağım ama siz de anlatacaksınız. Sizin de sorumluluğunuz var. Kahvede anlatacaksınız, hanımlar günde anlatacaklar. Cadde de anlatacağız, öğrenciler üniversitede anlatacaklar. Tarlada anlatacağız, işçi fabrikada anlatacak. 'Hırsızlardan bıktık' diyeceğiz. Yeter artık Türkiye Cumhuriyeti'ni hırsızlar yönetemez, işin noktası budur. Ben, sizlere hırsızlık yapan bir Başbakan portresi çizdim ve ailesiyle beraber. Şimdi bir de hükümet portresi çizeceğim. 4 bakan sabahın 07.30'unda arama yapılıyor. 4 bakandan biri İçişleri Bakanı, oğluna telefon ediyor sabah 07.32'de. 'Oğlum evde arama var' diyor. 'Evet babacağım' diyor. 'Kaç lira var oğlum' diyor. 'Baba bir kaç kuruş var'. 'Oğlum kaç lira var' diyor. 'E, sen biliyorsun baba' diyor. 'Oğlum kaç lira var ben sana onu soruyorum'. 'E, 1 trilyon civarında bir para var' diyor. Bu adam İçişleri Bakanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı."

"İddianameye göre, Zafer Çağlayan 28 seferde 52 milyon dolar rüşvet almış" diyen Kılıçdaroğlu, şunları bildirdi:

"Muammer Güler, hani bu sabahın köründe 'oğlum evde kaç lira para var' diyen bakan. 10 seferde 10 milyon dolar rüşvet alıyor. Bunların içinde en mütevazi olanı da Avrupa Birliği'nden sorumlu olan bakan Egemen Bağış. O da 3 seferde 1.5 milyon dolar rüşvet almış. Ama ona torbayla gitmemiş, çikolata kutusu içinde gittiği için ona 1.5 milyon dolar düşmüş. Bakınız bir hükümet Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyor. 4 bakan, istifa etmek zorunda kalıyorlar. Önce istifa etmediler. Başçalan ile beraber otobüsün üzerine çıktılar. Ellerini kaldırdılar bir Türkiye manzarası çizdiler önümüze. Milletin vicdanı ayağa kalktı 'böyle bir rezalet olmaz' diye. Her taraftan isyan çıkınca bu bakanların önüne dediler ki '1, istifa edeceksiniz, 2, başçalanı destekleyen bir deklarasyon yayınlayacaksınız' ve 4 bakan istifa etmek zorunda kaldı. Siz şunu düşünebiliyor musunuz değerli Eskişehirliler... Ülkeyi yönetmek üzere iktidar olanlar ülkeyi soymaya kalktılar. Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, Türkiye Cumhuriyeti devletini soymaya kalktı. Buna izin verilir mi değerli arkadaşlar. Ben diyorum bunlarda vicdan yok."

 

- "Bir ülkeyi bir hırsız yönetemez"

 

Kılıçdaroğlu, yalan ile imanın bir arada olamayacağını dile getirerek, şunları ifade etti:

"Herkesin bunu bilmesini isterim. Şimdi diyor ki 'efendim' diyor bu başçalan. 'Efendim' diyor 'bunlar montaj' diyor. İnanıyor musunuz? Hiç kimse inanmıyor zaten. Hemen yandaş medyadan bir haberler 'efendim Amerikalılarla konuştuk montaj dediler'. Amerikalılar dediler ki 'pes ya ne konuştuk ne montajdır dedik ya bunlar doğru' dediler. Düşünün sandılar ki biz burada söyleriz onlar duymazlar. Sen dünyayı bile iyi okumuyorsun. Bunların tamamı doğru. O nedenle söylüyorum. Bir ülkeyi bir hırsız yönetemez. İşsizlik varsa sebebi budur. Yoksulluk varsa sebebi budur. Atanamayan öğretmen varsa sebebi budur. Çiftçi kazanamıyorsa sebebi budur. Bana kaynak soruyorlardı kaynağı nereden bulacaksın diye. İşte bu hortumculardan, bu parayı alıp halka verecektim ben. Yolsuzluğun boyutu 85 milyon Avro, Başbakanın evinden çıkan para 1 milyar dolar. Dağıt dağıt bitmiyor. Boşuna mı bu millet bunlara 'hırsız' diyor, 1 milyar dolar. Gerçekten ben merak ediyorum."

(Sürecek)

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Mersin İdmanyurdulu futbolcuların idmana çıkmaması23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Brezilyada taraftarlara gözaltı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • 12 bin yıl öncesinin taş işçiliğini öğreniyorlar23 Şubat 2015 Pazartesi 15:28
  • Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın: (1)23 Şubat 2015 Pazartesi 15:23
  • Çavuşoğlunun telefon diplomasisi sürüyor23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Ukraynadaki gelişmeler23 Şubat 2015 Pazartesi 15:18
  • Karşıyakada Yusuf Şimşek görevinden istifa etti23 Şubat 2015 Pazartesi 15:13
  • Meteorolojiden çok kuvvetli yağış ve denizlerde fırtına uyarısı23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Fabrika işçilerinden eylem23 Şubat 2015 Pazartesi 15:03
  • Sinopta MERS virüsü şüphesi23 Şubat 2015 Pazartesi 14:58
  • Çok Okunanlar
      Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
      Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
      E-Posta: info@sansursuzhaber.com