CHP'nin yeni lideri kim olabilir? Yılmaz Özdil yazdı...

CHP'nin yeni lideri kim olabilir? Yılmaz Özdil yazdı...
Hürriyet Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, bugünkü köşe yazısında CHP liderliğine uygun gördüğü namzetini açıkladı.

Zaman Gazetesi yazarı Nuriye Akman'ın yazısında yer verdiği "Sarıgül, otobüsün hareketinden önce Şişli Belediyesi’ndeki dünya liderleriyle çekilen fotoğraflarla donatılmış odasında neşeli anekdotlar aktardı. “Karşınızda bir dünya lideri var” demek istiyor gibiydi." ifadelerinden sonra Sarıgül'ün CHP liderliği hedefi açıkça ortaya konmuştu...

Ancak birçok görüşün aksine Yılmaz Özdil, 'Adam' başlığını uygun gördüğü köşe yazısına esas lider potansiyeli taşıdığını düşündüğü Metin Feyizoğlu'nun hayatını kaleme aldı.

İşte Özdil'in köşe yazısından çarpıcı detaylar:

Dede, hukuk profesörüdür. Aynı zamanda, siyasi tarihimize damgasını vurmuş efsane karakterlerden biridir. Dolayısıyla, ağır konukların ağırlandığı bir evde, memleket meselelerinin tartışıldığı, devamlı hukuk konuşulan sofralarda büyür. Oturdukları yemek masasının yarısına kadar örtü örtülür. Niye derseniz? Öbür yarısında daktilo ve kitaplar durur. Salon zaten, duvardan duvara, devasa bir kütüphanedir. İçerde ayrıca iki kitap odası daha vardır. Büyüdüğü, şekillendiği atmosfer, budur. Varlıklı ailedir ama...
 
İlkeler paradan çok daha önemlidir. Bir gün mesela, beş arkadaş, eve taksiyle dönmeye karar verirler. Belediye otobüsüyle gitsek, aynı paraya denk gelecek diye düşünürler. Binerler, arkadaşları tek tek iner, en son kendisi iner. Eve girer. Babada bi kanş surat... Meğer, taksiden indiğini camdan görmüştür. "Böylesi daha hesaplı oldu" demesine fırsat kalmadan, fırçayı yer: "Oğlu taksilerde geziyor dedirtiyorsun, farkında mısın!"
 
Dede'yi biraz daha izah etmek gerekirse... Kalp krizinden hastanede yatarken, oğlu okusun diye defterine vasiyet gibi mektuplar yazar. Bir tanesinde şöyle der: "Büyük adam olmaya sakın özenme, büyük adam olmak kolaydır, adam olmak zordur, sen onu başar.",
 
Üniversitede okurken... Vade dolar, dede vefat eder. O gece yarısı eve gelir. Odasına kapanır. Kapıyı kilitler. Saatlerce, borçlar hukuku nedensellik bağı teorilerini çalışır.
 
Çünkü, kendi kendine söz vermiştir, babamı kaybettiğim gün bile derslerime ara vermeyeceğim, çalışacağım demiştir. "En zor anımda çalışabilirsem, her zaman çalışabilirim" diye düşünmüştür.
 
Kendisini, kendisine ispatlamıştır. Bugün, en kritik anlarda, soğukkanlı kalabilmesinin temelinde, bu sarsılmaz disiplin vardır. Ooff, of. Babayla ölene kadar görüşürler. Geç buldum, çabuk kaybettim misali, baba 55 yaşında vefat eder.
 
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirir. Profesör olur. Diplomasını aldığı hukuk fakültesine dekan olur. Ankara Barosu Başkanı seçilir. Türkiye Barolar Birliği Başkanı seçilir. Eli ekmek tutana kadar, kundakta geldiği evde, dedesinin evinde yaşar.
 
Unutmadan ilave edeyim; babasının varlığını öğrendikten sonra bile, dedeye baba, anneanneye anne demeye devam eder.
 
Bu Evet, Metin Feyzioğlu o.
 
Büyük adam olmaya özenen zihniyet cücelerinin ülkesinde...
 
Adam gibi adam kalmayı başaran adam.

Yılmaz Özdil'in köşe yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

(DSE)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com