CHP'ye oy verenlerin işi zor!

CHP'ye oy verenlerin işi zor!
Taraf yazarı Demiray Oral, Kılıçadaroğlu'nun 'en'lerini yazdı.CHP'liler bu yazıya çok kızacak!

Taraf gazetesi yazarı Demiray Oral, bugünkü köşesinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun Afrika gezisini kaleme aldı. Oral yazısında Milliyet yazarı Can Dündar'ın seyahat esnasında Kılıçdaroğlu ile yaptığı sohbetin farklı bir yönünü gün yüzüne çıkardı. Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'Ne okur, ne izler, ne dinler' sorularına verdiği yanıtları eleştiren Oral, CHP'ye oy veren seçmenleri kızdıracak ifadeler kullandı.

İŞTE CHP'LİLERİ KIZDIRACAK O YAZI;

Dün keşke gazete bayiinizden ısrarla Milliyet isteseydiniz.

Köşe yazısında ürün reklamı yapmak serbest bırakıldığı için böyle yazmıyorum.

Ayrıca eyyamcı futbolcu misali hemen açıklayayım. Türkiye'de Taraf dışında bir takımda oynamayı düşünmüyorum, sadece bazı yurtdışı projelerim olabilir.

Girizgâhın sebebine gelirsek... Sizin büyük ihtimalle bayinizden ısrarla istemediğiniz o gazetede, Can Dündar'ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na ısrarla sorduğu sorular sayesinde, aylardır mavrasını yaptığım bir sorunun cevabını keşfettim.

"OTUR ÇOCUĞUM AFERİN"

O keşfi yazının sonuna, olması gereken yere saklayıp, başlayalım.

Can Dündar, git gel bilmem kaç saatlik bir Kenya yolculuğu yapmış Kılıçdaroğlu'yla.

Yazının yarısı CHP liderinin, komutanı kim dinlemiş biliyorum ama söylemem, Deniz Feneri köstebeği hangi bakanın adamı biliyorum ama söylemem... şeklinde gündeme ilişkin gizemli cevaplarından oluşuyor.

Fakat harbi olmak gerekirse, eğer Kılıçdaroğlu'nu sözlüye kalkmış bir talebe olarak tahayyül edersek, imtihanın bu kısmından "Otur çocuğum aferin!" aldığını söyleyebiliriz.

Topu tam bir siyasetçi gibi dolaştırmış neticede.

NE OKUR, NE İZLER, NE DİNLER

Yazının diğer yarısı ise, "Ne okur, ne izler, ne dinler" sorularına ayrılmış.

Daha doğrusu Dündar ayırmak istemiş ama talebemizin cevapları hatırlamakta epey
zorlanması nedeniyle bunu yapmak pek kolay olmamış.

Şöyle yazmış Dündar, Kılıçdaroğlu için: "Siyasetten sonra sosyal hayatı bir hayli daralmış. Sinemaya, tiyatroya, konsere gidemez olmuş, TV dizisi de izlemiyor."

Tamam, alışığız zaten "siyasete girdikten sonra" diye başlayan bu gerekçelere... diyecektim fakat o da ne?

Birkaç satır altta Kılıçdaroğlu'nun "unutamadığı" film, kitap, tiyatro için verdiği cevapları görünce diyemedim.

Kılıçdaroğlu'nun "en"leri şöyleymiş;
» Yabancı film: Kanlı Adada İsyan (1969), Dokunulmazlar (1987) ve İngiliz Hasta (1996)

» Yerli film: Sürü (1978), Kuyu (1968) ve Irmak (1972) (epeydir sinemaya gidemiyormuş o yüzden yenileri pek bilmiyormuş).

» Kitap: Aradığınız kişiye ulaşılamıyor. Çünkü rapor okumaktan kitaba vakti kalmıyormuş. Bu sebepten tek bir örnekle yetiniyoruz: İnce Memed (Lisede okumaya başlamış Yaşar Kemal'i. Bir de İsmail Cem, Doğan Avcıoğlu, İsmail Beşikçi'den söz etmiş ağırlıkla).

» Tiyatro: Yıllardır hiç gidememiş ama öğrenciliğinde Ankara'da hiçbir oyunu kaçırmazmış. Unutamadığı oyun Halk Oyuncuları'nın 1968 tarihli Devr-i Süleyman'ıymış.

» Resim: Seviyormuş. Ee yani insan genelde resim sever, diyeceksiniz şimdi fakat öyle değil. Evinde Fikret Otyam, Yalçın Gökçebağ gibi ressamların eserleri varmış (Bu noktada müsaadenizle espri yapar gibi görünürken ne kadar entelektüel olduğumu göstermek istiyorum. Misal resimle ilgili konuşurken eğer Paul Klee'nin filan adını verip beni dumura uğratsaydı, benim oyum da CHP'yeydi valla).

» Müzik: Ruhi Su, Âşık Mahsuni, Erkan Oğur, Sabahat Akkiraz (Onur Akın'ın hatırı kaldı bak şimdi).

Başka? Hah, bir de bulmaca çözüyormuş. Mesela Kenya uçağında bir gazetenin tam sayfa bulmacasını azmedip çözmüş (Anneannem de bulmacayı çok severdi. Gerçi anneannem ana muhalefet lideri değil ev kadınıydı ama o da yolculuklarda mutlaka bulmaca çözerdi. Yaşlandığında doktorlar buna devam etmesini, hafızasına iyi geleceğini ayrıca konken oynamasını da aynı nedenle tavsiye ettiler. Hani bir faydam olur belki diye söylüyorum. Çünkü CHP yönetimindeki hanımlardan sıkı konken masaları çıkar gibi geliyor bana. Kemal Bey bunu bir düşünsün derim).

CHP'YE OY VERENLERİN İŞİ ZOR

Dağıldık, toplamaya çalışalım.

Her biri, "o zamanlar sinemalarda Rüzgar Gibi Geçti oynuyordu" kıvamında olan bu cevapları okuyunca neyi keşfettim biliyor musunuz muhterem okurlar?

Yeni CHP'nin aslında neden "yeni" olamadığını ve neden asla olamayacağını...

Gerçi kendisi sinemaya, tiyatroya, konsere gidememesini, kitap okuyamamasını "siyasetten sonra"ya bağlamış ama malumunuz Kılıçdaroğlu 2002'de vekil seçildi.

Verdiği cevapların içinde ise bırak 2000'li seneleri, 1990'lara ait örnek bile ara ki bulasın.

Kitap yerine rapor okuyan, son 20 seneye ait tek bir unutamadığı film olmayan, tiyatro izlemeyen, halkın tek geçtiği tv dizilerinden bihaber, yaptıkları arasında internetten söz bile etmeyen ve kendisine sosyal demokrat diyen bir partinin başkanı.

CHP'ye oy veren sevgili vatandaşlar, sizin işiniz de zor be abi!
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com