Çikolataya bayılıyoruz!

Çikolataya bayılıyoruz!
Tarihi 4 bin yıl öncesine dayanan ve dünyanın en sevilen yiyeceği çikolata, dini bayramların da vazgeçilmez ikramı olarak şekerin tahtını sallamaya başladı.

Son yıllarda yaz aylarına gelen bayramlarda çikolatayı taze tutabilmek için buzdolabına koymamak, oda sıcaklığında saklamak, dondurmaya gösterilen hassasiyeti göstermek gerekiyor.

Türkiye'de 2011 yılı çikolata, şeker ve lokum gibi şekerli mamullerin toplam hacmi 300 bin tonun üzerinde olurken, yaklaşık 200 bin ton civarında da tüketim olduğu ifade ediliyor. Şekerli mamullerin toplam pazar büyüklüğü de 2 milyar doları buluyor.

Dünyada ise 6 milyon ton çikolata üretiliyor ve tüketiliyor. Gelişmiş ülkelerdeki çikolata pazarının büyümesi 1 ile 2 seviyelerinde olurken, Türkiye'de bu oran son yıllarda yüzde 10'un altına düşmedi. Türkiye'de 2005 yılında 100-110 bin ton çikolata tüketilirken, 2010 yılında bu rakam 190 bin ton seviyelerine ulaştı. Bu rakamlar da Türkiye'de çikolata pazarının son 5 yılda yüzde 60-70 büyüdüğünü ortaya çıkardı. Türkiye'de çikolata pazarı yılda dünyanın 6 katı olacak şekilde, yüzde 10-12 seviyelerinde büyüdü.

Elit Çikolata ve Şekerleme Sanayi A.Ş Genel Müdürü Burak Halimoğlu, Türkiye'deki son 5 yıllık geçmişe bakıldığında, büyük firmaların yaptığı yatırımlar, uluslararası firmaların satın alımları ve farklı stratejiler geliştirmeleri, Türkiye'nin önemli markalarının çikolataya girişleri, iç piyasadaki hareketlilik, organize perakendenin gelişmesiyle çikolatanın raflarda daha çok yer alması, rekabetin getirdiği kaliteli çikolatayı tüketiciye daha uygun şartlarda satabilme durumunun pazarın büyümesine katkı sağladığını anlattı.

Türkiye'de artık çok kaliteli çikolata yapıldığını belirten Halimoğlu, ithalat ve ihracatta da olumlu gelişmeler yaşandığını, Türkiye'de bu yıl çikolata ihracatında 400 milyon doların hedeflendiğini, Elit olarak başta Orta Doğu ülkeleri ve Türki Cumhuriyetler olmak üzere 35 ülkeye ihracat yaptıklarını kaydetti.

"ÇİKOLATA ŞEKERİN ÖNÜNE GEÇECEK"

Halimoğlu, "Bayramlarda eskiden çok daha fazla şeker ikram edilirdi. Ancak geçen 2-3 yılda çikolata şekere yaklaştı. Önümüzdeki yıllar içinde çikolata şekerin önüne geçecek" dedi.

Çikolatanın alınması ve saklanması konusunda tüketicilerin de bilinçlendirilmesinin önemine işaret eden Halimoğlu, şu bilgileri verdi:

"Önümüzde 10-15 yıl bayramlar yaza denk gelecek. Tüketiciler, bayram alışverişlerinde ikramlık ve hediyelik amacıyla çikolata satın alır. Çikolatanın iyi muhafaza edilmesi çok önemli. Tüketicinin çikolatanın eriyen, dondurma gibi dikkat edilmesi gereken bir ürün olduğunu bilmesi gerekiyor. Çikolata önceki yıllarda bayramda ve yazın çok tüketilmediği için tüketiciler de çikolatada beyazlaşma, erime, şekil bozukluğu gibi problemlerle karşılaşmıyordu ama sıcakta şekli deforme olabiliyor, yapışma, beyazlama yapabiliyor.

Özellikle sıcak günlerde nasıl dondurmayı alıp, hemen eve getirip, derin dondurucuya koyuyorsak, çikolatayı da alıp, eve getirip güneş almayan oda sıcaklığında muhafaza etmeliyiz. Kesinlikle buzdolabına koymamalıyız. Çikolata kakao yağı ile yapılmışsa buzdolabına konulduğu zaman ciddi anlamda sertleşir, yemesi keyif vermez. Biraz sıcak gören çikolatanın yüzeyi hafif parlar. Bunun sebebi içindeki yağın yüzeye çıkmasıdır. Bu çikolatayı dolaba koyarsanız üzerindeki yağ donar ve beyaz bir görüntü oluşturur. Yenmeyecek denilemez ama görselliği kaybolur ve bozulmuş gibi bir hava yaratır. Çikolata arabada ise klimaya yakın bir yere koymalıyız. Kaliteli çikolata elinize aldığınız zaman erimeye başlar. Vatandaşa satın aldığı çikolatayı bütün gün elinde poşetle dolaştırmaması gerektiğini anlatıyoruz."

Gerçek çikolatanın "kakao yağı" kullanılarak yapıldığını belirten Halimoğlu, "Çikolata alırken içerik kısmında kakao yağı ibaresinin görülmesi çok önemli. Bir de bitkisel yağla üretilen çikolatalar var. Bunlar da fiyat olarak daha uygun satılıyor ama kakao ile verilen tadı vermiyor" dedi.

"ÇİKOLATA SATIŞINDA KRİZDE DE DÜŞÜŞ YAŞANMIYOR"

Çikolatanın sütlü, bitter ve beyaz olarak 3'e ayrıldığını, Türkiye'deki insanların ağırlıklı olarak sütlü Antep fıstıklı ve sütlü fındıklı çeşitleri sevdiklerini ifade eden Halimoğlu, son yıllarda daha sağlıklı ve kalorisi düşük olan bitter tüketiminde de artış görüldüğünü söyledi.

Halimoğlu, mutluluk hormonu salgılayan çikolatanın belli bir oranda günlük tüketiminin sağlık açısından da yararlı olduğunu belirterek, "Çikolatanın şöyle bir özelliği var; çikolata satışlarında kriz zamanlarında düşüş görülmüyor. İnsanlar mutlu anında da kendini çikolata ile ödüllendiriyor, sıkıntılı anında da çikolataya sarılıyor" dedi.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com