Çocuklar en çok kapkaç suçunu işliyor

Çocuklar en çok kapkaç suçunu işliyor
En çok kapkaç, hırsızlık ve gasp suçlarını işleyen çocukların yüzde 95'inden fazlasının erkek olduğu bildirildi.

 En çok kapkaç, hırsızlık ve gasp suçlarını işleyen çocukların yüzde 95'inden fazlasının erkek olduğu bildirildi.

Alınan bilgilere göre, çocukların en çok işlediği suçlar kapkaç, hırsızlık ve gasp. Suç işleyen her 100 çocuktan 95'inden fazlası erkek. Çocukların mala yönelik suçlarda gruplar halinde suç işleme oranı ise, yüzde 50'nin üzerine çıktı. Okur-yazar olmayan çocuklarda toplu halde suç işleme oranı ise, yüzde 60'lara dayandı.
Çocuk suçluluğunun çok önemli bir sosyal mesele olduğunu belirten yetkililer, sevgi yoksunluğu, yanlış ya da eksik eğitim, baskıcı disiplin yöntemleri, çocuk istismarı, iç ve dış göçlerin oluşturduğu kültür çatışmaları, gecekondulaşma, yöresel gelenek ve görenekler, ekonomik bunalımlar, çocuğun çalışmak zorunda kalması, parçalanmış aileler, ailede suçlu birey örnekleri ile kitle iletişim araçlarındaki şiddet ve suçlarla ilgili programların çocukları suça iten sebepler arasında sayılabileceğini söyledi.
'TEHLİKENİN EN BÜYÜĞÜ, EBEVEYNİN SEVGİ VE ŞEFKATİNDEN YOKSUN OLMAK'
Gerçekte tehlikenin en büyüğünün ebeveynin sevgi ve şefkatinden yoksun olmak olduğunu kaydeden uzmanlar, 'Hırsızlık yapan bir çocuk, bu yolla maddi gereksinimlerini gidermekten çok, ailenin ve okulun denetiminden uzak kalmanın verdiği bir başıboşlukla suça yönelmekte, sevgi ve sevecenlik eksikliğini gidermek için bu yola başvurmaktadır. Çocuk suçluluğuyla ilgili yapılan araştırmalar, erkek çocukların kız çocuklarına göre çok daha fazla oranda suç işlediklerini göstermektedir. Toplumumuzun sosyal yapısı sebebiyle erkek çocuklar, evleri dışında daha serbest olabilmekte, üzerlerindeki aile denetimi daha az olmakta, çeşitli arkadaş gruplarına katılıp antisosyal faaliyetler ve suç işleyebilmek için daha kolay zemin bulabilmektedirler. Okul, çocuğun ilk sosyal deneyimleri elde ettiği yerdir. Suç işlemiş çocuklar, ailenin eksikliğini giderecek denetlemeyi ve toplumsallaşmalarını sağlayacak okul olanaklarından da yeterince yararlanamamışlardır. Çocuğun eğitim düzeyinin düşük olmasının yanısıra, suç işlediği esnada genellikle okulla ilişkisinin kesik olduğu dikkat çekmektedir' dedi.
ÇOCUK SUÇLULUĞUNA KARŞI EĞİTİMİN ÖNEMİ
Yetkililer, suç işlemede arkadaş çevresinin rolünün de önemli olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:
'Çevreyle iyi iletişim kuramayan çocuklarla otoriteye başkaldırma eğilimi gösteren çocuklar, belirli bir arkadaş grubuna katılmakta, bu grupta sosyal kabul görme ve bir statü sahibi olabilmek için grup dayanışmasına gereksinim duymaktadırlar. Bu beraberlik zaman içinde ergenlik çağının özelliklerinin de etkisiyle bir suçluluk çetesine dönüşebilmektedir. Suç işleyen çocukların arkadaşları arasında suçlu ve alkol kullananların çoğunlukta olduğu belirlenmiştir. Ergenlik döneminin kendini arama, kurulu düzene başkaldırma, çelişkiler ve belirsizlikler içinde bulunma şeklinde özetlenebilecek bazı özellikleri, gençte onu destekleyecek, değerlerini paylaşacak ve bu ölçüde de özdeşleşebilecek bir arkadaş grubu özlem ve ihtiyacını doğurmaktadır. Katıldığı grupta suçlu gençlerin oluşu, sonuçta onun suça yönelmesine yol açabilmektedir. Okur-yazar olmayan çocukların çevreyle uyum sağlamaları daha güç olduğundan sosyal dayanışmaya ve bu tip arkadaş gruplarına ihtiyaçları daha fazla olmakta ve toplu suç işleme eğilimleri diğerlerine göre artmaktadır. Yine küçük yerleşim birimlerinden büyük şehre göç etmiş çocuklarda da, sosyal dayanışma ihtiyacının fazla olması sebebiyle daha yüksek oranda gruplar halinde suç işleme oranı tespit edildi.'
'DİZİ KAHRAMANLARINA ÖZENİP ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTLERİNE KATILABİLİYORLAR'
Suçlara katılımın özellikle büyük çoğunluğunu gençlerin oluşturduğunu ya da suç işleme konusunda ilk oluşumun küçük yaşlarda başladığının bir gerçek olduğunu kaydeden uzmanlar, 'Suç işleyen çocukların çoğunluğunu aile korumasından uzakta olan sokak çocukları oluşturmakla birlikte başta ekonomik meseleler olmak üzere çeşitli sıkıntıların etkisi altında köyden kente göç eden çocuklar ve aileleri kent yaşamına uyum sağlayamamakta, geçim derdine düşen aile fertlerinin ilgisizliği sonucu ya da yoksulluk ve eğitimsizlik sebebiyle çok çocuklu ailelerde yetişen çocuklar küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlamakta, bu gibi sebeplerle yaşam mücadelesi verip, basın ile televizyonda yayınlanan mafya vari dizilerdeki kahraman karakterlere özenti göstererek hiçbir zaman sahip olamadıkları ilgi, alaka, saygı, para, kariyer ve doğal neticesi olarak güce kavuşabilme maksadıyla sonucunu düşünmeden organize suç örgütlerine katılıp, rahatça suç işlemekte ve organize gruplar tarafından kullanılabilmektedirler. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nin katkılarıyla yapılan 'Mafya dizilerinin gençlik üzerindeki etkisi' konulu çalışma, 'televizyon kahramanlarının statü ve pozisyonları, onu modelleyen gencin yoksun olduğu olanak ve niteliklerini işaret etmektedir' sonucunu ortaya çıkarmıştır' ifadelerini kullandı.
SUÇ ÖRGÜTLERİNİN HEDEFİ, PARÇALANMIŞ, AİLE DÜZENİ OLMAYAN, AİLE KORUMASINDAN UZAKTAKİ ÇOCUKLAR
Yetkililer, ailelere çok büyük görev düştüğünü vurgulayarak, 'Aile içerisinde bebeklikten itibaren bilinçli bir eğitimin verilmesi çok önemli. 'Okula başlayınca öğretmen onu hizaya sokar. Öğretmen onun hakkından gelir' demeyin. Çünkü, eğitim okuldan önce evde başlar. Ailelerin kontrol edebilecekleri kadar çocuk sahibi olması da önemli bir faktör. Çocuğun örnek alabileceği karakterlerin eçimi konusunda aile dikkatli davranmalı. Şimdiden karşılığını yıllar sonra alacağınız bir yatırım yapın ve çocuğunuzla ilgilenin. Çocuğunuzla kurduğunuz ilişki, ömür boyu kuracağınız ilişkinin temelini oluşturacaktır. Temeli iyi atın ki binanız sağlam olsun. Çocuğunuza iyi bir örnek ve iyi bir model olun. Ona ne verirseniz, size de aynısını geri verecektir. Çocuk yetiştirmek, dünyanın en zor sanatıdır. Organize suç örgütlerinin çıkar sağlamak için suçta kullandığı çocukları, parçalanmış, aile düzeni olmayan, aile korumasından uzakta olan çocuklardan seçtikleri unutulmamalıdır. Ülkemizdeki kültürel yapının da doğal bir sonucu olarak okul çağındaki gençlerin sosyal kabul ve statü arayışı içinde olmaları sebebiyle çıkar amaçlı suç gruplarına sempatiyle yaklaştıkları, aile ve çevre kültürlerinin zayıf olma durumlarında bu grupların bir parçası durumuna geldikleri görülmüştür. Bu kategorideki gençlerin bilinçlendirilmesi, suç örgütlerinin gerçek yüzlerinin kendilerine anlatılabilmesi için başta aileler ve eğitici pozisyonunda olan kişiler olmak üzere tüm topluma önemli görevler düşmektedir' uyarısında bulundu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com