Cüneyt Özdemir katil kim açıkladı!

Cüneyt Özdemir katil kim açıkladı!
Kadına uygulanan şiddet her yıl binlerce kadının ölmesine neden olurken, asıl katilin kim olduğunu hiç düşündünüz mü? İşte Cüneyt Özdemir’in kaleminden “Katil”.

Radikal yazarı Cüneyt Özdemir bugünkü yazısında ülkedeki kadın cinayetleri ve kadına uygulanan şiddetin bu denli meşru olması konusunu kaleme almış. İşte Özdemir’in kaleminden “Katili Açıklıyorum”:
Çanakkale’de fırıncılık yapan Hasan Atıcı dün boşandığı eşi ve 2 yaşındaki çocuğunu av tüfeği ile vurduktan sonra intihar etmiş. Haberin başlığı ‘Cinnet!’ Oysa haberin içeriğini okuduğumuzda anlıyoruz ki bu ‘cinnet’ göz göre göre gelmiş. Hasan Atıcı ile ayrıldığı eşi arasında ciddi bir sürtüşme yaşanmış. Nitekim eşini vurmaya gelirken tüfek getirmesi de önce eşinin babasının alnına dipçiği yapıştırıp sonra kahvaltı masasındaki eşini öldürmesi de bu uzun sürtüşmenin sonucu… Yani bir cinayet daha göz göre göre gelmiş. Yine seyretmişiz.
Bir gün önce öldürülen Damla Güler’in hikâyesi daha da trajik. Bir yıllık evlilik sonrasında gördüğü şiddet neticesinde boşanmaya karar veren Damla’nın da öldürüleceğini mahkeme, polis dahil hemen herkes biliyor. Hatta katil koca nasıl öldüreceğini de telefonla arayıp kayınpederine bizzat bildiriyor. “Camdan girip öldüreceğim” diye cinayeti tarif ediyor. Aile cama demir parmaklıklar yaptırıyor, kapı kilitleri değişiyor Damla eve hapsediliyor, polisin haberi var, mahkemenin haberi var ama gelin görün ki Damla aynen tarif edildiği gibi camdan girilip dört kurşunla öldürülüyor.
“Bu kadar kolay mı” diye sorarsanız “Evet ne yazık ki bu kadar kolay!”
Kadınları öldürmenin bu kadar kolay olduğu algısını nasıl yıkacağız?
Asıl konuşmaya tam bu noktadan başlamamız gerekiyor.
Türkiye’de kadına yönelik şiddet olaylarının genel resmine baktığınızda katillerin nasıl bir yol izlediğini, hangi yasal ve algı boşluklarından yararlandıklarını çok net görüyorsunuz.
1) Kadına yönelik şiddetin cezası ya çok hafif ya da yok denecek kadar az. Bu, erkekleri bir anlamda teşvik ediyor.
2) Kadınlar kendilerine yönelik şiddeti devlete haber verdiklerinde önlemler yetersiz. Ya ciddiye alınmıyor ya da yeterince korunamıyorlar.
3) Taciz, tecavüz gibi suçlar polisin ve hukkun gözünde suç olarak bile görülmüyor. Toplumda “Kadın hak etmiş” önyargısının bunda büyük payı var.
4) Aile içinde olan aile içinde kalıyor. Aile içi şiddet karakolda hak ettiği önemi göremiyor.
5) Kadına şiddetin boyutu medyada tam olarak algılanmıyor. 3. Sayfa haberi olarak kalıyor. Erkek egemen dil kadını suçlayıcı ve aşağılayıcı dili bilinçaltında taşıyor.
6) Kadına yönelik şiddet konusunda toplumsal bir bilinç ve kararlılık yok.
7) Kadınlar ister milletvekili ister ev kadını olsun erkek şiddeti karşısında yeterince sahiplenilmiyor.
Listeyi daha uzatmamız mümkün. Elbette erkek çocukların aile içindeki eğitiminden okullardaki müfredata kadar pek çok konuyu da bu saydığımız listenin başına, sonuna, ortasına ekleyebiliriz. (SAO)

ÖZDEMİR’İN YAZISININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com