Danıştay Başkanı'na suç duyurusu

Danıştay Başkanı'na suç duyurusu
Konyalı avukat Ahmet Gürol Şağban, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Konyalı avukat Ahmet Gürol Şağban, Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu hakkında, Danıştay'ın 144'üncü yıl dönümü nedeniyle düzenlediği kokteylde yaptığı 'Ne varsa durduruyoruz. Yok, durdurma yok artık.' şeklindeki açıklamasını, görevi kötüye kullanma, yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs ve yargı organını alenen aşağılama iddiasıyla soruşturma açılarak yargılanması için Danıştay Başkanlığı'na suç duyurusunda bulundu.

Danıştay'ın 144'üncü kuruluş yıldönümü nedeniyle TBMM'de düzenlenen kokteylde basın mensuplarının nükleer santrallerle ilgili Danıştay'ın önüne gelecek davalarda nasıl bir karar vereceği ile igili sorusu üzerine Danıştay Başkanı Hüseyin Karakullukçu, "Ne varsa durduruyoruz. Yok, durdurma yok artık. İlerleme var. Ben espri yapıyorum, siz ciddiye alıp yazıyorsunuz. Devletin, milletin lehine ne varsa yapılacak. Bunun lamı cimi yok. Öyle bir şey mi var? Onu durdur, bunu durdur. Durdurduk ne oldu?" şeklindeki açıklama yapmıştı.

İHSAS- REY'DE BULUNMUŞTUR

Açıklamanın ardından Danıştaş Başkanı Hüseyin Karakullukçu hakkında bugün suç duyurusunda bulunan Konya Barosu'na kayıtlı avukat Ahmet Gürol Şağban, hukuk devleti'nde, demokratik çağdaş bir ülkede, Yüksek Yargı Organı'nın başındaki bir kişinin bu şekilde bir açıklama yapmasının görülmüş ve duyulmuş bir olay olmadığını kaydeddi. Açıklamayla yargı erkinin, yürütme erkine teslim edileceğinin ifade edildiğini belirten Şağban, şunları söyledi:

"Danıştay'ın başında olan sayın Hüseyin Karakullukçu bu açıklaması ile İhsas-ı Rey'de (Bir yargıcın bakmakla yükümlü olduğu ve sürmekte olan bir dava ile ilgili görüşünü beyan etmesi) bulunmuş, yargı erkini yürütme erkine teslim edeceğini açıkça ifade etmiştir. Böyle bir açıklamayı kabul etmiyoruz ve bunun suç teşkil ettiğini düşünerek Danıştay Başkanlığı'na, Danıştay Kanunu'nun 76'ıncı maddesi gereği görevi kötüye kullanma, yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs ve yargı organını alenin aşağılama suçlarından dolayı suç duyurusunda bulundum"

BU GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA SUÇUNU TEŞKİL EDER

Yapılan açıklamanın görevi kötüye kullanma suçunu teşkil edeceğini öne süren Şağban,"

Danıştay Başkanı, 'Ne varsa durduruyoruz. Yok, durdurma yok artık.' diyerek görevinin gereklerine tamamen aykırı bir sözde bulunmuştur. Görevi kötüye kullanma suçuna bakarsak, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı haraketler ve eylemler yapmasının suç olduğunu düzenlemiştir. Tarafsızlığını ve bağımsızlığı her zaman, her zeminde koruması gereken Danıştay Başkanı, bu açıklaması ile tarafsızlığını ve bağımsızlığını korumuş mudur? Bunu iddia etmek mümkün müdür? Hatta daha açılmamış önüne gelmesi muhtemel bir dava ile ilgili açıkça yürütmeyi durdurma kararına karşı olduğunu, bundan sonra da açılabilecek tüm davlarıda içine alacak şekilde 'Bundan sonra yürütmeyi durdurma kararı yok. Bizden bunu beklemeyin. ben buna karşıyım.' şeklinde bir ifade kullanmıştır. Danıştay başkanı sıfatıyla görev yapan bir kişi, böyle bir açıklamada bulunabilir mi? Dünyanın neresinde böyle bir örnek görülmüştür. Bu tamamen görevi kötüye kullanma suçunu teşkil eder. Bu noktada kamunun ve vatandaşların mağduriyeti çok açıktır." diye konuştu.

YARGI GÖREVİNİ YAPANLARI ETKİLEMEKTİR

Açıklamanın yargı görevini yapanları etkilemeye matuf bir açıklamada bulunması olduğunu belirten Şağban sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk Ceza Kanunu'nnun 277'inci maddesi, yargı görevini etkilemeye teşebbüs suçu olarak düzenlenmiştir. Danıştay Başkanı, sadece idare görevleri olan bir kişi değildir. Aynı zamanda yargısal görevleri olan bir kişidir ve Danıştay'ı temsil eder. Danıştay'ın üyeleri hakim ve savcılar üzerinde de nüfuz etkisini vardır. Nasıl vardır. Örneğin Yüksek Disiplin Kurulu'nun başkanıdır. Bir üye hakkında bir disiplin soruşturması açılacaksa verilecek bir karar varsa, o karara etki eder. Dolayısıyla Danıştay Başkanı böyle bir açıklamada bulunamaz."

"İSTEĞİM KARAR ÇIKMASZA AİHM'E GİDECEĞİM"

Suç duyurusu hakkındaki dilekçesini Konya Bölge İdare Mahkemesi aracılığıyla Danıştay Başkanlığı'na gönderilmek üzere verdiğini kaydeden Şağban, "Başkanlar Kurulu, bu soruşturmanın devam edip etmemesine ve son soruşturma yapılıp karar verilip verilmeyeceğine karar verecek. Bu süreç içerisinde talebimizin aksine bir karar çıkarsa bu hususu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar götürmeye kararlıyım." diye konuştu.

İSTİFAYA ÇAĞIRDI

Danıştay Başkanı Karakullukçu'yu istifaya çağıran Şağban, "Çünkü bu haraketi ile tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitirmiştir. 'Bundan sonra Danıştay'da yürütmeyi durdurma kararı olmayacak' diyen bir başkanın artık o koltukta oturmaması gerekir. Çünkü o koltukta geçirdiği her dakika için toplumda Danıştay'a olan güveni zedeleyecektir." dedi. Şağban, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in, Danıştay 10'uncu Dairesi'nin 19 Mayıs genelgesini durmurma kararırı ardından 'Alınan kararın hukuki bir garabet' olarak değerlendirmesinin ardından Danıştay Başkanı Karakullukçu'nun yaptığı açıklamanın çok manidar olduğunu vurguladı.

MALATYA'DAKİ FÜZE KALKANI

NATO'nun Malatya'nın Akçadağ İlçesi'ne bağlı Kürecik Beldesi'nde kurduğu füze radar sistemi hakkında da 'yürütmeyi durdurma ve iptali' davası açmayı hazırlandığını belirten Ahmet Gürol Şağban, fakat davayı Karakullukçu'nun istifa edene kadar bekletmeyi planladığını kaydeddi. Şağban, şunları söyledi:

"Kürecikli vatandaşların vekaletinin ardından biz bir aydır bu davanın hazırlıklarını yürütüyoruz. O davada radarın o bölge insanları için sağlık açısından büyük tehdit oluşturduğuna ilişkin elimizde ciddi veriler var. Buna dayanarak açacağımız bir davada Danıştay Başkanı şimdiden 'Bana gelmeyin. Yürütmeyi durdurma kararı yok.' deyince biz davamızı nasıl açacağız. Neye güvenerek açacağız. Hukuk devletinde insanların sığınacağı son liman yargıdır. Eğer siz peşinen henüz açılmamış davaları da kast ederek 'Bundan sonra yürütmeyi durdurma kararı yok' derseniz vatandaşların ve toplumun yargıya güven duygularını zedelemiş olursunuz."

Anayasa'da 'Herkes sağlıklı bir çevrede yaşama hakkına sahiptir' maddesinin bulunduğu dikkat çeken Şağban,radar sisteminin manyetik alan oluşturduğu ve bu manyetik alandaki tüm canlıların radyasyona maruz kaldığı bilimsel olarak ispat edildiğini, Kürecik'te de 5-10 yıl sonra aynı durumun yaşanacağını, bu konunda ellerinde ciddi verilerin bulunduğunu söyledi. 5-10 yıl sonra Malatya'da dünyaya gelecek çocukların sakat doğma olasılığının bulunduğunu ifade eden Şağban, "Çocukların sakat doğmasından bu radar üssünün sorumlu olacağı açıktır. Bu karar imza atanların böyle bir sorumluluğa girdikleri de ortadadır. Bu çalışmaları tamamlayıp Danıştay'a bir dava açmayı dünüyorduk. Ancak, bu zihniyetteki bir danıştay başkanının, o kurumun başında olduğu sürece, bu davamızda yürütmeyi durdurma kararı verilmeyeceği kanaatindeyiz. Çünkü çok açık olarak bunu ifade etti."diye konuştu. (NSK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com