Darbeye Zemin Kurtlar Vadisinde Hazırlandı

Darbeye Zemin Kurtlar Vadisinde Hazırlandı
Taraf yazarı Rasim Ozan, Soner Yalçın'ın konsept danışmanlığı yaptığı Kurtlar Vadisi ve Sağır Oda gibi dizilerde Ergenekon'un konseptini oluşturduğunu iddia etti.

Yazının ilgili bölümü

Kurtlar Vadisi'nin 2003-06 arası bütün o ırkçı-faşizan konseptini yaratan Soner Yalçın, Sağır Oda adlı bir projeyle bu 'çaba'larına devam etti... Bosna savaşıyla ilgili hiç tutmayan ve çok az yayınlanan dizisini bile Türk ulusalcı-faşizmini yaygınlaştırmak amacıyla kullanmaya kalkabildi...

Vadi'nin Soner Yalçın tarafından konsepti oluşturulan 2003-06 döneminde, karısının yatağına başka bir erkeği bizzat kendisi sokan, sonra kendi yolladığı bu erkekle karısının görüntülerini karısının servetine el koymak için koz olarak kullanan bir Yahudi karakter vardı Samuel Vanunu adında... Yere düşen bozuk paralarını bile 'Aman paraciklarimm' diye yerden toplayan, bir Yahudi olarak Türkleri sürekli kazıklayan, bununla da 'Türklerin kaderi böyle be canimm' diye övünen, Nesim Malki'yi simgeleyen Nedim İplikçi karakteri vardı...

Aynı şekilde Kurtlar Vadisi (2003-06) dizisinde, İncil içine para koyan, sürekli Müslümanlığı kötüleyen, küçük oğlan çocuklarına 'değişik' bir ilgi duyan Hıristiyan misyoner karakterler habire cirit atıyordu... Bu misyonerlerle ortak çalışan 'dinlerarası diyalog kılıfı'na sığınan kimi sahtekâr Müslüman karakterler de vardı... Bu karakterler aracılığıyla da Ergenekon'un başlıca saplantısı olan Gülen hareketi mensupları hedef gösteriliyordu. Bu 'dinlerarası diyalog'cu karakterler ile kimi iktidardaki politikacılar ve sivil bürokratlar da emperyalist devletlerle işbirliği yapıyordu bu dizide... Dindar gözüken ama 'emperyalizmin adamı' olan kesimlere yani AKP'ye ve Gülen Hareketi'ne vurgu yapılıyordu böylece.

Kurtlar Vadisi'nin Ergenekon konsepti bu şekilde işletiliyordu..
Kürtler zaten bütün bir dizi boyunca 'kendini emperyalizme satmış bir halk' olarak resmediliyordu...

Dizide sistematik olarak Yahudi, Hıristiyan ve Kürt düşmanlığı yapılıyordu ve bu nefret kışkırtmaları üzerinden işbirlikçi olarak gösterilen Gülen Hareketi'ni ve AKP'yi, dolayısıyla dindar Türkiye halkını vurma planları kurgulanıyordu... Soner Yalçın'ın yarattığı konsept buydu... Soner Yalçın'ın Efendi 1-2 kitapları da bu Ergenekon konseptini tamamlıyordu...

Soner Yalçın'ın bir diğer 'iş'i Sağır Oda'da ise Kürtler Türkmenleri tehcir ettiriyordu... 'Burası Türkmenlerden temizlenecek' diyen Barzani'ci Kürt karakterler yaratılmıştı... Ergenekon'un temel hedeflerinden olan Türk-Kürt etnik çatışmasını kurgulamak ve kışkırtmak isteyen sahnelerle doluydu bu dizi... Ergenekon'un Soner Yalçın vasıtasıyla oluşturduğu 'Sağır Oda' planı fazla tutmadı...

TV aracılığıyla yürütülen bu hayata geçmiş eylem planları misyoner gençleri, Hrant Dink'i ve Rahip Santoro'yu katlettiren o ortamı yarattı... Sonra bu cinayetler üzerinden de Ergenekon'un Batı şebekesi tarafından dindarlar suçlu olarak gösterildi... Ergenekon'un iç yapılanması Gülen hareketi ve AKP ile dindar kitlelerin arasını açmak için 'Bunlar Batı emperyalizminin adamları' söylemiyle, Ergenekon'un dış yapılanması ise 'AKP ve Gülen hareketi Türkiye'yi Batı'dan koparmak istiyor' söylemiyle propaganda yapıyordu...

Ergenekon ahtapotunu tüm yönleriyle deşifre etmek zorundayız... Bu ahtapot hâlâ ODA yapılanmalarıyla propaganda, dezenformasyon, manipülasyon ve provokasyon faaliyetini sürdürmekte... Bu ülkenin vicdan sahipleri çok uyanık olmalı...”

Rasim Ozan Kütahyalı, Taraf
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com