Deklanşöre basan elin heykeli Halepçe'de

Deklanşöre basan elin heykeli Halepçe'de
Halepçe'de yaşanan katliamı 'Sessiz Tanık' fotoğrafıyla dünyaya ulaştıran gazeteci Ramazan Öztürk'ün heykeli dikiliyor.
1988 yılında yaşanan Halepçe katliamını dünya kamuoyuna duyuran gazeteci Ramazan Öztürk’ün heykeli dikiliyor. Halepçe Kaymakamlığı Anıt Müdürü Serhel Gafar, yaptığı basın açıklamasında, kimyasal silahların kullanıldığı gün katliamı dünyaya duyuran ve belgesele dönüştüren gazeteciler için sembolik bir anıt yapılacağını söyledi. Ramazan Öztürk'ün çektiği fotoğraflarla katliamı dünyaya duyurduğunu anlatan Serhel: "Onu tanımayan Halepçeli yoktur. Gönlümüzdeki yeri büyüktür" diye konuştu.
 

Ramazan Öztürk hislerini 'Sesli Dosya'da Cengiz Erdil'e anlattı.

İşte Cengiz Erdil'in Ramazan Öztürk ile gerçekleştirdiği söyleşi:

Cengiz Erdil: Heykel haberi beni çok heyecanlandırdı gerçekten. Ama en fazla heyecanlanan da herhalde tabi mutlaka sen oldun. Neler hissettin?
 
Ramazan Öztürk: Ben çok duygulandım gerçekten. Çünkü o tarihi bir olaydı. Ben de o olayın hem tanıklığını yaptım hem de dünya kamuoyunda olayın perde arkasının bilinmesini sağladım. Bir gazeteci olarak bunu yapmak tabi ki güzel bir gazetecilik olayı. Ancak olayın özüne ve kendisine baktığımızda son derece üzücü, son derece insanlık dışı bir olay. İnsanın insanlığından utanacağı bir olay, bir soykırım. Bu anlamda da keşke olmasaydı ben o fotoğrafları çekmeseydim, bu heykel de olmasaydı. Ama sonuçta benim dışımda gelişen bir olay. Bir gazeteci olarak onu dünya kamuoyuna duyurmakla mesleğimi yaptığıma inanıyorum. Yıllar sonra bu heykelin dikilmiş olması da beni duygulandırıyor gerçekten. Bilmiyorum herkese nasip olmayan bir şey. Sağ olsunlar onlar da vefalı davranmışlar.
 
Cengiz Erdil: Onlar vefalı davrandı da bizim medyada pek yer almadı galiba.
 
Ramazan Öztürk: Bu konuda daha ilgincini söyleyeyim; bizim medya maalesef böyle. Bizim medya birbirlerine akşama kadar küfretmekten, hakaret etmekten ya da yağ çekmekten köşelerini bu tür şeylerle dolduruyorlar. Dolayısıyla meslektaşlarının ya da özellikle meslektaşlarının bazılarının başarılarını ne yazık ki sindiremiyorlar. Bu yeni değil, ben bu meslekte olduğum 40 yıldır bunu hep gördüm, yaşadım. İşin en ilgincini de söyleyeyim; Halepçe Katliamının sembolü olan “Sessiz Tanık” fotoğrafı dünyada 30’a yakın ödül alırken bizim Türkiye’de bahsi bile geçmedi. Böyle bir ödül aldık diye de haber yapılmadı. O sene adı İstanbul’du eskiden şimdi Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olan Cemiyet bunu layık görmedi, ödüllendirmedi. Daha da ilginci o dönemde Ankara’da Foto Muhabirleri Derneği kurulmuş, kısa bir süre öncesinde beni de davet ettiler hatta birkaç tane de fotoğraf göndermemi istediler. Sergi açacakları için yarışmaya da katılmamı istediler. Ben bu “Sessiz Tanık” fotoğrafıyla birlikte 6-7 tane fotoğraf daha gönderdim, onlar değerlendirmeye bile almadı. Bu trajikomik bir durum onun için heykelin dikilişini haber olarak görmemelerine de şaşırmıyorum. Bu Türk basınının ayıbıdır. Hemen bir şey daha söyleyeyim; Anadolu Ajansı’na bu açıklama yapılıyor, Anadolu Ajansı’nda bile bu haber yanlış geçiyor. Anadolu Ajansı’ndan geçen haberde diyor ki; Halepçe’de bir anıt yapılacak, bu anıta emeği geçen 20 gazetecinin adı yazılacak bir tanesi de Ramazan Öztürk olacak. Halbuki böyle değil. Bir heykel anıt yapılacak ve Ramazan Öztürk’ün heykeli ayrıca yapılıyor. Ramazan Öztürk’ün heykeli de tüm diğer emeği geçen gazeteciler de temsil edilecek haberin özü, açıklamanın özü bu. Böyle bir durum var ben şaşırmıyorum sadece trajikomik bir durum, acıyorum, üzülüyorum.

(DSE)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com