Demireli'in Silivri Korkusu!

Demireli'in Silivri Korkusu!
'Birilerine göre yanlış konuşursan Silivri'ye gidiyorsun...'

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, susan bir ülke olmanın bir nevi kabus gibi yaşamak olduğunu belirterek, "Neden susan bir ülke? Konuşmaktan korktuğu için. Niye korkuyorsunuz konuşsanıza... Konuş da çık çizginin dışına, doğru Silivri'ye yolluyor" dedi.

Demirel, ismini taşıyan Süleyman Demirel Üniversitesi’nin 2010-2011 akademik yılı açılış töreninde "Küresel bir dünyada sosyal sorumluluk ve üniversiteler" konulu ilk dersi verdi. Demirel, 1 saat 15 dakikalık konuşmasına, salonda bulunanları selamlayarak başladı. Selamlamada saymaya başlandığında en büyük tehlikenin birisini unutmak olduğunu ifade eden Demirel, "Eğer unuttuğum birisi varsa selamlamadığım, bir gücenikliğe kapılmasın, onu da selamlıyorum" diye konuştu.

Isparta’nın yaşanabilir Türkiye şehirleri arasında 3. olduğunu hatırlatan Demirel, kendi ismini taşıyan SDÜ’nün de Türkiye üniversiteleri arasında ilk 10’da bulunduğuna dikkati çekti.

"REJİMİ DEMOKRASİ YAPAN MUHALEFETTİR"

Demirel, her rejimde iktidar olduğunu ancak rejimi demokrasi yapanın muhalefet olduğunu söyledi. "Eğer muhalefet yoksa o rejim demokrasi değildir" diyen Demirel, muhalefetin de tek başına yeterli olmadığını, muhalefetin çalışabilmesi için ortam bulunması gerektiğini bildirdi. Bu ortamı genellikle halkın yarattığına değinen Demirel, şöyle konuştu:

"Demokrasi; iktidar - muhalefet çiftinden ibaret değildir. Bunun dışında mesleki kuruluşlar çok önemli. Basın ve çeşitli düşünce kuruluşları ile halk. Diri bir kamuoyu... Eğer bir ülkede bir yanlış yapılıyorsa, (Ses çıkarmayalım canım bana dokunmayan yılan bin yaşasın) anlayışı varsa, size çok şey dokunur. Kaçtığınız her şey köşenin başında sizi bulur. Eğer o ülkenin vatandaşı, (Bunu yapmaya hakkınız yok) diyorsa o zaman sizi rahatsız edecek sorunlar azalır. Burada en önemli mesele, haksızlıklara itirazın şiddete kaçmamasıdır. Şiddete kaçtığı yerde haklıyken haksız çıkarsınız. Haklı olmak kafi değildir, haklı kalmak lazımdır."

Demirel, demokrasinin hem halk, hem de iktidar ve muhalefet tarafından öğrenilmesinin önemine de işaret etti.

"HEDEF CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ"

Süleyman Demirel, İslam dünyasında üniversite yerine medrese olduğunu, medreselerde dine dayalı bilgiler okutulduğunu, okulda ise akli ilimler konusunda bilgi verildiğini anlattı. Demirel, manevi bilgileri öğreten medreselerde müspet ilim okutulmadığını, müspet ilim okutulmadığı için de burada okuyan öğrencilerin gelişmeden, teknolojiden haberinin olmadığını kaydetti.

Bugünün Türkiyesi’nde mektep ve medresenin karıştırılmamasını isteyen Demirel, okulun aklın kurallarına, medresenin ise manevi ilimlere dayandığını söyledi. Manevi ilimleri okumak isteyenlere kimsenin bir şey demediğini belirten Demirel, "(Sadece manevi ilimler yeter başka bir şey okumayalım) derseniz geriye gitmiş olursunuz" dedi.

Üniversitelerin hür düşüncenin yatağı olduğuna işaret eden Süleyman Demirel, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de bu amaçla Türkiye’de üniversite kurulmasına yönelik önemli çalışmalar yaptığını bildirdi. Demirel, 1933’te Türkiye’de 2 bin 914 öğrenci, 307 de öğretim üyesi olduğunu, Atatürk’ün Türk halkına üniversite kavramını benimsettiğini, bugün Türk halkının ülkenin her yerinde üniversite istediğini anlattı."Bizim istediğimiz Cumhuriyet üniversitesi" diyen Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim üniversitemiz Cumhuriyete sahip çıkmak durumundadır. Nedir Cumhuriyet? Akıl ve bilime dayalı hukuk sisteminin üstünlüğü. Din ve devleti ayıran laiklik sistemi. Dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebeplere bakılmaksızın hak ve fırsat eşitliği. Millet, vatan devlet, bayrak ve dil birliği. Tek vatan, tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek dil. İnsan hakları, din ve vicdan özgürlüğü, teşebbüs hürriyeti ve katılımcı demokrasi temelinde birleşen Büyük Atatürk’ün çağdaş uygarlık olarak tanımladığı küresel uygarlığın hedef alınması. Cumhuriyet’in de, Cumhuriyet üniversitesinin de hedefleri budur. Bu hedeflere sadakatle bağlı kalınması lazımdır. Bu hedeflere sadakatle bağlı kalındığı durumda Türkiye, bütün sıkıntılarını, sorunlarını çözer."

"ÇİZGİNİN DIŞINA ÇIKAN SİLİVRİ’YE"

Süleyman Demirel, kendisinden önce konuşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun üniversitelerin konuşması gerektiğine ilişkin sözlerine de katıldığını bildirdi. "Bir ülkenin üniversitesi konuşmuyorsa kim konuşacak?" diye soran Demirel, şunları ifade etti:

"Bir ülkenin üniversitesi demokrasiye sahip çıkmıyorsa, benim Atabey’deki Mehmet Ağa mı çıkacak? Ona belki hürriyet en son lazım. Ona lazım olan şey asayiştir, emniyettir, karnının doymasıdır. Yani affedersiniz ülkenin kasketlisine hürriyet bekçiliği yaptıracaksınız, entelektüeli hürriyete sahip çıkmayacak, böyle şey olur mu? İngiltere’de kanun çıkarmışlar, (Üniversite hocası konuşsun) diyor. Hiçbir şeyden endişe etmesin diye kanun çıkarmışlar. Ben de Sayın Kılıçdaroğlu’nun sözlerine katılıyorum. Susan üniversite olmaz. Susan bir ülke olmaz. Susan bir ülkede yaşamak aslında bir nevi kabus gibi yaşamaktır. Neden susan bir ülke? Konuşmaktan korktuğu için. Niye korkuyorsunuz konuşsanıza... Konuş da, çık çizginin dışına, doğru Silivri’ye yolluyor.

Herkesten bu yürekliliği bekleyemezsiniz, ayıp da değil bu yürekliliği göstermemiş olması bu vatandaşın. Körolası hanede evlatlar var, çoluk çocuk var. Herkes onların aç kalmasını göze alabilir mi? Alması beklenebilir mi? Ülkenin kahramanlara muhtaç olması kadar üzülecek bir şey olmaz. Bir ülkede herkesi kahraman yapmak mümkün değildir. Bu kadar kahraman doğuran ana yok bir defa."

ESPRİLERİYLE GÜLDÜRDÜ
Süleyman Demirel, törenin başında konser veren Tolga Çandar’a da teşekkür etti. "Kalkıp oynamadığımız kaldı şurada" diyen Demirel, Çandar’ın hem müziğinin, hem de söylediği sözlerin güzel olduğunu söyledi.

Çandar için, "Bir kitaplık söz etti" diyen Demirel, sanatçının bunu yaparken Türkçe’nin zenginliğini kullandığına dikkati çekti.

Yöresel ağızla ilgili Isparta ve Burdur illerinden örnek veren Demirel, iki kentin birbirine 25 kilometre uzaklıkta olduğunu, dilinin, sofralarının, adetlerinin, geleneklerinin birbirine benzediğini anlattı.

Demirel, "Bunlar ara sıra futbol maçı yaparlar. Burdur takımı gelir Isparta’da maç oynar. Isparta’ya gol atar. Isparta tribünleri hep beraber ayağa kalkardık, (Bunu saymayacağız, bunu saymayacağız). Burdur’dan gelen taraftarlar ayağa kalkardı (Sayceniz, sayceniz)" dedi.

Konuşmasının ardından Rektör Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar, Demirel’e minyatür bağlama hediye etti.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com