“Deniz”de dengeler nasıl değişti?

“Deniz”de dengeler nasıl değişti?
İlk kez 28 Şubat döneminde kurulduğu iddia edilen Batı Çalışma Grubu’nun çalışmalarıyla gündeme gelen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, 16 yıllık dönemde çok sayıda davanın hedefi oldu. Ergenekon, Balyoz , Gölcük, Poyrazköy, Kafes ve Amirallere Suikast Planı

Türk siyasi tarihinin en çalkantılı dönemlerinden biri olan 28 Şubat 1997’de Refah-Yol hükümetine karşı darbe planlamak amacıyla kurulduğu iddia edilen Batı Çalışma Grubu (BÇG) iddialarıyla gündeme gelen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (DKK), özellikle Ergenekon soruşturmasıyla birlikte başlayan süreçte birçok soruşturma ve davanın hedefi oldu.,
 
Milliyet’ten Musa Kesler’in haberine göre, Ergenekon, Balyoz Planı, Gölcük, Poyrazköy, Kafes ve Amirallere Suikast Planı davalarıyla personeli tutuklanan DKK, son olarak Donanma Komutanı Nusret Güner’in istifasıyla gündemde.
 
Ağustos ayındaki YAŞ’ta Deniz Kuvvetleri Komutanı olması beklenen Güner’in kendisi ve kızının da adının geçtiği bir soruşturmaya tepki göstererek emekliliğini istemesi gözleri yeniden Deniz Kuvvetleri’ne çevirdi. İşte Deniz Kuvvetleri personelinin 28 Şubat 1997 sürecinden başlayarak bugüne uzanan adliye seyr-ü seferi... 
 
KÖSTEBEK SKANDALI
 
DKK karargâhında askerlik yapan istibaratçı polis memuru Kadir Sarmusak, DKK bünyesinde irticai faaliyetleri takip etmek ve darbe planlamak için kurulduğu iddia edilen Batı Çalışma Grubu (BÇG) adlı gizli bir yapılanmaya ait 5 Mayıs 1997 tarihli belgeleri, dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu’na ulaştırdı.
 
Belgeler, İçişleri Bakanı üzerinden Başbakan Erbakan’a ulaştırıldı. Erbakan’ın bu belgeleri ilettiği Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de bu belgeleri “gereğinin yapılması” için Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’ya iletince hem Batı Çalışma Grubu hem de polisin Donanma içindeki “köstebek” faaliyeti ortaya çıktı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya duruma çok sert bir tepki gösterdi. Onbaşı Sarmusak ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Bülent Orakoğlu tutuklandı. 4 ay tutuklu yargılanan sanıklar daha sonra beraat etti.
 
“28 ŞUBAT’IN BEYNİ”

28 Şubat süreci hakkındaki suç duyurularını dikkate alarak soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Batı Çalışma Grubu” belgelerini de bu soruşturmaya dahil etti. Böylece Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde oluşturulan ve “28 Şubat’ın beyni” olarak gösterilen yapılanmayla ilgili belgeler 16 yıl sonra bu kez belgeleri hazırlayanlar aleyhine delil oldu. Onbaşı Sarmusak bu soruşturmada “mağdur” sıfatıyla ifade verdi. Dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Güven Erkaya ise kanser tedavisi gördüğü askeri hastanede 25 Haziran 2000’de hayatını kaybetmişti.
 
RÜTBELER SÖKÜLDÜ
 
Denizcileri en çok sarsan olaylardan biri de Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Oramiral İlhami Erdil’in “çikolata” ve “cam bardak” yolsuzluğu iddiasıyla yargılanıp, 8 Şubat 2006’da “görevi ihmal ve kötüye kullanmak” suçundan ceza alması oldu. Denizciler arasında Erdil’e “komplo kurulduğu” kanaatine taşıyanlar ile “Erdil’e komplo kuranlar” arasında hizipleşme oluştuğu iddia edildi. Bu hizipleşme ile bağlantılı olarak dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek’in günlüklerinin bilgisayarından çalındığı ve intikam amaçlı olarak basına sızdırıldığı iddia edilmişti. Bu iddia, Gölcük’te ele geçen belgelerle içindeki bir fişleme dosyasında da yer almıştı.
 
ÖRNEK’İN GÜNLÜKLERİ

 
Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlükler ilk olarak Nokta dergisinde 29 Mart 2007’de yayımlandı. Günlüklerde bazı orgenerallerin 2004’te darbe yapmayı planlayıp, hazırlıklarını yaptığı ancak sonradan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’ün bu darbe teşebbüslerini engellediği anlatılıyordu. Bu günlükler Ergenekon soruşturmaları sürecinde yeniden gündeme geldi. Özden Örnek, günlüklerin kendisine ait olmadığını söyledi. Ancak soruşturma sürüyor.
 
13 AMİRAL TUTUKLU
 
Denizcilere yönelik en geniş tutuklama dalgaları Balyoz soruşturmasıyla birlikte geldi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 13 muvazzaf amiral tutuklandı ve daha sonra bu amiraller 4 Ağustos 2012’de YAŞ kararıyla emekli edildi. İddianameye göre Balyoz Harekât Planı’nın “Suga” isimli bölümünü denizciler hazırladı. Suga Planı’na göre Yunanistan’la gerginlik yaratılarak kısmi seferberlik çıkarılacaktı. Darbe planlarına destek vermeyen dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Yener Karahanoğlu ve 12 amiral tutuklanacaktı. 250’si tutuklu, 365 kişinin yargılandığı dava sonunda 25 emekli amiralin de aralarında bulunduğu denizci subaylar 12 ile 20 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı.
 
POZRAZKÖY SİLAHLARI
 
Poyrazköy’de İSTEK Vakfı’na ait arazide yapılan kazılarda bulunan silahlarla ilgili soruşturmada 3’ü muvazzaf, 5 denizci subay tutuklandı. 27 Ocak 2010’da emekli ve muvazzaf deniz subaylarından oluşan 17 kişi hakkında dava açıldı.
 
AMİRALLERE SUİKAST
 
Oramiraller Eşref Uğur Yiğit ve Metin Ataç’a suikast planladıkları iddiasıyla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Deniz Cora ve Deniz Kurmay Albay Ümit Metin’in de aralarında bulunduğu emekli ve muvazzaflara dava açıldı.
 
“KAFES”TEKİ KOMUTAN
 
Suikast, bombalama ve diğer silahlı eylemlerin yer aldığı ve “Darbe ortamı hazırlamak” için hazırlandığı iddia edilen planlarda Rahip Santoro cinayeti, Zirve Yayınevi katliamı ve Hrant Dink cinayeti “operasyon” olarak adlandırılıyordu. Ayrıca bu planda Koç Müzesi’ndeki denizaltıya konulan bombanın patlatılarak kaos oluşturulacağı iddiası da yer almıştı. 19 Mart 2010’da açılan davada emekli Koramiraller Ahmet Feyyaz Öğütçü, Kadir Sağdıç, Tuğamiral Mehmet Fatih Ilgar ile birlikte emekli ve muvazzaf denicilerin bulunduğu 33 sanık yer aldı.
 
“GÖLCÜK BELGELERİ” DAVASI
 
Gölcük Donanma Komutanlığı İstihbarat Şubesi’nde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında 6 Aralık 2010’da yapılan aramada bulunan belgelerle ilgili 3’ü tutuklu, 10 deniz subayı hakkında dava açıldı. Tutuksuz sanıklar arasında dönemin Genelkurmay Elektronik Muharebe Sistemleri komutanı Koramiral Kadir Sağdıç da yer aldı.
 
CASUSLUK DAVASI
 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “fuhuş ve askeri casusluk” iddiasıyla yürütülen soruşturma sonunda 16’sı tutuklu 56 sanık hakkında dava açıldı. Tuğamiraller Şafak Yürekli ve Fahri Can Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu denizci subaylar sanık olarak yer aldı. Sanıkların, mağdurların özel hayatına ilişkin görüntüleri illegal yollarla temin ederek, şantaj yaptıkları ve karşılığında belge sızdıkları iddia edildi. 3 Ağustos 2012’de karara bağlanan davada sanıklar “casusluk” suçlamasından beraat etti.
 
İKİ AMİRAL SANIK
 
İzmir’deki soruşturma sonucunda çoğunluğunu denizcilerin oluşturduğu 58 muvazzaf subay tutuklandı. 10 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele ve Tümamiral Ercüment Tatlı hakkında “suç örgütüne üye olmak” ve “gizli bilgileri temin etmek” suçlamasıyla dava açıldı. İddianamede sanıklara “casusluk” suçlaması yöneltilmedi. (CTK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com