Derken Kuzey Kürdistan(!) da kuruldu

Derken Kuzey Kürdistan(!) da kuruldu
AKP’nin hafta sonunda yaptığı Sincan ve Kazlı Çeşme Mitinglerinden sonra Başbakan’a Baş Provokatör demiştim. Bugün ne göreyim? Türk Tabipler Birliği de Başbakan’a aynı sıfatı yakıştırmış.

Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

Emekli iseniz ve benim gibi ciddi bir meşgaleniz de yoksa evde en önemli işiniz yaşamdan kopmamak için haberleri izlemek oluyor. Ben de zamanımın büyük bir bölümünü internetten köşe yazarlarının yazılarını okumakla geçiriyorum. Dün 67 köşe yazısının büyük bir bölümünü okudum. Bazılarını da gözden geçirdim. Yazıların büyük bir çoğunluğu Gezi Parkı olayları ile ilgili yorumları ve yine önemli bir bölümü de Başbakan’la ilgili yorumlar içeriyordu. Hafta sonu Diyarbakır’da yapılan toplantı ile ilgili tek satır yorum yoktu.  Gerçekten şaşırdım. Sonuçta Gezi Parkı olayları ne kadar önemli olursa olsun herhalde milli sınırlarımız içinde nerede ise bağımsız bir devletin kuruluşunun ilanı kadar önemli olamazdı. Değerli dostum Rifat SERDAROĞLU ile hemen her gün telefonla konuşuruz ve dertleşiriz. Saat 18 sularıydı kendisini aradım ve “Olanları herhalde biliyorsun” dedim. İnanın leb demeden leblebiyi anladı ve “Sanırım Kuzey Kürdistanı söylüyorsun yarın ki yazım bu konuda olacak” dedi. Her zaman olduğu gibi tüm gerçekleri eğmeden bükmeden bütün açıklığı ile dile getiren nefis bir yazı yazmış. Tüm dostlarıma bu yazıyı aşağıdaki bağlantıdan dikkatle okumalarını öneriyorum. Böyle bir yazı varken benim de ayni konuda yazmam söz konusu olamaz. Ben Diyarbakır da alınan bu kararlardan sonra aslan kesilen BDP Eş Başkanı DEMİRTAŞ’ın dün parti grubunda yaptığı zehir zemberek konuşma üzerinde duracağım.

RİFAT SERDAROĞLU’NUN “TOMA TEYYİP” BAŞLIKLI YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ...


Sayılı günler çabuk geçermiş derler. Barış Süreci kapsamında PKK militanlarının yurt dışına çıkışları başlayınca -Çıktı mı? Çıkmadı mı? Çıktı ise kaç kişi çıktı. Kaç kişi zaten evindeydi. Şimdilik dağ yerine sokağa çıkıyor bilmiyoruz- Başbakan sevindirik oldu. Yüzünde güller açtı. Herkes dağlara artık piknik yapmak için çıkıyordu. Sade çobanlar değil koyunlar bile Barış Sürecinden dolayı bayram yapıyordu. Ekonomi canlanmıştı. Kısa sürede kalkınmada patlama yaşanacaktı.

Sizleri Nisan ayı başlarına götürmek istiyorum. Başbakan Barış Süreci ile ilgili konuşuyor: “Milli çıkarlarımız dışında meşruiyet zemininin haricinde kardeşlik hukukunun uzağında bir adım atmayacağız. Ne PAZARLIK ne TAVİZ, ne de GERİ ADIM ATMA bizim anlayışımızda kendisine yer bulamaz”  diyordu. Yine aynı günlerde yaptığı başka bir konuşmada  “Halkımızın kabul etmeyeceği bir şeyi yapmak asla söz konusu olamaz” diyordu.
Aradan bir süre geçti ülkede barış şenlikleri devam ederken Kandil’den ültimatom gibi bir açıklama geldi. Bu açıklama hafta sonu Diyarbakır’daki konferansta alınan kararların aynısını içeriyordu. -Fazla detaya girmemek için o tarihte bu konuda yazdığım yazımı da aşağıdaki bağlantıda sunuyorum-

EVRENSEL ERDOĞAN’IN 28.04.2013 TARİHLİ “TÜRK MİLLETİ TEST EDECEK AMA ONAYLAYACAK MI?” BAŞLIKLI YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ!..

Gelelim DEMİRTAŞ'a.. Dün grupta esti gürledi. Başbakan için “Fasulye gibi nimet de değilsin. Artık bunu anla”  dedi. Hızını alamadı. Ülkenin tek ÇAPULCU tarafından yönetilmesindense 3-5 çapulcu tarafından yönetilmesi daha demokratiktir” dedi.” Gezi Parkı’na giden gençlerin derdi içki falan değil. Orada Müslüman gençlik de var. Siz panzerlerden bira da sıksanız, Zemzem suyu da sıksanız özgürlük anlayışını ortadan kaldıramazsınız.” dedi. Yine Uludere’de çocuklarını anmaya giden ailelere hane başına 3 bin lira sınır ihlali cezası verildiğini söyleyerek “Böyle kepazelik olabilir mi? Sınır yok ki. O taraf Kürdistan, bu taraf Kürdistan kes bakalım cezayı”  dedi ve sonra da ültimatom verir gibi  “Süreci sulandırmayın. Size en çok bir hafta süre. Sözlerinizi yerine getirin”  dedi.
Başbakan’ın ve DEMİRTAŞ’ın dedikleri böyle.. Sayın SERDAROĞLU’nun yazısında Diyarbakır’da alınan kararlar ekte sunduğum diğer yazıda ise KARAYILAN’ın mutabakat olarak açıkladığı hususlar var. Bakalım göreceğiz. Kimin dediği olacak…

BAŞ PROVOKATÖR

AKP’nin hafta sonunda yaptığı Sincan ve Kazlı Çeşme Mitinglerinden sonra Başbakan’a Baş Provokatör demiştim. Bugün ne göreyim? Türk Tabipler Birliği de Başbakan’a aynı sıfatı yakıştırmış. Aklıma bir anekdot geldi.

Adnan MENDERES’le Bakırköy’deki Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesinin kurucusu ünlü doktor Mazhar Osman çok yakın iki dost imişler. Bir gün sohbet ederlerken Mazhar Osman’ın bir sözü üzerine MENDERES sözün gelişi “Doktor sen delisin”  deyince Mazhar Osman “Adnan bey sen bana deli dersen hiçbir şey değişmez ama ben sana deli dersem neler olacağını sen düşün” demiş.
Benim de Başbakan’a Baş Provokatör dememle biliyorum hiçbir şey olmaz. Ama Türk Tabipler Birliği Baş Provokatör teşhisi koymuşsa ne olacağını artık sizler düşünün.

Not: Bugüne kadar Başbakan’ın en önemli destekçilerden Cengiz ÇANDAR’ın 18 Haziran 2013 tarihinde Radikal Gazetesinde yayınlanan “Erdoğan’a Neden Karşı Çıkıyorum?” başlıklı yazısını okumanızı öneririm. Bir değişimin başladığını göreceksiniz.
 
Evrensel ERDOĞAN | SANSURSUZHABER.COM

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com