''Devlet Ana'' ve öğütleri asırlardır unutulmuyor

''Devlet Ana'' ve öğütleri asırlardır unutulmuyor
Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin babaannesi, öğütleriyle asırlardır devlet yöneticilerine yol gösteren ve ''Devlet Ana'' diye bilinen Hayme Ana, Osmanlı'nın beylikten devlete geçişinin gerçekleştiği Kütahya'nın Domaniç ilçesinde bu yıl 731'inci

Osmanlı Devleti'nin kurucusu Osman Gazi'nin babaannesi, öğütleriyle asırlardır devlet yöneticilerine yol gösteren ve ''Devlet Ana'' diye bilinen Hayme Ana, Osmanlı'nın beylikten devlete geçişinin gerçekleştiği Kütahya'nın Domaniç ilçesinde bu yıl 731'incisi düzenlenen törende bugün anılacak.
Oğuzlar'ın Bozok kolunun Kayı Boyu'na mensup bir Türkmen kızı olan Hayme Ana, 1200'lü yıllarda Gündüz Alp ile evlenerek sadece bir ailenin değil, 6 asır hüküm sürecek bir devletin temellerini attı.
     Hayme Ana, eşi Gündüz Alp'in göç sırasında Fırat Nehri'ni geçerken boğularak ölmesi üzerine 1250'li yıllarda aşiret reisliğini ele alıp, dağılma noktasına gelen Kayı Boyu'nu toparladı. Kayı Boyu'nu Aşağı Sakarya Vadisi'ne, Ankara'nın batısındaki Karacadağ bölgesine yerleştirdi.
     Daha sonra, Kayı Boyu'nu Domaniç'e bağlı Çarşamba köyüne getiren Hayme Ana, oğlu Ertuğrul Gazi ile torunu Osman Gazi'yi yetiştirerek Osmanlı Devleti'nin kuruluşuna vesile oldu ve bundan dolayı ''Devlet Ana'' diye anıldı.
     Delikanlılık çağına gelen Ertuğrul Gazi, 13'üncü yüzyılın ortalarından annesinden aşiret reisliğini devraldı ve bundan sonra aşiret daha da güçlendi. Selçuklular ile öncü kuvvet olarak savaşlara katıldılar.
     Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaaddin Keykubad'ın İznik İmparatorluğu üzerine 1270'te yaptığı sefere katılan Ertuğrul Gazi'ye, Söğüt ve Domaniç bölgesi yurtluk olarak verildi. Bundan sonra aşiret, Domaniç'i yazlık, Söğüt'ü kışlık olarak kullandı.
     Hayme Ana'nın, 1280'li yıllarda kışlağa dönüş sırasında vefat ettiğine, Ertuğrul Gazi'nin ise annesini Çarşamba köyünde her yıl çadır kurduğu bir tepenin üzerinde defnettirdiğine inanılıyor. Osmanlı padişahı 2. Abdülhamid tarafından Hayme Ana'nın kabri çevresine türbe yaptırıldı.
     Bu yıl 731'incisi organize edilen ''Hayme Ana'yı Anma ve Göç Şöleni'' kapsamında bugün Hayme Ana'nın Çarşamba köyündeki türbesi ziyaret edilecek. Daha sonra, tören alanında Yörük ve Türkmenlerin tören geçişiyle Domaniç ve Söğüt arasında Osmanlı'nın kuruluşunda yapılan göç canlandırılacak.
    
     -Hayme Ana Türbesini yaklaşık 150 yıldır koruyorlar-
    
     Hayme Ana Türbesi, yaklaşık 150 yıldır Çarşamba köyünde yaşayan Sönmez ailesi tarafından korunuyor.
     Ailenin son temsilcisi Mesut Sönmez (45), AA muhabirine, aile olarak türbenin bakımını sahiplendiklerini söyledi.
     Türbe ve içindeki müzenin bakımıyla uğraşan Sönmez, bu görevin 2. Abdülhamid tarafından türbe inşa ettirilmesinden önce büyük ninelerinden birine verildiğini bildirdi.
     Sönmez, Hayme Ana'nın, Çarşamba köyünün gururu olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:
     ''Bir ninemiz varmış. Burada türbe yapılmadan önce bilinen Hayme Ana'nın kabrini temizler, bakarmış. Türbe yapıldıktan sonra da bakımı ona verilmiş. Bu görevi o zamanın yetkilileri nineme vermiş. Ninemiz olduğu için anahtar nineden, oğuldan, torundan bizlere kadar geldi. Annem 75 yaşında. Daha önce burasıyla o ilgileniyordu. O güçsüz kaldığı için türbenin bakımıyla ben, eşim ve çocuklarım uğraşıyoruz.
     Hayme Ana, sadece bir devletin kuruluşunda Türk kadınının rolünü temsil etmekle kalmamış, aynı zamanda oğlu Ertuğrul Gazi'ye verdiği öğütlerle bir kültür mirasının taşıyıcılığını yapmış. Bu mirası taşımak ve ve nesilden nesile aktarmaktan gurur duyuyoruz. Ben burada gönüllü görevliyim. Herhangi bir ücret almıyorum.''
    
     -Hayme Ana'nın oğluna öğütleri-
    
     Hayme Ana, Kayı Boyu ile hayatını sürdürürken evlat ve torunlarının fazilet ve dirayet sahibi olması için onları ''Devlet Ana'' anlayışıyla yetiştirdi.
     Ertuğrul Gazi, annesi Hayme Ana'dan bir beyliği değil, aynı zamanda asırlara hükmedecek devlet anlayışını teslim aldı.
     Hayme Ana'nın şu öğütleri, asırlardır unutulmuyor:
     ''Oğul... Anayurttan ayrılalı yıllar geçti. Deli rüzgarlar önünde oradan oraya savrulduk. Beylik otağını kurduğumuz şu yaylalar, artık son durağımız, son konağımız olsun. Oğuz'un yurtlarına diktiğimiz ağaçların kökleri kara yerin derinliklerine, dalları gökyüzünün yüceliklerine uzansın. Ak-boz atlara binip yağı üstüne yel gibi vardıkta Kadir Tanrı gözü pek yiğitlerimizi korusun. Göğsü kaba yerli kara dağlar gibi duran erlerimiz ile kır çiçekleri gibi saf ve temiz, ak yüzlü, ala gözlü kızlarımız kutlu Kayı Boyu'muza gürbüz evlatlar versinler. Altın başlı otağlarımız Çarşamba yaylasını bürüsün. Kayı'nın ve diğer bütün boyların oğullarını Ertuğrul'umla bir tutarım. Onların hepsini soyumuz için Hakk'ın kutsal birer emaneti bilirim.
     Oğul... Boyundan, soyundan olsun olmasın insanlara adil davran. Adaletten ayrılma ki, insanların birlik ve dirlik kazansın. Yurdunda, obanda herkes gezsin. Ululuk isteyen töreden ayrılmasın. Bu dünya bir oturma yeri değildir. Yapacağın iyi ve doğru işlerle insanların hizmetinde bulunursan güzel övünçler senin olur. Yüreğinden inancı, ağzından duayı, davranışından erdemi hiç eksik etme. Bir de sabırlı ol oğul, ekşi koruk sabırla tatlı üzüm olur.
     Oğul... Beylik dermekle, ağalık vermek iledir. Sofranı ve keseni yoksullara açık tut.'' 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com