Devlet Bahçeli'nin Son Parti Grubu Konuşması

Devlet Bahçeli'nin Son Parti Grubu Konuşması
Parti grubu konuşmasında Bahçeli'nin hedefinde hükümet ve gündemdeki önemli gelişmeler vardı.

Balyoz tutuklamaları, Mısır'da yaşanan son gelişmeler ve Kıbrıs'taki son durum konusunda önemli açıklamalarda bulunan MHP lideri Devlet Bahçeli, Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in 18 günde gittiğini Başbakan Erdoğan'ın da 118 gün sonra iktidarda gideceğini söyledi.

İşte Bahçeli'nin açıklamalarından önemli satır başları:

Kahramanmaraş'ta meydana gelen göçük altında kalan ve hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek konuşmasına başlayan MHP lideri Devlet Bahçeli AKP'yi eleştirdi.

Ülkemiz ağır bunalımlara maruz kalmış durumda. Ülkemiz yoksulluğun pençesine düşmüş, siyasi ve sosyal katmanlara vurulan ağır darbelerden yorulmuştur. Yolsuzluk ve yozlaşma batağından çok olumsuz etkilenmiştir.

Hizbullah ve PKK militanları serbest bırakılmış, milli birliğimiz felç edilmiştir. İmralı canisi ile müzakere yürüten AKP yönetimi aymazlığına devam etmektedir.

İÇ VE DIŞ BORÇ KAYGI VERİCİ NOKTADA
Perişanlık diz boyu artmış esnaf çiftçi büyük bir sıkıntı içerisinde kalmıştır. AKP milletimizi borçlandırmış ve iç dış borç kaygı verici bir düzeye ulaşmıştır.

Başbakan Erdoğan ve partisinin sorumsuz adımları nedeniyle, köken, din ve inanç temelli bölünmeler her alana yayılmıştır. AKP yönetimi atında kadınlarımız hunharca öldürülmüş vatandaşlarımız kaderine terk edilmiştir. Masum insanların malına ve canına kast edenlere AKP sessiz kalmıştır.

SAKARYA'DAKİ BAŞBAKAN ARAMASINI HATIRLATTI
Tıpkı Sakarya'da olduğu gibi Başbakan zalimce yoldan geçen insanları yere yatırtmakta ve aratmaktadır. AKP, despotluğu, yanlızca adalete saygılı vatandaşlarımıza yönelik sergilemektedir. Kıbrıslı vatandaşlarımıza besleme demesi ve bölücüler karşısındaki sessizliği bu durumu ortaya koymaktadır.

AKP döneminde kanunsuzluklar artmış ve siyasi kurumlar köreltilmiştir. Milli değerlerimiz aşağılanmıştır.

SOSYAL PATLAMA KAPIDA
3 Kasım 2002 yılından sonra iktidara gelen AK Parti iktidarı yolsuzluğu ve yoksulluğu her tarafa yaymıştır. Hükümet kandille pazarlığa girmiştir. Türk toplumunda artık bıçak kemiğe dayandı ve sabır taşı çatladı. Sosyal patlama durumu kaçınılmaz.

EN BÜYÜK PİSLİĞİ BAŞBAKAN KENDİSİ YARATMIŞTIR
Tüm vatandaşlarımız 8 yılı aşan süredir görevde olan hükümeti yakasından tutup alaşağı edecekler. En büyük pisliği Başbakan kendi yandaşlarıyla oluşturmuştur. Bu pislikleri yaratanların burnundan fitil fitil getireceğiz ve hesap soracağız.

Demokrasi gibi kavramların bazı amaçlar için paravan olarak kullanıldığı ortadadır. Özellikle Mısır'da statükodan kurtulma söylemi adeta yeni statükoların oluşturulması için manivela olmuştur. Eğer gerçek bir demokrasi anlayışı varsa kendi içerisinden yükselen sosyalojik gerçeklikler daha önemlidir. Mısır konusunda bu nokta büyük bir muammadır.

İÇERDE ORDUYU HEDEFE KOYUP MISIR'DA ORDUYU DESTEKLEMEK
ABD yaklaşımlarını Mısır'a dayatan iktidar oyununda hükümetin statükocu politikaları gerçek kimliğini deşifre etmesi açısından önemlidir. Mısır'ın mevcut halinde Mısır'da değişimin kazandığını söylemek densizliktir. AKP'nin statükoculuğu da ortaya çıkmıştır.

AKP söz ve duruşunda samimiyetsizdir ve art niyetlidir. Mısır'daki askeri yönetime ABD ile alkış tutan bir hükümet söz konusu.

Dünya 18 günde Mübarek'in gidişine şahit oldu. İnşallah Başbakan Erdoğan da 118 gün sonra geldikleri gibi gidecek.

HER SEÇİM ÖNCESİ ASKER GERİLİMİ ÜZERİNDEN RANT
Her seçim öncesi asker sivil gerilimi, darbe iddiaları ısıtılıp ısıtılıp gündeme getirmektedir. Darbe iddialarıyla susturulmuş toplum kesimi kamplara ayrılmakta ve birlikte yaşamanın şartları iyice ortadan kaldırılmaktadır. Demorkasiye dışarıdan müdahale anlayışları affedilemez. Bu yönde adım atanlar mutlaka cezalandırılmalıdır. Mısır'daki askeri vesayete sesini çıkarmayanların ülkemizde darbe karşıtı bir tutum takınılması iki yüzlülüktür. siyasi yönetimin değişeceği tek yer sandıktır.

Yakın tarihimizde belirli aralıklarla darbelerin yaşandığı hepimizin malumudur. Geçmişte yapılan darbelerde MHP ağır bedeller ödemişlerdir. hiç kimse bize demokrasi dersi vermeye kalkışmamalı. Hele hele ara dönemin ürünleri bu dersi vermeye kalkışmamalı. Demokrasiye yönelik tehlike yanlızca dışarıdan gelmemektedir. Darbeci zihniyetler de içerisinde bir karanlık zihniyet taşımaktadır.

Eşitlik ve adaletin hiçe sayıldığı, benden senden ayrımının her alana yayıldığı bir toplumda, dışsal bir faktöre ihtiyaç yoktur ve en büyük tehlike de budur.

BALYOZ SİYASİ RANT DAVASI
Kendisinden başka herkesi aşağılayan, baskı uygulayan zihniyet büyük bir kötülük yapmaktadır. Balyoz Darbe Planı kapsamında yapılan son gözaltıları bir de bu kapsamda değerlendirmek büyük önem taşımaktadır. Son dönemde bazı davalar AKP'ye siyasi rant sağlamak için kullanılıyor. Dava süreçlerine nereden gelirse gelsin müdahaleye karşıyız. Hiç kimse suç işleme özgürlüğüne sahip değildir. Adil yargılama hakkı, masumiyet karinesi, herkesin saygı göstermesi gereken temel anlayışlardır. Yargı sürecinde kanunları çiğnemek açık bir suçtur. Bugün sürmekte olan bazı dava süreçlerinde bu konuda ciddi endişelerin bulunduğu ise bir vakaadır. Hangi kurum içerisinde demokrasi dışı anlayışlar varsa, bunların çıkarılıp cezalandırılması doğaldır. Türk ordusu Türk milletinin ordusudur. AKP'nin seçimler yaşanırken yeniden mazlum rolü oynamak için asker üzerinden siyaset yaptıklarını görüyoruz. TSK'nın incitilmesine şiddetle karşı çıkıyoruz.

PKK İLE SAVAŞTIN CEZASI MI
Özellikle sözde darbe iddiaları kapsamında 163 kişinin gözaltına alınması, Güneydoğu'da görev almış emekli ve muvazzaf kişilerin de gözaltına alınması intikam alınıyor anlayışını da akıllarımıza getirmiyor değil. TSK'yı yıpratmaya çalışanlarla her şartta mücadele edeceğiz. Her zaman ve her fırsatta kim darbe yapmaya niyet ediyorsa gerekli cezası verilmelidir.

AKP'nin malum odaklarla el altında TSK'yı siyasete çekme çabası zihniyeti ortadan kaldırılmalıdır. Kağıttan kaplan ve futbol topu gibi oynarlar sözlerini sarf edenler elllerini TSK'dan çekmelidirler. Bugün adalet için kapıları kapatanlar yarın kapılar tamamen yüzlerine kapatıldığına yapacak bir şey kalmaz. Türkiye'nin bir tane ordusu vardır.

KIBRIS'I CEZALANDIRIYOR
Başbakan Erdoğan Annan Planı konusunda dönemin Başbakan'ı Talat ile bir cephe oluşturmuş ve evet çıkması için bir militan gibi çalışmıştır. Yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Denktaş'ın yerine Talat seçilmiştir. Talat Başbakan'ın bütün çabalarına rağmen ikinci kez Cumhurbaşkanı seçilememiştir. Bu gelişmeleri değerlendiren Erdoğan KKTC'yi cezalandırmak için uygun bir zaman beklemiş ve daha sonra besleme hezeyanıyla gerçek zihniyetini ortaya koymuştur. Annan Planı'na evet diyenlerle Türkiye karşıtı pankartı açanlar aynıdır. Göreve yeni başlamış büyükelçimizin görevden alınarak krizin odağındaki bir ismin büyükelçi olarak atanması yaşanan gerilime tuz biber ekmiştir.

AB İÇİN KIBRIS PEŞKEŞ ÇEKİLEMEZ
Dışarıdan atanan büyükelçinin hangi özellikleri bu görevi haketmesini haklı gösterebilir. Önümüzdeki döneme ilişkin kaygılarımız giderek artıyor. Başbakan Erdoğan'ın KKTC'yi ekonomik baskı altına alarak çalıştırmamak ve siyasi kadroyu değiştirmek için süreç hazırlama işaretleri yoğunlaşmaktadır. Başbakan suçüstü yakalanmıştır. Kıbrıs Türkleri sahipsiz değildir. AB yolunda Kıbrıs'ı peşkeş çekmeye hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.

Söz konusu Torba Yasa ile alacaklar yeniden yapılandırılmaktadır. Parti olarak bu yasaya katkı verdik ve önemli gördüğümüz maddelere katkı yaptık. Ancak AKP'nin sorunlu düzenlemeleri karşısında gerekli tepkimizi koymuştur. Alacaklarını tahsil edemeyen devlet ve borcunu ödemeyen millet gerçeği AKP'nin ülkeyi yönetemediğinin göstergesidir.

TEK BAŞINA İKTİDAR ÖZLEMİNİ DİNDİRECEĞİZ
Seçime az kaldı ve bizler büyük bir mücadele ile 42 yıllık tek başına iktidar özlemini dindireceğiz. Şimdi Türk milleti bizi beklemektedir. Köylerimiz kasabalarımız vereceğimiz milli sesi ve eli beklemektedir. Asla beklemeyeceğiz ve katiyen yorulmayacağız. Gece gündüz demeden büyük Türkiye ülküsünü anlatacağız. Camide Cemevinde vatandaşlarımızla görüşeceğiz. Elleri nasırlı analar, güneşten bağrı yanan babalar bizi bekliyorlar.

Yeter artık diyenlerle, iş isteyenlerle, kutlu yolculuğumuzu cenabı Allah'ın ziniyle sürdüreceğiz. Okyanus Ötesi'nin oyunlarına, zalime inat mutlaka iktidara ulaşacağız. Yolunuz, anlınız açık olsun.. Allah yar ve yardımcınız olsun.. Ne mutlu Türküm diyene..
 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com