Devlet dökülüyor

Devlet dökülüyor
Maçların bilet satışlarından alınması gereken 1.5 milyon TL alınmadı.

 Bir spor kulübü 84 milyon TL’lik sponsorluk anlaşması yaptı, yüzde 25’lik payı devlete aktarması gerekirken aktarmadı. Vakıf taşınmazlarının kira gelirlerinin artışlarında emsal ve rayiç bedel karşılaştırmaları yapılmadı. Zorunlu olmasına karşın sigortalanmadı.

Sayıştay’ın, Spor Genel Müdürlüğü hakkında hazırladığı raporda, spor kulüplerinin devleti milyonlarca TL zarara uğrattıkları ortaya konuldu. Rapora göre, Spor Genel Müdürlüğü’ne tahsisli arsalar, spor kulüplerine kiralanmış, ancak kulüpler reklam, sponsorluk ve bilet satışlarından elde ettikleri gelirden, devlete aktarmaları gereken milyonlarca TL’lik payı aktarmamış. Ankara’da spor kulüplerine kiralanan AOÇ arazileri, düğün ve nikâh salonu olarak kullanılmış. Sayıştay’ın Spor Genel Müdürlüğü 2011 Yılı Denetim Raporu’nda yer alan çarpıcı saptamalardan bazıları şöyle: 
 
Reklam paraları devredilmedi
 
Yasaya göre SGM’ye ait kamu geliri niteliğinde bulunan ve SGM’nin mülkiyetinde bulunan taşınmazların kiralanmasından, işletilmesinden,taşınmazlara reklam alınmasından, kayıt ve tescillerden alınan ücretlerden elde edilen hasılatların kurum bütçesine gelir kaydedilmesi gerekmekte iken; il müdürlüklerinin kullanımına bırakılmış olan genel müdürlüğün taşınmazlarından elde edilen işletme gelirleri ile kiraların SGM bütçe gelirleri hesabına kaydedilmediği görülmüştür.
 
Bilet paraları kayıp
 
Giderleri genel müdürlük bütçesinden karşılanmak suretiyle düzenlenen spor müsabaka ve gösterilerinden elde edilen hasılatlar ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı tarafından genel müdürlüğe ait tesislerde düzenlenen futbol müsabakalarında bilet satışlarından elde edilen hasılattan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sportif Müsabaka ve Gösteri Hasılatının Dağıtımına Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca il müdürlüklerince tahsil edilen yüzde 7 oranındaki 1.526.392,00 TL SGM payının genel müdürlük hesabına aktarılmadığı görülmüştür.
 
Muhasebe kayıtları silinmiş
 
Genel müdürlüğün muhasebe kayıtlarında atlanmış/silinmiş yevmiye kayıtları bulunduğu görülmüştür.
 
84 milyondan tek kuruş yok
 
Mülkiyeti SGM’ye ait olup kullanım hakkı spor kulüplerine verilen bazı gençlik ve spor tesislerinin isimlerinin idare izni alınmadan değiştirilerek reklam niteliğinde ad verildiği, yapılan sponsorluk sözleşmesi karşılığında bir spor kulübünün yaklaşık 84 milyon TL gelir elde ettiği, mevzuat hükümleri uyarınca, tesislere isim verilmesi sonucu elde edilen gelirin yüzde 25’inin SGM bütçesine gelir kaydedilmesi gerektiği halde bu yükümlülüğün yerine  getirilmediği görülmüştür.
 
Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne Ait Taşınmazların İdaresi Hakkında Yönetmelik uyarınca; SGM mülkiyeti ve/veya kullanımında bulunan taşınmazların, gençlik ve spor hizmet ve faaliyetlerinde kullanılması şartı ile en az üçü olimpik olmak üzere toplam altı spor dalında faaliyet gösteren ve liglere katılan spor kulüplerine devredilebileceği, kulüp tarafından da söz konusu taşınmazların ticari bir amaç doğrultusunda kullanılamayacağı ve tahsis edilemeyeceği, üçüncü şahıslara da hiçbir surette devredilemeyeceği hüküm altına alınmış olmasına rağmen, Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğü’nün mülkiyetinde olup SGM’ye tahsis edilen taşınmazların mevzuatta öngörülen şartları taşımayan spor  kulüplerine sırasıyla 22.07.2010 ve 29.09.2010 tarihlerinde düzenlenen protokoller ile bedelsiz olarak devredildiği; ayrıca ... spor kulübünce kendisine devredilen söz konusu taşınmaz üzerinde ücret karşılığı yaz spor okulu, halı saha işletildiği ve içerisinde düğün, nikâh, toplantı ve benzeri organizasyonların yapıldığı, yüzme havuzunun da üçüncü kişilere kiralandığı görülmüştür.
 
Spor kulübüne verildi düğün salonu oldu
 
Sayıştay, Vakıflar Genel Müdürlüğü hakkında hazırladığı raporda, tarihi vakıf mallarının nasıl özensiz kullanıldığını gözler önüne serdi. Rapora göre, vakıf taşınmazlarının kira gelirlerinin artışlarında emsal ve rayiç bedel karşılaştırmaları yapılmadı. Yalnızca ÜFE oranlarıyla yapılan artışlar nedeniyle kira bedelleri piyasa değerlerinin altında kaldı. Mevzuatta zorunlu tutulmasına karşın kiradaki taşınmazların sigortalanmadığını belirten
Sayıştay, “Bunun doğal sonucu olarak özellikle kiradaki tarihi yapılar ile ahşap yapıların yangın, deprem gibi doğal afetlerde maruz kalacağı risk dikkate alındığında önemli bir
noksanlık olduğu görülmüştür” ddi. Sayıştay’ın Vakıflar Genel Müdürlüğü 2011 Yılı Denetim Raporu’nda, yaşanan sorunlar şöyle sıralandı:
 
Rayicin altında fiyat
 
Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yönetiminde bulunan vakıf  taşınmazlarının kira gelirleri artışlarının 2009 yılına kadar kira genelgelerinde öngörülen oranlara göre belirlendiği, emsal ve rayiç bedel mukayesesinin yapılmadığı, 2009 yılından sonra ise Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranı ile emsal ve rayiç bedelin birlikte dikkate alınması yöntemini getiren Vakıflar Meclisi’nce kabul edilen şartnamede belirlenen hükme rağmen, sadece ÜFE oranı dikkate alınarak artış yapıldığı, böylece söz konusu taşınmazların kira bedellerinin uzun yıllar süresince piyasa rayiçlerinin altında kaldığı tespit edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, gerek 6570 sayılı gerekse 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda, söz konusu taşınmazların kira artış oranlarının belirlenmesinde emsal ve rayiç bedelin de göz önünde bulundurulması hususunda yasal bir boşluk bulunmakla birlikte, 6098 sayılı kanunun yürürlüğe girmesiyle sözü edilen yasal boşluk giderilmiştir. Zira anılan kanunun 344. maddesinin üçüncü fıkrası ile beş yıldan uzun süreli kira sözleşmelerinde kira artış oranının sadece üretici fiyat endeksine göre değil, taşınmazın emsal kira bedeli de göz önünde bulundurularak belirlenmesi gerektiği açıkça ortaya konmuştur. Bu itibarla, ilk sözleşme tarihi üzerinden 5 yıldan fazla süre geçmiş taşınmaz kira bedellerinin tespitinde, emsal ve rayiç bedellerinin dikkate alınmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
 
Sigortalanmadı
 
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 24’üncü maddesi, Vakıf Taşınmazların Kiraya Verilme Genel Şartnamesi ve taşınmazlara ait kira sözleşmelerinde zorunlu tutulmasına rağmen kiradaki taşınmazların sigortalanmadığı, bunun doğal bir sonucu olarak özellikle kiradaki tarihi yapılar ile ahşap yapıların yangın, deprem gibi doğal afetlerde maruz kalacağı risk dikkate alındığında önemli bir noksanlık olduğu görülmüştür. Her ne kadar bu durumun sigorta şirketlerinin tarihi yapılar için bir değer takdir edemediğinden ve dolayısıyla bir poliçe fiyatı oluşturamadığından kaynaklandığı ileri sürülmüşse de, söz konusu durumun tarihi olmayan vakıf taşınmazları için de geçerli olduğu tespit edilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18’inci maddesi uyarınca yapılan imar uygulamalarında, yetki ve sorumluluk belediye mücavir alanlarında ilgili belediyeye ait olup imar uygulaması ilgili belediyece yapılması gerekirken, Antalya Bölge Müdürlüğü’nün Antalya ili Alanya ilçesi Kargıcak Belediyesi Gedik mevkii 224 ada 2 ve 3 parselde bulunan taşınmazlarının imar uygulamasının … şirketiyle sözleşme imzalanarak yaptırıldığı tespit edilmiştir. (SBK)
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com