Devleti böyle soyuyorlar!

Devleti böyle soyuyorlar!
Çevre illerden otobüslerle vatandaşları İstanbul’a getirip hasta olmasa bile gereksiz göz ameliyatı yapıyorlar... Parasını da devletten alıyorlar.

İd­di­a müt­hiş; İn­san­la­rın sağ­lam göz­le­ri­ne ka­ta­rakt teş­hi­si ko­yup, apar to­par ame­li­yat edi­yor­lar! Doğ­ru mu de­ğil mi, bu­nu an­la­ma­nın yo­lu, has­ta gi­bi baş­vur­mak­tan ge­çi­yor. Ki­me mi? Oto­büs­çü­ye! Çün­kü baş­vu­ru anın­da et­kin ve yet­kin isim, kliniğe Ka­ra­su ve İz­mi­t’­ten va­tan­daş­la­rı ta­şı­yan A.E… Ama onun gi­bi da­ha ni­ce isim var. Zon­gul­da­k’­tan has­ta ge­ti­ren oto­büs bi­le var! Ka­ra­su­’dan ge­len oto­büs ba­na en uy­gu­nu… Çün­kü o oto­bü­se Ada­pa­za­rı AVM önün­den bi­ne­bi­li­yo­rum. “A­da­pa­za­rı­’n­da otu­ru­yo­rum. İs­tan­bu­l’­a mu­aye­ne­ye gö­tür­dü­ğü­nü­zü duy­du­m” de­di­ğim an­da ilk so­ru il­ginç: Yaş kaç? Di­yo­rum; “An­nem­le ge­le­ce­ğiz. Ben 50, an­nem 72 ya­şın­da…” He­men kol­tuk­la­rı­mız ayır­tı­lı­yor ve 31 Ocak Per­şem­be gü­nü sa­at 09.30 için söz­le­şi­yo­ruz.

GÖZLERİM SAĞLAM MI DEĞİL Mİ?

Oto­büs­çü ile söz­leş­tik­ten son­ra, ilk iş an­ne­mi de ya­nı­ma alıp, İs­tan­bu­l’­da ta­nı­dı­ğım ve gü­ven­di­ğim bir göz kliniğine git­mek olu­yor. Nor­mal­de dok­tor fo­bim var ve dok­to­ra gi­den bi­ri de­ği­lim. Ay­nı ne­den­den, çok gü­ven­di­ğim bu klinikten de 2005 yı­lın­da kaç­mış­lı­ğım var! O ta­rih­te sol gö­züm­de, re­ti­na ar­ka­sın­da ile­ri tet­kik ge­rek­ti­ren bir sı­vı bi­ri­kin­ti­si gö­rül­dü. İs­te­nen tet­kik­le­ri yap­tır­ma­dı­ğım gi­bi, o gün bu­gün­dür bir da­ha da has­ta­ne­ye adı­mı­mı bi­le at­ma­dım. Ama bu se­fer du­rum fark­lı. İşin içi­ne ga­ze­te­ci­lik ve ha­ber­ci­lik gi­rin­ce, be­nim için de iş­ler de­ği­şi­yor. Doktor da­ha ba­kar bak­maz gö­rü­yor ve “Sol göz­de re­ti­na ar­ka­sın­da sı­vı bi­ri­kin­ti­si var. Tet­kik şart!” di­yor. Ça­re­siz tet­kik­ler baş­lı­yor. Ne­ti­ce kork­tu­ğum gi­bi çık­mı­yor. Do­ğum­sal ano­ma­li… An­ne­min ma­şal­la­hı var. Ya­şı­na gö­re göz­le­ri hiç de fe­na de­ğil. Sa­de­ce sağ göz ar­ka­sın­da ve çok ge­ri­de ka­ta­rakt baş­lan­gı­cı ol­du­ğu, 6 ay­da bir kon­trol edil­me­si ge­rek­ti­ği söy­le­ni­yor.

SANKİ TURİSTİK KATARAKT GEZİSİ

Sa­bah 06.30’da İs­tan­bu­l’­dan yo­la çı­kı­yo­ruz. 09.30’da Ada­pa­za­rı AVM önün­den oto­bü­se bi­nip, Kar­ta­l’­da­ki kliniğe gi­de­ce­ğiz. Biz er­ken gi­dip, oto­büsü bekliyoruz. Bi­raz son­ra yaş­lı bir ka­rı ko­ca yanımıza ge­li­yor. So­ru­yo­rum, “Yok­sa siz de mi İs­tan­bu­l’­a mu­aye­ne­ye?” “E­ve­t” di­yor­lar ve ara­mız­da­ki sı­kı mu­hab­bet de böy­le­ce baş­lı­yor. Ge­çen haf­ta sol göz­le­rin­den ka­ta­rakt ame­li­ya­tı ol­muş­lar. Bu haf­ta da sağ göz­le­rin­den ola­cak­lar­mış. Hal­le­rin­den ga­yet mem­nun­lar. Di­yor­lar ki; “Ka­ta­rakt her­kes­te var. Bel­li sen­de de var!” “Ben­de mi? Ne­re­den an­la­dı­nız?” di­yo­rum. “Göz­le­rin kıp­kır­mı­zı­” di­yor­lar. De­ne­yim­li has­ta­nın ha­li de baş­ka olu­yor…

YEMEK VE ÇAYLAR ŞİRKETTEN

Oto­bü­se bin­me­miz­le, bir an­da tu­ris­tik bir ge­zi­ye da­hil ol­du­ğu­mu­zu dü­şü­nü­yo­rum. Oto­büs­te he­men he­men her­kes bir­bi­ri­ni ta­nı­yor. Sık sık bu tu­ra ka­tıl­dık­la­rı her hal­le­rin­den bel­li. Ken­di­si gi­dip ame­li­ya­tı­nı olan, bu kez kom­şu­su­nu gö­tü­rü­yor. Za­ten oto­büs­çü de­di­ğim A. E. ile de hay­li sa­mi­mi her­kes. Me­ğer ay­nı köy­lü­ler­miş. Ada­pa­za­rı­’n­dan İs­tan­bu­l’­a ge­le­ne ka­dar yol­da iki mo­la var. Bi­rin­ci­si beş da­ki­ka­lık ih­ti­yaç mo­la­sı. Di­ğe­ri 15 da­ki­ka­lık çay mo­la­sı. Çay­lar şir­ket­ten ama oto­büs üc­re­te ta­bi. Ki­şi ba­şı 10 li­ra top­lu­yor A. E. Ge­çen haf­ta­dan ame­li­yat gü­nü ve­ri­len­ler ilk ön­ce gi­re­cek­miş. Son­ra ilk kez ge­len­ler (an­nem­le ben bu ka­te­go­ri­de­yiz), da­ha son­ra da kon­tro­le ge­len­ler. Oto­büs kliniğe ya­na­şır ya­naş­maz, A. E. ön­der­li­ğin­de içe­ri alı­nı­yo­ruz. Lo­bi­de çay ik­ra­mı ile kar­şı­la­nı­yo­ruz. Klinik gö­rev­li­le­ri ge­len her oto­bü­se tep­siy­le çay ik­ram edi­yor. Sı­ra sı­ra kol­tuk­la­ra otu­rup sı­ra­mı­zı bek­le­me­ye baş­lı­yo­ruz.

OTOBÜSÇÜ ÇOK FORSLU

Sı­ra­mı­zı bek­ler­ken, an­nem de ben de göz­le­ri­mi­ze ina­na­mı­yo­ruz. Bi­zim oto­büs­çü­nün for­su­na di­ye­cek yok. Sa­nır­sı­nız klinik mü­dü­rü… Mu­aye­ne oda­la­rı­na gi­ri­yor, çı­kı­yor. Klinik per­so­ne­li­ni yön­len­di­ri­yor. Her­kes onu din­li­yor, ge­tir­di­ği has­ta­la­ra müt­hiş il­gi ala­ka gös­te­ri­li­yor. Ama az son­ra ma­dal­yo­nun öte­ki yü­zü­nü de gör­me­ye baş­lı­yo­ruz. Gi­riş ka­tın­da­ki lo­bi en gü­ven­li yer. Çün­kü ikin­ci ka­ta çı­kan, iki göz­lü ola­rak in­mi­yor lo­bi­ye. Ya­rım sa­at­lik bek­le­me sü­re­sin­ce ne ben, ne de an­nem bir üst kat­tan iki göz­lü ola­rak inen tek bir in­san bi­le gör­mü­yo­ruz. Hat­ta bir­bi­ri­mi­ze çak­tır­ma­sak da, her iki­miz de ha­fif­ten hu­zur­suz olu­yo­ruz. En ni­ha­ye­tin­de an­nem da­ya­na­ma­yıp, “Ya­ka pa­ça ame­li­ya­ta al­maz­lar de­ğil mi?” di­ye so­ru­yor. Ne ya­lan söy­le­ye­yim, ay­nı hu­zur­suz­luk ben­de de var. Ama fo­to mu­ha­bi­ri ar­ka­daş­la­rım Yal­çın Bel ve En­ver Ab­dul­la­hoğ­lu dı­şa­rı­da sı­kı ta­kip­te­ler. En ufak bir so­run­da ya­nım­da ola­cak­la­rı için içim ra­hat.

HAKSIZ KAZANÇ SAĞLAYIP AÇIK AÇIK SUÇ İŞLİYORLAR!

Kartal’daki bu göz kliniğine günde 6-7 otobüsün hasta taşıdığı oluyor. Ancak sağlıktaki mevzuata göre bu şekilde hasta kabul etmek yasaya aykırı. Burada bir yandan yasa çiğnenirken, bir yandan da haksız kazanç sağlanıyor. Tamamı SGK’lı olan bu hastalar, sadece 10’ar lira olan otobüs ücreti ile bedava ameliyat olduklarını düşünüyorlar. Ama bu hastaların her biri için klinik devletten 23 lira muayene ücreti alıyor. Katarakt ameliyatı için devletin hasta başına ödediği rakam ise 410 lira. 410 liralık bir ameliyatta 5 dolarlık bir mercek kullanıldığı düşünüldüğünde, kliniğin cebine bir günde giren parayı varın siz hesaplayın.

HER KATARAKT HASTASININ AMELİYAT OLMASI GEREKMEZ

Katarakt ko­nu­sun­da Tür­ki­ye­’nin ön­de ge­len he­kim­le­rin­den olan Prof. Dr. Akif Öz­da­mar, ba­sit gi­bi gö­rün­se de ka­ta­rakt ame­li­yat­la­rı­nın da risk­li ol­du­ğu­na dik­kat çek­ti. Ka­ta­rakt olan gö­zün ya­şam ka­li­te­si­ni olum­suz et­ki­le­me­di­ği sü­re­ce ame­li­yat edil­me­me­si ge­rek­ti­ği­ni be­lir­ten Prof. Dr. Akif Öz­da­mar, “Yüz­de 100 gü­ven­li olan ame­li­yat yok­tur. Ka­ta­rakt ame­li­yat­la­rın­da göz için­de olu­şa­bi­le­cek bir il­ti­hap­lan­ma, kör­lü­ğe ne­den ola­bi­lir. Bu ne­den­le kul­la­nı­lan mer­cek ve ame­li­yat­ha­ne or­ta­mı çok önem­li­di­r” ifadelerini kullandı.

BENDEKİ SORUNU GÖRMEDİ

Öncelik annemde. Çün­kü bu­ra­da yaş fak­tö­rü çok önem­li. Bu­nu di­le ge­tir­me­se­ler de, an­la­ma­mak müm­kün de­ğil. Za­ten kliniğe ge­len has­ta­la­rın yaş or­ta­la­ma­sı da bu sap­ta­ma­yı doğ­ru­lu­yor. 60 yaş al­tın­da he­men he­men kim­se yok. Dok­tor an­ne­mi mu­aye­ne edi­yor. Mu­aye­ne beş da­ki­ka­da bi­ti­yor. Teş­his, ka­ta­rakt. Bu­nu bi­li­yo­ruz, da­ha doğ­ru­su bek­li­yo­ruz. Ama da­ha­sı da var. Da­ha doğ­ru­su an­nem­de yok yok! Göz tan­si­yo­nu çok yük­sek. 25’e var­mış. Göz si­nir­le­rin­de cid­di tah­ri­bat yap­mış ol­ma ola­sı­lı­ğı çok yük­sek. Du­rum va­him ve bir do­lu tet­kik ge­re­ki­yor. Bu tet­kik­le­ri SGK kar­şı­la­mı­yor. Top­lam­da 450 li­ra. Ama bi­zim oto­büs­çü­müz var! O ne­den­le in­di­rim­den ya­rar­la­nı­yo­ruz ve sa­de­ce 140 li­ra öde­ye­ce­ğiz! Bu tet­kik­ler­den son­ra da an­nem ka­ta­rakt ame­li­ya­tı­nı ola­cak.

VERDİĞİ REÇETE DE TUTMUYOR

Sı­ra ben­de… Be­nim mu­aye­nem an­ne­min­kin­den de kı­sa sü­rü­yor. Göz­le­rim sa­pa­sağ­lam. Ya­şım 50 ama, göz­le­ri­min du­ru­mu 40 yaş gö­zü gi­bi. Ay­nen böy­le di­yor dok­tor ha­nım. Pe­ki sol göz re­ti­nam­da­ki sı­vı bi­ri­kin­ti­si? Onu gör­mü­yor bi­le! Ya­kın göz­lü­ğü için re­çe­te­mi ya­zı­yor ve işim bi­ti­yor. Ay­nı re­çe­te­yi ön­ce­ki mu­aye­nem­de de al­mış­tım. İki re­çe­te­yi kı­yas­lı­yo­rum. Ara­da cid­di fark var. Üs­te­lik so­ru­num ol­du­ğu hal­de uzak göz­lü­ğü de ver­mi­yor!

TAVSİYE ETMEMİZ RİCASIYLA

Oto­büs­çü­müz bı­rak­mı­yor bi­zi. Di­yo­rum ki, “Biz İs­tan­bu­l’­da ak­ra­ba­la­rı zi­ya­ret ede­ce­ğiz, bu ge­ce dön­me­ye­ce­ğiz Ada­pa­za­rı­’na.” “Öy­ley­se ye­mek ik­ram ede­yi­m” di­yor ve bi­zi has­ta­ne ka­fe­ter­ya­sı­na da­vet edi­yor. Bu da­vet bi­ze özel de­ğil. Bu­ra­da tu­ra ka­tı­lan her­ke­se be­da­va ye­mek ik­ra­mı var. Oto­büs­çü­nün bir de ri­ca­sı olu­yor bi­zi uğur­lar­ken, “Lüt­fen tüm çev­re­ni­ze tav­si­ye edin.” (BCK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
      Çok Okunanlar
        Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
        Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
        E-Posta: info@sansursuzhaber.com