Dink davasında Trabzon polisine suç duyurusu

Dink davasında Trabzon polisine suç duyurusu
Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) Dink cinayeti hakkında hazırladığı rapor, dönemin Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevlileri hakkında suç duyurusuna dönüştü.

Dink Ailesi avukatı Hakan Bakırcıoğlu, DDK’nın tespitlerine göre, cinayeti azmettiren Yasin Hayal’in, 2005’te cezaevinden çıkınca sonra adım adım izlendiğinin söylenmesine rağmen, “özellikle cinayetin polis tarafından haber alınmasından sonra” şehir dışında çıkışlarının takip edilmediğini ifade etti.

Yine cinayetten önce Hayal’ın iki ay süreyle telefonunun dinlenmediği, Hayal ve Tuncel’in dinleme kayıtlarının değerlendirmeye tabi tutulmadığı, tetikçi adayı Zeynel Abidin Yavuz ile eski Alperen Ocakları Başkanı Mustafa Öztürk’ün de takipsiz bırakıldığı kaydedildi. Bakırcıoğlu, bütün bu bulgular ışığında, Hayal ve örgütü hakkında işlem yapmayan dönemin Trabzon Emniyet görevlileri hakkında soruşturma açılmasını istedi.

Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçede, DDK raporundaki tespitlere yer verildi. Trabzon’da görevli polis yetkililerinin çeşitli aşamalarda verdiği ifadelerde, Hayal’in Mc Donalds’ı bombalama suçundan tutuklanıp 13 Eylül 2005’te tahliye edilmesiyle birlikte adım adım takip ettiklerini söyledikleri ifade edildi. Buna karşın, DDK raporuna göre, Hayal’ın cezaevinden sonra il dışına çıkışının izlendiği “ancak özellikle cinayet hazırlıklarından haberdar olunduktan sonra 2006 yılı ve daha sonraki tarihlerdeki çıkışlarının takip edilmediği” vurgulandı.

Bu tarihlerde Hayal’in İstanbul, Bitlis ve Elazığ’a gittiği halde izlenmediği gibi, ilgili emniyetin de haberdar edilmediği savunuldu. Bu nedenle Trabzon Emniyeti ve Emniyet Genel Müdürlüğü arşivlerinde, ‘F5 Raporu’ diye bilinen ‘Takip Tarrasut Raporu’ ve ‘Tahkikat’ raporlarının bulunmadığı kaydedildi. Takip yapılmadığı için ne atış taliminden ne silah temininden haberdar olunabildiği ifade edildi. Bu olay üzerinde ciddiyetle durulmamasının, “Dink’in öldürüleceği bilgisinin Tuncel tarafından uydurulduğu” yönündeki kanaat nedeniyle olabileceği belirtilerek “Ancak bu şekilde kanaat sahibi olunmasının görevi ihmali gerektirmeyeceği” anlatıldı.

Dilekçede telefonları dinlendiği halde Hayal ve Erhan Tuncel’in cinayetten önce bu konuşmalarının çözümünü yapmadığı, değerlendirmeye tabi tuttuklarına dair bir belgenin de bulunmadığı ifade edildi. Ayrıca, 3 Ağustos 2006 ile 27 Eylül 2006 arasında Hayal’in telefonlarının dinlenmediği kaydedildi. Tuncel’in cinayetten önceki telefon görüşmelerinde ‘arayan-aranan’ eşleştirmesinin bile yapılmadığı kaydedildi.

Başlangıçta tetikçi adayı olarak düşünülen Zeynel Abidin Yavuz’un çalışmak için gittiği İzmit’te izlenmediği, bu bilginin Kocaeli Emniyeti’ne verilmediği, eski Trabzon Alperen Ocakları Başkanı Mustafa Öztürk’ün de takipte tutulmadığı vurgulandı. Dilekçede ayrıca, Tuncel’in 29 Kasım 2013’te Savcı Muammer Akkaş’a verdiği ifadede, hem bu ifadesinden söz ettiği 3 Aralık 2013 tarihli duruşmada, Mc Donalds’a bomba koyma eylemini Hayal ile birlikte gerçekleştirdikleri, talim sırasında yanlarında polis muhbiri Muzaffer G.’nin de bulunduğunu söylediği ifade edildi. Dilekçede, bütün bu olgular nedeniyle dönemin emniyet personeli hakkında soruşturma açılması istendi. (MRK)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com