Dışlanışımızın göstergesi!

Dışlanışımızın göstergesi!
ULAŞTIRMA KONUSUNDA KÜTAHYA'YA GEREKLİ ÖNEMİN VERİLMEMESİ, BU KONUDA KÜTAHYA MİLLETVEKİLİ ALİM IŞIK'IN VERDİĞİ SORU ÖNERGESİNE, BAKAN YILDIRIM'IN 1,5 YILDA ANCAK CEVAP VERİLİŞİNDEN BELLİ OLUYOR.

 

Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın, ilimizin ulaştırma konularının takibiyle ilgili Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın cevaplaması için verdiği soru önergelerini yaklaşık 1,5 yılda ancak cevaplaması, Kütahya'ya verilen önemi gösteriyor.



Bakan Yıldırım'ın cevaplaması için Meclis'e sunulan soru önergeleri incelendiğinde dört konunun dikkat çektiğini vurgulayan Kütahya Milletvekili Işık, “Söz konusu soru önergelerinin 23. dönemin 2. yasama yılında (Mayıs-2008) tarihinde verilmesine rağmen ancak 4. yasama yılında cevaplanmış olması dikkate değerdir. Bu uygulama hükümetin konuya ve Kütahya'ya verdiği önemin bir ölçüsü olarak değerlendirilebilir” dedi.



Otoyol projelerinde güzergah dışında bırakıldığımız gibi, hızlı tren projelerinde de dışlandığımızı ifade eden Işık şu dört konuya dikkat çekiyor:






1-Dumlupınar ilçesinden trenin geçmesi TCDD'nin yapacağı güzergâh kısaltma ve vagon yenileme çalışmalarına bağlanmış ve süre verilmemiştir.



2-Bölünmüş yollarda ise Kütahya'nın ilçeleriyle bağlantısını sağlayan Kütahya-Gediz-Abide; Gediz-Simav yolunun ne zaman bitirileceği açıklanmamıştır.



3-Ankara-İzmir otoyolunun ise ısrarlarıma rağmen Kütahya'dan geçirileceği ile ilgili bilgi alınamamış ve yapılacak fizibilite çalışmasından çıkacak sonuca göre hareket edileceği ifade edilmiştir.



4-Ayrıca Sayın Bakanın, “Kütahya-Afyon-Uşak, 100 kilometrelik bir daire içinde bu üç ilimiz. Dolayısıyla yani çok birbirinden uzak iller değil.” ifadesi de Kütahya'ya olan bakışın önemli bir göstergesidir. Sayın Bakanın gözünde Kütahya, Afyon ve Uşak illerinden herhangi birine yapılacak ulaştırma altyapısı diğer iller için de yeterli olmaktadır. Bu ise Kütahya'nın yıllardan beri süregelen ihmalinin AKP Hükümetleri döneminde de sürdüğünün bir ifadesidir.



AKP Hükümeti döneminde Kütahya'nın altyapı ve yol çalışmaları açısından tam anlamıyla ihmal edildiğinin altını çizen Işık, şehrin coğrafi açıdan avantajlı konumunun da göz ardı edildiğini, TBMM'de Kütahya'nın milletvekili olarak, bu ihmallerin takipçisi olacağını, sözlerine ekledi.






Haberimize ışık tutması açısından, “Kütahya Milletvekili Prof. Dr. Alim Işık'ın Soru Önergeleri ve Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım'ın 6 Ekim 2009 tarihli Genel Kurulda Verdiği Cevaplar ve Cevapların Değerlendirmesi”ni sunuyoruz.











TBMM TUTANAK DERGİSİ



6 Ekim 2009 Salı



BİRİNCİ OTURUM



Açılma Saati: 15.04



BAŞKAN: Başkan Vekili Nevzat PAKDİL



KÂTİP ÜYELER: Yusuf COŞKUN (Bingöl), Yaşar TÜZÜN (Bilecik)












(6/571) sayılı soru önergesi









Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına



Aşağıda belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.



                                                                                                                                       Alim Işık



                                                                                                                                       Kütahya






Bilindiği gibi ülkemizde karayolu yük taşımacılığı K1 ve K2 belgeli taşıtlarla gerçekleştirilebilmektedir. Bilgisayar otomasyonuna ilişkin eksiklikler nedeniyle sürücüler zaman zaman sıkıntılarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Örneğin, K1 ve K2 belgelerini almak üzere her türlü harcı yatırıp müracaatta bulunan kişi ya da firma yetkililerinden birisinin sabıka kaydı varsa veya cezasını çektiği hâlde adli sicil kaydı silinmemiş ise müracaat yapılamamakta ve işlemler sonuçlandırılamamaktadır. Diğer yandan otomasyon sistemindeki değişiklikler nedeniyle yeni bilgi girişi ve onay alımı gecikebilmektedir. Bu durum birçok sürücüye jandarma veya polis tarafından para cezalarının kesilmesine yol açmakta ve mağduriyete yol açmaktadır. Uygulamanın başlangıcından bu yana;






1. Kaç adet K1 ve K2 belgesi alınmıştır?



2. Kaç adet sürücüye K1 veya K2 belgesi olmadığı için ceza kesilmiştir? Kesilen bu cezaların tutarı ne kadardır?



3. Kaç adet sürücü ile K1 veya K2 belgesine kesilen cezalar nedeniyle mahkemelik duruma düşülmüştür?



4. Sürücülerin mağduriyetinin önlenmesi için hangi tedbirler alınmaktadır?



5. Karayolu yük taşımacılığının iyileştirilmesi ve sektördeki haksız rekabetin önlenmesi için bakanlığınızca nasıl bir çalışma yürütülmektedir?















(6/571) sayılı soru önergesinin cevabı






İkinci sorumuz, Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık'ın sorusu.



Bakanlığımız, Ulaştırma bölge müdürlüklerimiz ve yetkilendirilen ticaret ve sanayi odalarınca 30 Eylül 2009 tarihi itibarıyla 295. 577 adet K türü yetki belgesi -K1 için 169.959, K2 için 124.675, K3 için ise 943 adet, toplam 295.577 belge- düzenlemesi yapılmıştır. 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun ilgili hükümlerini ihlalden dolayı uygulanan cezalara ilişkin para cezası tutanakları ilgili mevzuat gereği Bakanlık personeli yanında, gümrük, valilik, kolluk kuvvetleri, polis, zabıta, jandarma aracılığıyla da gerçekleştirilmektedir.



Buna göre 5 Ekim 2009 tarihi itibarıyla yetki belgesiz taşımacılık da dâhil olmak üzere toplam 41.662 adet idari para cezası karar tutanağı, parasal olarak da 140 milyon 5 bin 712 TL ceza uygulaması yapılmıştır.



Yine 5 Ekim tarihi itibarıyla yetki belgesiz taşımacılık yapanlara toplam 28.748 adet idari para cezası tutanağı, 134 milyon 432 bin 379 lira ceza uygulanmıştır.



Bu tutanaklar ve uygulanan cezalar günlük olarak Bakanlığımızın web sitesinde de yayınlanmaktadır. Merak edenler bakımından Kara Ulaştırması Genel Müdürlüğü gov. tr. adresinden takip etmek, anlık olarak takip etmek mümkündür. Çünkü bu kara ulaştırmasında, sınır kapılarında, Türkiye'nin her yerinde yapılan işlemlerle ilgili bir otomasyon ağı teşkil edilmektedir.



Yetki belgesi olmadan taşımacılık faaliyetinde bulunanlar için idari para cezası karar tutanakları için açılmış davalar da vardır 1.028 adet. Yetki belgesi olduğu hâlde mevzuata uygun taşımacılık yapmayanlar için de kesilen cezalara karşı 1.071 adet dava açılmıştır. Bakanlığımızca düzenlenen eğitimler, bilgilendirme toplantıları ve basın yoluyla yapılan açıklamalarda taşımacılık firmaları, bireysel taşımacılık yapanlar, bu alanda faaliyette bulunanlar yetki belgesi konusunda sürekli bilgilendirilmekte ve yetkisiz, belgesiz taşımacılık faaliyetinin yasalara uygun olmadığı konusunda uyarılmaktadırlar.



Öte yandan, karayolu yük taşımacılığının iyileştirilmesi ve haksız rekabetin önlenmesine yönelik olarak da bir dizi uygulamaları başlattık. Bunlardan bir tanesi, ülkemizde araç muayene sistemi tamamen yenilendi. Şu anda yüz seksen dokuz sabit, otuz dört seyyar istasyonda, Türkiye'nin her tarafında bu muayeneler gayet titiz bir şekilde gerçekleşmektedir.



Ayrıca otuz yaşından büyük, 1979 model ve öncesi taşıtların borçlarıyla cezaları affedilerek piyasadan çekilmesi, böylece kara yolu taşıma filosunun gençleştirilmesi çalışmaları da devam etmektedir. Yapılan tahminlere göre yüz bin civarında otobüs, kamyon, tanker, çekici bu şekilde piyasadan çekilecektir. Kısa sürede, başlatılan uygulamada şu ana kadar yedi bin civarında araç alımı gerçekleştirilmiş ve bunun için ortalama, araç başı 6 ila 8 bin TL ödeme yapılmıştır hak sahiplerine. 5838 sayılı Kanun ile bu uygulamaya minibüs, kamyonet ve traktörler de dâhil edilmiş bulunmaktadır. Böylece atıl kapasiteyi azaltmak, çevre kirliliği ve enerji israfını azaltmak, en önemlisi de kara yolu taşımacılığında yollarda can ve mal güvenliğini artırmaya yönelik uygulamaları yaygınlaştırmak… Yüce heyetinize saygıyla sunuyorum.












(6/609) sayılı soru önergesi









Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına



Aşağıda belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.



                                                                                                Alim Işık



                                                                                                Kütahya



Bilindiği gibi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre 'Türk, Türkiye, Cumhuriyet ve Milli' kelimeleri bir ticaret unvanına ancak Bakanlar Kurulu kararıyla konabilmektedir. Özelleştirme öncesinde sermayesinin tamamı devletimize ait olan Türk Telekomünikasyon A.Ş, %55 hissesinin Oger Telekom'a devredildiği tarihten bu yana hem unvanında, hem de markasında (Türk Telekom) 'Türk' kelimesini kullanmaya devam etmektedir. Ancak, bir şirketin sermaye yapısı değiştikten, yani sermayesinin %50'den fazlası yabancı sermayenin eline geçtikten sonra; Türk, Türkiye, Cumhuriyet gibi isimleri kaldırması gerekmektedir. Bu konuyla ilgili olarak;



1. Türk Telekom A.Ş.'nin özelleştirmeden sonra aynı ismi kullanabilmesi için bir Bakanlar Kurulu Kararı alınmış mıdır?



2. Alındı ise bu kararın tarih ve sayısı nedir?



3. Alınmadı ise söz konusu şirketin isminden ve markasından Türk kelimesinin kaldırılması konusunda bir girişimde bulunulmuş mudur? Bulunulmuş ise ne zaman bu uyarı yapılmıştır?



4. Bulunulmamış ise bu problem ne zaman ve nasıl çözülecektir?









(6/609) sayılı soru önergesinin cevabı









Diğer bir sorumuz, dördüncü soru, Kütahya Milletvekilimiz Alim Işık... Soru Türk Telekom'la ilgili. “Türk Telekom'un, özelleştirmeden sonra, başındaki “Türk” adı niye çıkmadı?” denmektedir. “Türk Telekom” ibaresi yüz altmış sekiz yıldan beri Telekom'un ismidir. Türkiye'de milyonlarca müşterisinin bildiği, ayırt edici bir markasıdır. Nitekim şirket, söz konusu bu adını da nihayet 2001 tarihinde Türk Patent Enstitüsünde tescil ettirmiştir. Yargı kararlarında da, yoğun kullanım sonucunda, ibarelerin, ifadelerin ayırt edicilik vasfı kazanabileceği ifade edilmektedir. Şirket tarafından kullanılan “Türk Telekom” ifadesi ayırt edicilik vasfına haiz olup müşterileri dışında bütün kamuoyu nezdinde bile özdeşleşmiş bir ifadedir. Nitekim şirket, bu unvan ve marka değeriyle özelleştirilmiştir. Kaldı ki şirket hisselerini özelleştirme yoluyla alan firma, Türkiye'de kurulu, İstanbul Ticaret Sicili'ne kayıtlı bir Türk şirketidir. Ayrıca, Türk Telekom'un yüzde 15 hissesi de halka arz edilmiş olup hâlen yüzde 30'unda kamu payı devam etmektedir. Yıllardır devam eden bu uygulama hem kamuoyunda oluşan imajın değişmemesi, değiştirilmesinin zorluğu hem de Türk Telekom markasının yasal sahibi olmasından doğan hakkı dolayısı ile “Türk Telekom” ifadesi kullanılmaya devam etmektedir. Bilgilerinize arz olunur.












(6/719) sayılı soru önergesi












Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına



Aşağıda belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.



                                                                                                Alim Işık



                                                                                                Kütahya



Ankara-İzmir otoyolu projesinin bir bölümü Kütahya ilini de kapsamaktadır. Kütahya ilini gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan önemli ölçüde etkileyecek olan bu proje ile ilgili olarak;



1. Ankara-İzmir bağlantısını sağlayacak otoyol (otoban) çalışmaları ne aşamadadır ve projenin ne zaman tamamlanması planlanmıştır?



2. Bu otoyolun ne kadarı Kütahya il sınırları içinden geçmektedir?



3. Bu otoyolun Kütahya il sınırlarından geçen bölümü hangi ilçelerden geçmektedir?



4. Söz konusu otoyol için Kütahya ilinde toplam kaç dekarlık arazi kamulaştırılacaktır?



5. Söz konusu otoyol Kütahya il merkezine kaç km uzaklıktan geçmektedir ve il merkezi bağlantısı olacak mıdır?












(6/719) sayılı soru önergesinin cevabı









Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık'ın sorusu, soru Ankara-İzmir Otoyol Projesi'yle ilgilidir.



Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yap-işlet-devret modeli ile gerçekleştirilmesi planlanan Ankara-İzmir otoyolu koridorunun belirlenmesi için ön projelerin ve fizibilite etüdünün yapılması maksadıyla Ağustos 2009'da ilana çıkılmış. Ankara, Afyon, Kütahya kesimi, Afyon, Kütahya, Manisa kesimi olarak iki kesim hâlinde ihale edilmiştir. Otoyolu proje müşavirlik hizmetleri, danışmanlık alım ihalesi çalışmaları yani bu müşavir firma çalışması hâlen devam etmektedir. Bu maksatla 1/250.000 ölçekli kılavuz planlar firmaya verilmiş. Firma, ihale şartnamesine göre Ankara'dan İzmir'e olan güzergâh boyunca 100 kilometrelik bir koridorda güzergâh çalışması yürütecektir. En uygun kamulaştırma bedeli bakımından, coğrafi zorluklar bakımından ve çevre yerleşim yerlerine bağlantı bakımından en uygun güzergâh bu çalışma içerisinde ortaya çıkacaktır. Zaman zaman kamuoyunda “Otoyol niye Afyon'dan geçmiyor?, Niye Kütahya'dan geçmiyor?” gibi tartışmalar sıkça görülmektedir. Bu aşamada ne Afyon'un ne Kütahya'nın endişe edeceği bir husus yoktur. Bu çalışmalar, otoyol çalışmaları bittiğinde -aklın yolu birdir- uygun güzergâh kendiliğinden ortaya çıkacak ve böylece önemli olan… Tabii, bütün şehirlerden, kasabalardan bu yolu geçirmeye kalktığımızda bu yol otoyol olmaktan çıkar, o artık, illeri, ilçeleri birbirine bağlayan bir yol hâline gelir. O da otoyol mantığına aykırı bir durum teşkil eder. O bakımdan, kimsenin endişe etmesine gerek yok. Güzergâh şu anda Afyon'dan yahut Kütahya'dan geçiyor diye bir şey söz konusu değil, çalışmalar devam ediyor.









(6/722) sayılı soru önergesi






 



Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına



Aşağıda belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.



                                                                                                Alim Işık



                                                                                                Kütahya



Bilindiği gibi Kütahya ili, komşu illeriyle karayolu bağlantısı çok iyi olmayan ve bu nedenle de sosyo-ekonomik göstergeleri bölgenin diğer illerine göre daha kötü olan bir ilimizdir. Bu konuyla ilgili olarak;



1. Kütahya-Eskişehir bölünmüş yol çalışmaları ne aşamadadır ve bu yolun ne zaman tamamlanması planlanmıştır? Bu yol için 2008 yılı programı nedir?



2. Kütahya-Afyonkarahisar bölünmüş yol çalışmaları ne aşamadadır ve bu yolun ne zaman tamamlanması planlanmıştır? Bu yol için 2008 yılı programı nedir?



3. Kütahya-Gediz-Abide-Uşak karayolunun bölünmüş yol programına alındığı haberleri doğru mudur? Doğru ise bu yola ilişkin yatırım planı nasıldır? Ne zaman başlanıp bitirilmesi planlanmaktadır?






(6/722) sayılı soru önergesinin cevabı









Diğer bir sorumuz, Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık'ın sorusu yine. Kütahya-Eskişehir yolu 73 kilometre, toplam yol. Eskişehir-İnönü-Kütahya ayrımı 32 kilometrelik kesim şu anda bölünmüş yol olarak hizmet veriyor. Eskişehir-İnönü ayrımı Kütahya arasındaki 41 kilometrelik kesimin 31 kilometresi, yani 10 kilometre eksiği bölünmüş yol olarak hizmet vermekte, kalan kesimde de çalışmalar devam ediyor. 2010 yılı sonunda sathi kaplama düzeyinde bitirilmesi planlanıyor.



Kütahya-Afyon yolu toplam 83 kilometre. Üçüncü bölge hududu Kütahya arası 35 kilometre bölünmüş yol olarak tamamlandı, çalışıyor. Üçüncü bölge hududu Afyon arasındaki 48 kilometre kesimin 44 kilometresi de yine bölünmüş olarak sathi kaplamalı olarak bitmiş, kalan 4 kilometresi de bu yıl sonunda bitirilip, tamamen trafiğe açılacaktır.



Kütahya-Gediz-Abide-Uşak yolu toplam 129 kilometre, bu önemli, bölgede çok konuşulan bir yol. Kütahya-Afyon ayrımı, Gediz-Simav-Uşak ayrımı arası 95 kilometrelik kesim 1A standardında inşaatı devam ediyor. Standardının bölünmüş yola dönüştürülmesi için proje çalışmalarını başlattık, o da devam ediyor. Gediz-Simav ayrımı 34 kilometrede bölünmüş yol dönüştürmeye yönelik çalışmaları başlattık. Kütahya ilinde, daha önceki yıllarda 19 kilometre 2002 yılına kadar bölünmüş yol yapılmış iken, 2003-2008 yılları arasında toplam 119 kilometre bölünmüş yol yapılmış, toplam yol uzunluğu şu an itibarıyla, 2008 sonu daha doğrusu, 138 kilometreye ulaşmıştır.






(6/723) sayılı soru önergesi









Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına



Aşağıda belirtilen soruların Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım tarafından sözlü olarak cevaplandırılması için gereğini saygılarımla arz ederim.



Alim Işık



                                                                       Kütahya



Kütahya ili Dumlupınar ilçesi, kurtuluş savaşında şehit düşen yaklaşık 137000 dolayında insanımızın şehitliğinin bulunduğu tarihi öneme sahip çok önemli bir ilçemizdir. Daha önce ilçeye trenle ulaşım mümkün iken günümüzde bu ilçemize olan tren ulaşımı iptal edilmiş bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili olarak;



1. Dumlupınar ilçesine trenle ulaşım, ne zaman ve hangi gerekçelerle iptal edilmiştir?



2. İlçeye yeniden trenle ulaşımın sağlanması mümkün müdür?



3. Bu konuda Bakanlığınız nezdinde bir çalışma yürütülmekte midir?



4. İlçeye tren seferleri yeniden ne zaman başlatılabilecektir?









(6/723) sayılı soru önergesinin cevabı









Kütahya Milletvekili Sayın Alim Işık'ın diğer bir sorusu: Kütahya ili Dumlupınar ilçesinde, 7/11/2005 tarihine kadar, Diyarbakır-İzmir arasında çalışan yolcu treniyle hizmet verildi. İzmir-Diyarbakır 1.709 kilometrelik demiryolu parkurunda hizmet veren söz konusu trenin üretim değerleri ve gelirinin gideri karşılama oranı uzun süredir çok düşük seyretmekte, bir başka deyişle yüzde 27 doluluk ve gelir gideri karşılama oranı yüzde 7. Dolayısıyla, Mayıs 2007'de trenin işletme parkurunun değiştirilmesine, parkurun kısaltılmasına, İzmir-Adana bölümünün çıkarılmasına işletme karar vermiş, Konya-Afyon-İzmir parkurunda planlanan yol yenileme çalışmalarının tamamlanması, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün park mevcudundaki vagonların yenilenmesiyle birlikte Konya-İzmir arasında tren seferlerinin başlayacağını ifade etmek istiyorum. Böylece bu çalışmalar tamamlandığında Konya-İzmir tren seferleri ile birlikte bu bölgeye de seferler tekrar başlamış olacak.









Prof. Dr. Alim Işık'ın cevaplara ilişkin Genel Kurul Değerlendirmesi Ve Ulaştırma Bakanının Cevabı






Sayın Işık…



ALİM IŞIK (Kütahya) – Teşekkür ederim Sayın Başkanım.



Ben de Sayın Bakana vermiş olduğu cevaplar nedeniyle çok çok teşekkür ediyorum.



Bilindiği gibi, Sayın Bakanın verdiği değerlerden de rahat görüleceği gibi gerçekten bu K belgesi nedeniyle mağdur olan taşıyıcı, özellikle kamyon şoförü sayımız Türkiye'de çok fazla ve çok ciddi de cezalar ödüyorlar. Bu cezaların azaltılması ya da bir şekilde bu insanların da evlerine ekmek götürecek bir düzenlemenin yapılması konusunda ihtiyaç olduğu düşüncesindeyim. Takdir tabii sizlerin.



Kütahya ilinden geçmesi planlanan İstanbul-Antalya ve Ankara-İzmir otobanlarının son dönemde, özellikle 10. Ulaştırma Şûrasının ardından Kütahya kamuoyunda çok ciddi endişelere yol açtığı bir gerçek. Siz de çok yakından biliyorsunuz. Hakikaten bu dört ilin kavşağında olan bu ilden söz konusu otobanlar ve Antalya-İstanbul Hızlı Tren Projesi geçirilmez ve Kütahya baypas edilerek bu projeler de gerçekleşirse son dönemde Kütahya ilinden, son dokuz yılda, 2000'den bu yana her yıl 10 binin üzerinde gencin göçü çok daha hızlanır ve bu konuda mutlaka Kütahya'nın ayrı değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Çünkü 2008 yılı TÜİK rakamlarına göre Kütahya ili seksen bir il içerisinde en fazla göç veren ikinci il, Bilecik'ten sonra. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Ciddi bir problem. Bu konuda özel ilginizi istirham ediyorum ve kamuoyunun bu talebini size iletmekte yarar görüyorum.



Son konu da Dumlupınar ilçemiz. Yine bu ilçemiz son dönemde Afyon'a geçme adına girişimlerde bulunmuş ve Kütahya'da ciddi problemlerin yaşandığı bir ilçemiz. Sebebi o ilçenin unutulmuş olması. Tren seferlerinin o ilçeye tekrar başlatılması bu ciddi problemin de önüne geçecektir.



 



Çok teşekkür ediyorum Sayın Bakana, sağ olun. 



BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Işık.



Sayın Bakanım, ilaveten söylemek istediğiniz bir husus varsa buyurun.









ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) – Evet, teşekkür ediyorum.



Sondan başlayayım. Tabii Dumlupınar'da seferlerin başlaması konusu altyapının iyileştirilmesi, çeken-çekilen araçların kontrolünün artırılması ve seyahat süresinin azaltılmasıyla mümkün. Onun tamamlanmasını müteakip gerçekleştireceğiz.



Otoyolla ilgili, Kütahya-Afyon-Uşak, 100 kilometrelik bir daire içinde bu üç ilimiz. Dolayısıyla yani çok birbirinden uzak iller değil. Burada, dediğim gibi, çok ince ve detaylı bir çalışma yapacağız ve hiçbir ilimizin mağdur olmasına meydan vermeyeceğiz. Bunu ifade etmek isterim.



Cezalarla ilgili aslında bir iyileştirme yaptık. 5.600'den 2.000'e düşürdük biliyorsunuz. Dediğim gibi, amaç hiçbir zaman ceza almak değil, yani kurallara uyanla uymayanın aynı şekilde değerlendirilmesinin önüne geçmek. Amacımız budur.



ALİM IŞIK (Kütahya) – Yüksek olunca istismara da yol açıyor, başka olaylar da burada devreye giriyor.



ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (Erzincan) – Evet. Tabii kara yolu taşımacılığında bir mevzuat düzenlemesi olmadığı için, yani yıllardan beri devam eden bir gelişme, dengesiz bir gelişme olmuş. Bunun sancılı bir dönemi olacaktı, oldu da ama şu anda işler yoluna girdi. Bunu ifade edebilirim.



 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com