Doğru beslenmenin püf noktaları...

Doğru beslenmenin püf noktaları...
Beslenmenin, açlık duygusunu bastırmak veya istenilen yiyeceklerin yenmesi değil, vücudun büyümesi ve yenilenmesi için gerek duyduğu bütün besin öğelerini uygun miktarda alıp tüketmek olduğu bildirildi.

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte temel besin ihtiyacındaki değişmelerden ziyade, vücudun sıvı ihtiyacında bir artış ve daha az yağlı yemeklere doğru bir yöneliş olduğunu belirten uzmanlar, havaların ısınmasıyla yaza özgü verilen doğru beslenme kuralının, tüm yaşamımızda uymamız gereken şekil olduğunu belirtti. Besin öğelerinin yaş, cinsiyet ve vücudun hareketlerine göre doğru tüketilmesinin önemli olduğunu ifade eden Amerikan Hastanesi'nde görevli Diyetisyen Zuhal Güler Çelik, konuyla ilgili olarak şu önerilerde bulundu:
'Yaz ayların sıvı kaybı çok olur. Bol bol su için. Bol miktarda sebze ve meyve tüketin. Yazın fazlaca yapılan kızartmalardan uzak durun. Az yağla yapılmış zeytinyağlı sebzeleri tercih edin. Et yemeklerinizi de ızgara veya fırında pişirme yöntemleriyle az yağlı olarak tercih edin. Dondurmayı dikkatli tüketin. Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tercih edin. Tuz tüketiminize dikkat edin. İşlenmiş gıdalar yerine, yazın bolca bulunan taze sebze ve meyveleri tercih edin. Alkollü ve asitli içeceklerden yaz aylarında sakınmak gerekir. Bunun yerine soda, ayran, su tüketin. Ağır olmayan yoğurt ve sıvı gıdaların tercih edilmesi sıcakla beraber gelen rehaveti önler. Gece geç saatlerde yemek yemeyin. Akşamları metabolizma normalden daha yavaş çalıştığı için besinler zor yakılır. Günlerin uzaması avantajını kullanarak fiziksel aktivitenizi arttırın. Günlük yağ hakkınızı zeytinyağı (veya yerine fındık yağı) ile mısırözü yağı (veya yerine soya yağı) karışımı şeklinde tüketin. Fındık, fıstık, ceviz, badem gibi yağlı besinleri günlük tükettiğiniz yağ miktarını azaltarak kullanabilirsiniz. 1 tatlı kaşığı yağ yerine 8-10 adet fındık veya 3 adet ceviz tüketebilirsiniz. Besinlerde bulunan görünmez yağı göz ardı etmeyin ve en azından pişirme yönteminizi az yağlı olarak gerçekleştirin.'
İçerdikleri kolesterol miktarı açısından değerlendirildiğinde tüm hayvansal ürünlerin kolesterol içeriğinin birbirine benzediğini söyleyen Diyetisyen Zuhal Güler, 'Bu nedenle kırmızı eti tek başına suçlamak doğru olmaz. Ancak balıkta bulunan yağ asitlerinin kalp sağlığımız için yararlı etkileri düşünülerek daha sık tüketilmesi uygundur. Pratik öneri olarak haftada 2 kez balık tüketilmesi omega-3 yağ asitlerinden yararlanmamızı sağlar. Ancak balığın yağsız ızgara veya fırında yağsız olarak pişirilmesi önemlidir. Kümes hayvanları (tavuk/hindi) ve kırmızı etin ise yağsız olmasına dikkat edilerek yenilmesi önemli. Haftada bir iki kez yağsız kırmızı et yenilebilir. Önemli olan pişirme şekli ve tüketilen miktardır' açıklamasını yaptı.
Meyve ve sebzelerin vitamin ve mineral deposu olmalarının yanı sıra içerdikleri posa açısından da değerli olduğuna dikkat çeken Diyetisyen Zuhal Güler, 'Yaz aylarında özellikle sıvı ihtiyacımızı karşılamada da bize yardımcı olurlar. Ayrıca posa, fazla kolesterolün oluşmadan vücuttan atılmasına yardımcı olur. Posa almanıza engel bir hastalığınız yoksa meyve, sebze ve salata tüketiminizi arttırın. Kabuklu yenebilen meyveleri kabuklu olarak tüketmeye çalışın. Beyaz ekmek yerine kepekli veya tam buğday ekmeğini tercih edin. Haftada veya 15 günde bir kez kuru baklagiller tüketmeye çalışın. Yaz sıcağında rehavet oluşumunu önlemek için tatlı tercihlerini daha çok sütlü ve meyveli tatlılar veya meyveden yana kullanmak faydalı olacaktır' şeklinde konuştu.

'BESLENME KURALLARINA HER MEVSİM UYUN'
Dengeli öğün düzeninin de dengeli beslenmek isteyen herkes için önemli olduğunu ve yaz aylarında çok aşırı miktarda yemek tüketerek vücudu hem yiyeceklerin termik etkisiyle oluşan sıcağa hem de havanın sıcağına maruz bırakmamak gerektiğini belirten uzmanlar, 'Az az ve sık sık besin tüketmek önemlidir. Sabah kahvaltısı alışkanlığının mutlaka olması, öğle ve akşam yemeklerinin düzenli yenilmesi ve buna ilave olarak yoğurt ve meyve gibi hafif besinlerden oluşan ara öğünler tüketilmesi vücudu yormadan sindirimin gerçekleşmesine yardımcı olur. Bununla beraber gündüzden akşama doğru besin tüketiminin azalması da daha rahat bir uyku düzeni sağlar' dedi.
Bebeklikte vücudun yüzde 70'i suyken, yetişkinliğe ulaşıldığında bu oranın yaklaşık yüzde 60'a düştüğünü vurgulayan uzmanlar, 'İnsan vücudu aç kaldığında vücudundaki depoları kullanarak günlerce yaşayabilir ancak susuz birkaç günden fazla yaşayamaz. Su, yediğimiz yiyeceklerin sindirimine yardımcı olur, vücut ısımızın kontrolünü sağlar, metabolizmadaki artıkları uzaklaştırır. Tüm bu faydalı etkilerinin yanında yaz aylarında su tüketimi daha da önem kazanmaktadır. İdrarla, dışkıyla atılan suya ilave vücut ısısının artmasıyla daha çok terleme oluşur, böylece atılan suyun miktarı artar. Su tüketiminin diğer bir faydası da kaybedilen sıvının yerine konmasıdır. Eğer kaybedilen bu sıvı yerine konmazsa vücutta dehidratasyon denen elektrolit ve sıvı kaybı başlar. Bu durum sağlığı önemli derecede bozar. Vücutta normal koşullarda idrarla, terle, solunumla ve dışkıyla günde yaklaşık 2.5 litre sıvı kaybı olur. Bu nedenle vücuttan atılan sıvıyı yerine koyabilmek için günde 2.5 litre yani 8-10 bardak suya veya su içeren gıdalara ihtiyacımız vardır. Bu nedenle su içmek için susama hissini beklemek yerine su tüketimini alışkanlık haline getirip gün boyu sık sık içmek gerekir. Vücuttan sıvı atımı sıcaklık artığında, enfeksiyon durumlarında, diüretik ilaçlar kullanıldığında artar. Bu nedenle sıvı ihtiyacı daha da artar' açıklamasında bulundu.
Çay ve kahve gibi kafeinli içecekler ve bazı bitki çaylarının diüretik etki göstererek idrar atımını attırdığını ve bu nedenle bu içeceklerle alınan suyun neredeyse atılmış olduğunu belirten Güler, 'Yani çay ve kahve tüketerek yeterli sıvıyı sağlamış olmayız. Çay, kahve yerine yaz aylarında taze meyve suları, ayran, süt gibi içecekler ve taze meyveler sıvı ihtiyacımızı karşılamada daha çok destek olur. Meyve suları tüketilirken hazır meyve suları yerine taze olanları tercih etmek hem daha az şeker (dolayısıyla daha az kalori) almamızı sağlar hem de taze meyvelerin C vitamininden yararlanmamızı yardımcı olur. Ancak taze meyvelerin suyu sıkılırken hemen tüketilmesine dikkat etmek gerekir, yoksa vitamini azalır. Ayran ise hem kalsiyumdan zengin hem de protein içeren bir içecek olarak yaz aylarında sıvı ihtiyacımızı karşılamada iyi bir seçenektir. Suyun zayıflama diyetlerinde en önemli etkilerinden biri açlık hissini azaltmasıdır. Bununla birlikte vücutta yağ kaybedilirken oluşan artık ürünlerin vücuttan atılması suyla sağlanır. İhtiyacımız kadar su içmezsek vücutta su birikir ve ödem oluşur. Bunu önlemenin en iyi yolu vücutta kaybedilen suyu yerine koymaktır. Yeterli su tüketimi ayrıca vücutta kilo kaybına bağlı deri sarkmalarını da önlemede yardımcı olur. Kabızlığı önler' dedi.
Uzmanlar, 'Suyun sıcak olarak içilmesi midede daha uzun süre kalarak şişkinlik yapmasına neden olur. Sıcak suyun mideyi terk etmesi soğuk suya göre daha geçtir. Sıcak havalarda vücuda kaybolan sıvının yerine konabilmesi için içtiğimiz su soğuk veya oda ısısında olmalıdır. Ayrıca egzersiz yaparken içilen suyun da sıcak olmamasını sağlamak gerekir' diye konuştu.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Çok Okunanlar
    Sansürsüz Haber, Akis Medya kuruluşudur
    Copyright © 2011 http://www.sansursuzhaber.com/
    E-Posta: info@sansursuzhaber.com